Söyleşi

Sevil Yavuz: Çocuklar tüm mecralarda istismar ediliyor

Siyasi atmosfere bağlı olarak ülke gündemi her saat değişse de gündemden düşmemesi gereken en önemli konu çocuk istismarı ve çocukların sosyal medyayı kullanma biçimleri. Her gün başka bir istismar ve hak ihlali haberiyle karşılaşırken ebeveyn, sosyal medya ve çocuk ilişkisini; çocuk istismarının önüne nasıl geçilebileceğini, sosyal ağlarda ve medyada çocukların temsil edilme şekillerini Uzman Pedagog, Klinik Psikolog Sevil Yavuz'a sorduk.

Ebeveynlerin, çocukların günlük sosyal medya kullanımına saat kısıtlaması getirmesini doğru buluyor musunuz?
Sosyal medya kullanımı konusu gerçekten ciddi bir problem oldu. Özellikle kötü niyetli kişilerin çocukları basit şekilde tuzağa düşüreceği platform halini aldı. Bu nedenle sosyal medyayı kullanım yaşı, kısıtlamadan daha önemlidir. Çünkü yaşı küçük olan bir çocuk kısa süreyle de sosyal medyada kalsa kötü niyetli kişiler tarafından kandırılabilir. Ayrıca çocuklara bir şeyi yasakladığımızda daha çekici hale gelir ve çocuk gizli şekilde yapacak yollar bulur. Bu nedenle çocuklara bir şeyi yasaklarken veya kısıtlarken daha dikkatli davranmalıyız. Ama tabii ki tamamen yasaklamaktansa ilk etapta kısıtlamak ve bu konuda bilinçlendirmek daha yerinde olur.

Telekomünikasyon firmalarının çocukların güvenliği ile ilgili geliştirdiği paketleri doğru buluyor musunuz?
Çocuklar için ne kadar güvenlik paketleri geliştirsek de çocuklar bu güvenliği geçip interneti ve sosyal medyayı kullanacak bir yol buluyor. Bunun yerine çocukla iyi iletişim kurmak, sosyal medya kullanımı konusunda ona örnek olup sonra da çocuğa ‘kullanma’ dememek daha doğru olur.

Sosyal medya ağları çocukların sosyalleşmesine zarar veriyor mu?
Kesinlikle çocukların sosyal becerilerinin gelişmesine engel oluyor. Çocuklar dışarıda geçireceği zamanı sanal ortamda geçiriyor. Ayrıca psikolojilerine de zarar veriyor. Çocuklar gerçek kişiliklerini sergileyemiyor, sosyal medyada kendilerini farklı şekilde tanıtabiliyor ve sahte bir benlik geliştiriyor.

Bazı terör örgütlerinin sosyal medya aracılığı ile çocuk yaştaki bireylere ulaşmaya çalıştıklarını biliyoruz. Bu ve benzeri durumlar düşünülünce devlete ve ailelere sizce nasıl bir rol düşüyor?
Bu konuya devlet yetkilileri ayrı bir önem vermeli ve çocukları bu tür tehlikelerden koruyacak projeleri bu alanda uzman kişiler geliştirmeli. Ailelere düşen göreve gelince çocuklarına ayrı bir oda verip odayı teknolojik cihazlarla donatmamalılar. Çocuğun odası, yatak odası ve ders çalışma odasıdır. Diğer zamanlarda ailesi ile salonda vakit geçirmeli ve sohbet etmeli. Çocuk ailesi ile daha çok vakit geçirmezse aileden tamamen kopar ve kendini yalnız hisseder. Kendini yalnız hisseden çocuk ihtiyacı olan kontağı sanal ortamda iletişim kurduğu bireylerden sağlar. Bu bireyler kendini farklı yaşta tanıtan bir pedofili olabilir.

Çocuk istismarını nasıl tanımlıyorsunuz? Farklı türleri var. Yalnızca cinsel referanslı bir tanımdan bahsediliyor. Başka türlü istismarlar da var mı?
WHO (World Health Organisation-Dünya Sağlık Örgütü), çocuk istismarını “Bir yetişkin veya devlet tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığını, fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışlar” olarak tanımlıyor. Çocuk istismarı; ihmal, duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere dört grupta sınıflanıyor. En zor fark edilen istismar çeşidi ise cinsel istismar. Çünkü çocuk yaşadığının cinsel istismar olduğunu anlayamayabiliyor ya da utanç duyduğu ve ona inanılmayacağını düşünerek sır olarak saklıyor.

Çocuk fotoğraflarının sosyal ağlarda bu kadar sık paylaşılması çocuğun kişisel gelişimi açısından ne anlama geliyor?
Son günlerde anne babalar bilinçsizce çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşıyor. O anı yaşamak yerine anın resmini çekme telaşıyla kaliteli zaman geçirmekten vazgeçiyor. Çocuk bu durumdan sıkılıyor çünkü istediği kareyi yakalamak için anne babalar çocuğun defalarca poz vermesini istiyor. Bunun yanı sıra en tehlikeli olan ise çocukların çıplak ya da yarı çıplak resimlerinin kullanılması. Çünkü bu resimleri pedofili hastaları görebiliyor ve porno sitelerine koyabiliyor.

Reklamlarda çocukların görsel obje olarak kendilerinden daha büyük yaştaki insanlar gibi giydirilmesi eleştiriliyor fakat sosyal ağlarda da bunların örneklerine sık sık rastlıyoruz. Sizce, bu eğilim normal mi, çocuklara zarar verme ihtimali var mı?
Çocukların kendi dönemini yaşamadan bir sonraki döneme özenmesi, o dönemdeymiş gibi davranması ve giyinmesi çocukların kendi dönemini sağlıklı yaşamasını engelliyor. Bu toplumsal bir sorun. Çocuklar artık reklamlarda, kataloglarda, sosyal medyada, çizgi filmlerde her yerde istismar ediliyor. Bu konuda yaptırımlar uygulanmalı. Örneğin sosyal medyada çocuklarının uygun olmayan fotoğraflarını paylaşan anne babalar ceza alabilir.

Çocuklar söz konusu olduğunda büyüklerin davranışları, kullandıkları sözler de çok önemli. Bu konuda gazetecilere de büyük sorumluluk düşüyor. İstismara uğramış çocukları ve hak ihlallerini haberleştirirken nasıl bir dil kullanmak gerekir?
Medyanın seçilecek başlık ve kullandıkları dilden önce en büyük hataları uzman olmayan ve etik davranmayan kişilerden demeç alması. Muhabirler, genelde haber telaşı ile görüş alacakları kişinin özgeçmişini araştırmadan, kişi İnternet sitesinde kendini nasıl tanıtıyorsa o şekilde uzmanlığı olduğu sanılarak etik davranmayan, hatta uzman olmayan ‘uzman’lardan demeç alabiliyor.

Bir ebeveyn, çocuğunun sosyal ağ ortamında veya günlük yaşantısında istismara uğradığını nasıl anlayabilir? Ne tarz hâl, hareket veya söylemlerle bunu anlamak mümkün?
Çocuğun davranışlarında ani değişiklikler olur. Normalde çok neşeli bir çocuğun içine kapanması, evden çıkmak istememesi, gece kabus görmesi ve aşırı tepkili davranması buna bir örnek olabilir. Bunun yanı sıra cinsellik konusunda merakı artmışsa veya hiç yapmayacağı davranışları sergiliyorsa şüphe etmek gerekir.

Çocukların sosyal medya alışkanlıklarını, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki zararlarını konuşuyoruz ama bir mesele hep atlanıyor sanki. Kendilerine vakit ayırmak için çocuklarının ellerine daha bebek yaşlarda tablet tutuşturan aileler var. Aileler çocuklarının sosyal medyada ne yaptıklarını takip ediyor mu?
Kesinlikle size katılıyorum. Çocuklarının tablet kullanması konusunda gurur duyan aileler var. Bebeklik döneminden itibaren ellerine tablet veriliyor ve çocuklar YouTube’tan çizgi film izliyor. Şiddet içerikli çizgi filmlerden korku filmi fragmanlarına kadar her şeye maruz kalabiliyor. Çünkü çocuk tablet ve sınırsız İnternet ile baş başa kalıyor. Tıkladıkça oradan oraya geziniyor. Karşısına ne çıkarsa izliyor. Bu nedenle anne babalar bilinçli davranmalı ve çocuklarını teknolojiye maruz bırakmak yerine gerçek hayatta arkadaşlarıyla oynamaya yönlendirmeli.


Sevil Yavuz kimdir? sevil_yavuz

Uzman Pedagog ve Klinik Psikolog, Akademisyen, Psikoterapist, Hipnoterapist ve Oyun/EMDR terapisti olan Sevil Yavuz aynı zamanda milliyet.com.tr ve Meydan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyor.

Gülin Küpelioğlu

Gülin Küpelioğlu

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim/Habercilik bölümü mezunu. 2012 ve 2015 yılları arasında Habertürk TV'de program editörlüğü ve haber prodüktörlüğü yaptı. Kadir Has Üniversitesi İletişim Bilimleri yüksek lisans programını bitirdi. Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya Laboratuvarı'nda koordinatör olarak çalışıyor.