Haber

Çocuk cezaevi gerçeği (2): İki kez intihara kalkıştı, bakanlık sessiz kaldı

M.Ş., cezaevine ilk kez girdiğinde henüz 15 yaşındaydı. Aralıklarla adli suçlardan gözaltına alınarak tutuklanan çocuk, en son özgürlüğünden alıkonulduğunda sırasıyla Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Sincan Çocuk Cezaevi, Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Son olarak Ümraniye Eğitimevi’ne rızası dışında sevk edilmişti.

Maltepe 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan Ümraniye Çocuk Eğitimevi’ne sevk edildiğinde avukatıyla yaptığı görüşmede, “Ailemi uzun zamandır göremiyorum. Onları çok özledim” dedi ve memleketi Malatya’ya sevkini istediğini söyledi. Bu talepte bulunurken de cezaevinde gördüğü işkence ve kötü muamele ile intihar girişiminde bulunduğunu avukatları ile ailesine ifade etti.

“Gardiyan yumruk atmış”

Oğlunu en son iki hafta önce gördüğünü söyleyen anne Süreyya Ş., üç senedir aralıklarla parmaklıklar ardında bulunan M.’nin Sincan Çocuk Cezaevi’nde başına gelenleri şöyle aktarıyor:

“Oğlum bana, ‘Ana, saçım gelmişti. ‘Saçını kes’ dediler. Ben de yarın keseceğimi söyledim. Ondan sonra gardiyan yumruk attı’ diye anlattı. Yere düşmüş, düşünce üstüne çökmüşler. Çocuklara orada eziyet çektiriyorlar. Psikolojisi bozulmuş. Normal bir çocuk da değil yani. İçeri girmeden ilaç kullanıyordu.”

“Babası şeyhe götürdü”

11 farklı dosyadan 48 sene hapis cezasına mahkûm edilen M., cezaevine gönderilmeden bir süre önce intihar girişiminde bulunmuş. Annesi Süreyya Ş., o günü şöyle hatırlıyor:

“M. en son içeri girmeden 1 hafta önce intihara kalkıştı. Ben odamda uyuyordum. Bir baktım cam sesi geldi içeriden. Üzerinde sadece bir atlet vardı. Benim ayağa fırlamamla kırık camı aldı yerden. Battaniye sardık üstüne, yoksa karnına batıracaktı o sırada. Babası Diyarbakır’da bir şeyh var, onun evine götürdü. Üç gün kaldılar orada. Eve döndükten sonra da içeri aldılar zaten.”

“Boşver ana, boşver”

Oğlunun Maltepe Çocuk ve Gençlik İnfaz Kurumu’ndayken boynunu keserek intihar girişiminde bulunduğunu anlatan anne, bu durumundan tesadüfen haberdar olduğunu ifade ediyor:

“İçeride boynunu kesmiş. Hastaneye götürmemişler, revire götürmüşler. Boynunun içine batırmış iyice, az kalmış şah damarının yırtılmasına. Bağırınca gardiyanlar gelmiş de öyle bulmuşlar. Tek başına kalıyordu o zaman. Öperken boynunu çevirdim de bir baktım iz var. Ne olduğunu sordum, ‘Boşver ana, boşver’ dedi.”

Çocuğuna, “Neden şikâyet etmedin” diye sorduğu zaman, “Etsek buradan ölümüz çıkardı” şeklinde yanıt verdiğini de ekliyor.

“İntihar edeceğim” deyip firar etti

Eylül ayında 18 yaşını dolduran M. çocuk eğitimevinden yetişkinlerin tutulduğu cezaevine sevk edilecekti. Ancak disiplin cezası alan çocukların 6 aylığına kapalı cezaevine iade cezası alması nedeniyle M. de kapalı cezaevine gönderileceğini öğrendi. Bu durumu öğrenen M. ailesine, “Kapalı cezaevine gönderilirsem intihar edeceğim” dedi. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum (CİSST) Derneği aracılığıyla 23 Ağustos’ta eğitimevine giden avukat, M.’nin bu korku nedeniyle firar ettiğini öğrendi. Ancak bir süre sonra Malatya’da yakalandı ve kendisini Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda buldu.

Top oynarken geç kalınca…

Süreyya Ş., oğlunun kapalı cezaevine gönderilmesine neden olan disiplin cezasını nasıl aldığını da anlatıyor. Her şey, çocukları çocuk eğitimevi avlusunda top oynarken geç kalmaları ile başlamış:

“Bana, ‘Ana, top oynadık. Beş dakika geç kaldık, saat yoktu. Kapalıya atmak için tutanak tuttular’ dedi. Çocuk, ‘Ben bir şey yapmadım ki, daldık’ diyor. Kapalı kâğıdı veriyorlar eline. Telefon açtı bana. ‘Kapalıya geçince artık buradan cenazemi alırsınız, benden umudunuzu kesin’ dedi. Firar edeceğini söyledi. Oradan kaçtı ve Malatya’ya geldi. Sonra da yakalandı zaten.”

Hüküm giydiğini duyunca oğlunun kendisini kaybettiğini söyleyen Süreyya hanım, “Böyle ceza (48 yıl) olmaz. FETÖ’cüler bile bu cezayı almaz” diye isyan ediyor.

Adalet Bakanlığı’nın sessizliği

CİSST Derneği, 7 Eylül’de Adalet Bakanlığı’na M.Ş.’nin intihar girişimine ilişkin ihmallerin tespit edilmesinin yanı sıra Ankara’da yaşadığı işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılması, psikolojik durumunun tespit edilmesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile koordinasyon sağlanarak çocuğa destek sağlanması için yazılı başvuru yaptı. Ancak verilen cevapta, çocuğun başvuru hakkında bilgilendirildiği dışında herhangi bir yanıt yer almadı. M. halen Malatya’da cezaevinde bulunuyor.

2009’dan beri 9 çocuk cezaevinde intihar etti

Alper Yalçın, M.Ş.’nin durumun istisnai olmadığını, 2009 yılından bu yana cezaevinde bulunan 9 çocuğun intihar ederek hayatını kaybettiğini, 1,5 sene içinde ise üç çocuğun intihar girişiminde bulunduğunu söylüyor. Eğitimevlerinden kapalı cezaevlerine iade edilen çocukların sayısında artış olduğunu dile getiren Yalçın, bu uygulamanın cezalandırmaya dönüştüğünü düşünüyor. Resmi verilere göre, 2011’de 38, 2012’de 57, 2013’de 148, 2014’de 263 çocuk kapalıya iade cezası aldı.

“Çocuk yalnız hissetmeye başlıyor”

CİSST Derneği’nde çocuk mahkûmlar üzerine çalışmalar yapan Alper Yalçın, M.Ş.’nin yaşadığı süreçte bir dizi ihmal olduğunu savunuyor. Tutuklanmadan önce intihar girişiminde bulunan çocuk hakkında bir sosyal inceleme raporu dahi düzenlenmediğini söyleyen Yalçın’a göre, M.Ş.’nin yaşadıkları çocuk ceza infaz sisteminde çocukların deneyimlerinin nasıl görmezden gelindiğini ortaya koyuyor. Ailesinin Malatya’da olduğu bilinmesine rağmen çocuğun İstanbul’a kadar sevk edilmesinin avukatının ve ailesinin ziyaret edememesine sebep olduğunu belirterek, bu durumun aynı zamanda M.’nin yalnızlaşmasına yol açtığını da özellikle belirtiyor:

“Çocukların istemleri dışında sevk edilmeleri çoğunlukla hapishanenin kapasitesinin dolması nedeniyle ya da müstakil çocuk hapishanelerinin koşullarının daha iyi olduğu öne sürülerek uygulanıyor. Çocukların aileleri ile haftada yalnızca 1 gün görüş hakları var ve bu durumda çocukların bakım verenlerinin her hafta il değiştirmeleri gerekiyor. Üstelik bu görüş günlerini dahi hapishane idareleri belirliyor. Bir işte çalışsın ya da çalışmasın, bir insanın her hafta hapisane idaresinin belirlediği bir günde il değiştirmesi ne kadar mümkün olabilir? Örneğin, M.’nin ailesi her hafta Malatya’dan İstanbul’a nasıl gelecekti? Bir çocuk bu şekilde yalnız hissetmeye başlıyor.”

Çocuk cezaevi gerçeği (1): Oğlumun iç organları dayaktan zarar gördü

Etiketler
Burcu Karakaş

Burcu Karakaş

Gazeteci.
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu. Boston Üniversitesi’nde gazetecilik ve Ortadoğu üzerine aldığı yüksek lisans eğitimini, “Devlet Söyleminde Kürt Meselesi: Diyarbakır Askeri Cezaevi Üzerine Bir Çalışma” başlıklı teziyle tamamladı. “Erkeklik Ofsayta Düşünce”, "Manşetleri Gör Aklını Kaçırırsın: 90'lı Yıllarda Gazetecilik", "Yalan Dünya: Reytingler, Tıklar ve Şimdi Reklamlar" adlı üç kitabı bulunuyor.

E-Posta Aboneliği