Görüş

Gazetecilerin bile eğitime ihtiyacı var

Başlık elbette ironi taşıyor. Ancak sadece Türkiye’de değil, Dünyada da mesleğinde belli bir mesafe kat etmiş pek çok gazeteci, kendini mesleki bilgi ve becerilerin çoğunu elde etmiş olarak görüyor. Zaten ekonomik güçlüklerle boğuşan kurumları da onların meslek içi eğitimi için para ve zaman ayırmaya isteksiz. Ancak konunun uzmanlarına gore düzenli eğitimler gazeteciliğin kalitesini artırıp, okuyucu ve izleyicilerin ilgisini çekebilecek içeriklerin ortaya çıkmasını sağlıyor. Dolayısıyla aslında para ve zaman kaybı olarak algılanan şey, bir süre sonra gazetecilik krizine çare olabiliyor. Ancak eğitim programları da gazetecilerin özellik ve ihtiyaçlarına gore özel tasarlanmalı. Bu konunun ayrıntılarını dünyanın faklı coğrafyalarında gazetecilere eğitimler veren iki uzmanla konuştuk.

Türkiye’de gazetecilik denince basın özgürlüğü elbetteki öncelikli gündem maddesi. Peki bağımsız ya da alterntif medyada çalışan gazeteciler mesleğin tüm gereklerini yerine getirebiliyorlar mı? Haberciliğe dair eksiklik/aksaklıkların nedeni ekonomik, politik ve toplumsal sorunlar mı yalnızca?

Sektörde kalmayı başarabilmek

Yaklaşık 30 yıllık gazeteci, 22 yıllık da gazeteci eğitmeni olan Kevin Burden’a göre dünyanın neresinde olursa olsun gazetecilerin kariyerlerinin bir çok noktasında eğitime ihtiyacı var. Ruanda’dan İsviçre’ye 50’den fazla ülkede gazeteci eğitim programları düzenleyen Burden, “toplumsal yapılar değişiyor, teknoloji ilerliyor, iş yapış biçimlerimiz değişiyor. Kariyeriniz ilerledikçe yeni zorluklarla karşılaşıyorsunuz” diyor.  Ona göre muhabirken aldığınız eğitimler, editörlük için yeterli olmayabiliyor, ya da müdürlük için eksik kalıyor. Yönetici konumuna geldiğinizde, liderlik becerilerine sahip olmak, bütçe yapmaktan anlamak, kaynaklar konusunda sorumluluk almak durumunda kalınıyor. Burden işten çıkarmaların yoğun olduğu bir dönemde “sektörde kalmayı başarabilen” deneyimli bir medya çalışanını anlatıyor: “BBC’ye başladığımda hemen yanımda yaşı biraz ilerlemiş bir ekonomi muhabiri oturuyordu. BBC artık muhabirlerin özel alanlarda uzmanlaşmasını istiyordu. O biraz daha klasik bir muhabirlik ekolünden geliyordu. Mesleği sürdürebilmek için uzmanlaşması gerektiğini anladı ve bunu yaptı. Birkaç yıl sonra muhabirlerin kendi görüntülerini de çekebilmesi istendiğinde bunu ilk yapanlardan biri oldu. Asla bu konuda çok iyi olmasa da değişimi yakalama konusunda hep çok istekliydi. Hâlâ da işinin başında. Beyazlayan saçlarına rağmen kendini sürekli geliştirdi.”

‘Gazeteciler eğitime ihtiyaç duymadıklarını düşünüyor’

İşbirliği ve Dönüşüm Sürecinde Medya” – MiCT yaklaşık 15 yıldır ağırlıklı olarak savaş ve çatışma bölgelerindeki gazetecilere eğitim veren bir Alman sivil toplum örgütü. Burada eğtimenlik görevi de üstlenen isimlerden olan Sven Recker, Irak’tan, Sudan’a, Mısır’dan Sri Lanka’ya farklı coğrafyalarda gazeteci eğitim programlarını yönetmiş. Recker de gazetecilerin mesleğe başladıktan sonra diğer birçok farklı meslek grubuna göre eğitimden uzak kaldığı görüşünde: “Diğer bir çok meslekle kıyaslandığında gazetecilikte kariyerin ileriki aşamalarında çok eğitim verilmiyor habercilere. Örneğin halkla ilişkiler ve reklamcılık şirketlerinde düzenli bir eğitim süreci var Almanya’da. Ancak gazetecilikte bunu pek göremiyoruz. Gazetecilerin eğitime ihtiyaç duymadıklarını düşünmeleri ve genellikle yüksek egoları bunun bir nedenir. Bir diğer neden ise medya şirketlerinin yaşadığı ekonomik güçlükler.”

‘Üretme odaklı eğitim programları gerekiyor’

Zamanla, özellikle medyada yaşanan dijital dönüşüm nedeniyle, deneyimli gazetecilerin, hatta onların kurumlarının bile eğitim konusundaki isteksizliği ortadan kalkmaya başladı. Ancak Burden da Recker de gazeteciliğin temellerine ilişkin basit konuları hatırlatmanın her zaman faydalı olduğunu gözlemlemiş. Onlara gore eğitim programlarının da gazetecilerin özelliklerine gore tasarlanması gerekiyor. Burden’a göre geleneksel eğitim anlayışı birçok noktada başarısızlık doğuruyor: “Dünyanın neredeyse her yerinde alışılagelinen yöntem, saygı duyulan, bilge bir kişinin bir tahtanın önüne ya da powerpoint sunumunun başına geçmesi ve öğrencilerini olgular konusunda bilgilendirmesi oldu. Bugün bunun insanlara bilgi aktarmak için çok da verimli bir yöntem olmadığı anlaşılıyor. Artık dünyanın en büyük bilgi fabrikası internete erişimimiz var. Dolayısıyla bir bilgiye erişmek için interneti kullanabiliyoruz. Ayrıca artık bize bilgiyi anlatan insanlara karşı daha sabırsızız. Dolayısıyla benim gördüğüm kadarıyla insanlar artık yeni becerilere sahip olmak istiyor. Bunun için de onlara bir şeyler kullanarak pratik yaptırmanız lazım. Bilgisayar, telefon, daktilo, kamera… Bunları ancak insanlara pratik yaptırarak öğretebilirsiniz.”

‘Yapıcı gazetecilik’ kaçan okuru geri getirir mi?

Recker de her eğitim programının bir ürünü (yazılı haber, görüntülü haber, dosya yazısı vs.) ortaya çıkarmaya odaklanması gerektiği görüşünde: “Genellikle karşımıza çıkan gazeteciler zaten birçok atölye çalışmasına katılmış, teoride oldukça eğitimli gazeteciler. Farkımız, onlar haberleri üzerinde çalışırken de birlikte olmak ve sürekli geri bildirimde bulunmak. Böylece hem eğitimde sürekliliği sağlamak, hem de verilen eğitimin bir işe yarayıp yaramadığını, yani etkisini gözlemlemek.”

Recker  son dönemki eğitimlerde özellike “yapıcı haber” konusuna odaklandıklarını da belirtiyor. Ona göre, düşen tirajlar ve reytingler sadece insanların medyaya olan güvenlerini yitirmesiyle açıklanamıyor. Buna ek olarak haberden kaçışın bir de psikolojik boyutu var ve gazetecilerin bunu da düşünmesi gerekiyor: “Birçok insan da olumsuz haber görmekten yoruldu. ‘Yapıcı gazetecilik’, iyi haber verme peşinde koşmak değil, tam tersine, bir sorundan bahsedip, buna ilişkin eğer bir çözüm üretilebildiyse bunu haberleştirmek. Bu sevimli hayvanlarla ilgili haber yapmak olarak anlaşılmamalı.”

Can Ertuna

Can Ertuna

Ankara doğumlu, lisans ve yüksek lisans eğitimini ODTÜ'de tamamladı. Yaklaşık 15 yıldır televizyon haberciliği yapıyor. CNN Türk ve NTV'de görev yaptığı sürede ağırlıklı olarak savaş ve çatışma bölgelerinde görev yaptı. 'Arap İsyanları Güncesi' adlı bir kitabı var. Galatasaray Üniversitesi'nde 'Medya ve İletişim Çalışmaları' alanında doktora derecesi sahibi. Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Medya Bölümü’nde yarı zamanlı öğretim üyesi.