Haber

Isı ve sıcaklık farkı: Ayın haberlerinden 10 yazım yanlışı

Son bir ayda yayımlanan haberlerde gözümüze çarpan Türkçe hatalarından 10’unu listeledik. Yine sık sık yanlış yazılan sözcüklere odaklandık. Isı ve sıcaklık farkıyla başlıyoruz.

1. Isı bir enerji çeşididir, sıcaklık değildir

Bir yandan mevsim değişiyor, bir yandan COVID-19 ile gündeme giren, halka açık alanlarda ateş ölçme gibi uygulamalar sürüyor. Bu yüzden haberlerde sık sık “havanın ısısı” veya “vücut ısısı” gibi ifadeler görüyoruz. En son örnek 31 Mayıs tarihli şu Milliyet haberi

Oysa sıcaklık ve ısı, bilimsel olarak çok farklı kavramlar. Fizikte sıcaklık, bir sistemin ortalama moleküler kinetik enerjisinin bir ölçüsü olarak tanımlanıyor. Yani sıcaklık, enerji değil. Termometre ile ölçülüyor ve Türkiye’de (Celsius) derece birimiyle ifade ediliyor.

Isı ise bir enerji. Peki, neyin enerjisi? Belirli sıcaklıktaki bir sistemin sınırlarından, daha düşük sıcaklıktaki bir sisteme, sıcaklık farkı nedeniyle geçen enerjiye ısı deniyor. Kalorimetre ile ölçülüyor ve joule birimiyle ifade ediliyor.

Sıcaklık ve ısı farkına dair sık yapılan hataları incelediğimizde şunu söyleyebiliyoruz: Haberde özellikle “ısı” yazacaksanız iki kez düşünün, bilimsel terminolojiye hâkim olduğunuzdan emin olun. Çünkü aslında muhtemelen “sıcaklık” yazmanız gerekecek.

Elbette ısı teriminin kullanılması gereken haberler de oluyor. Örneğin buzdağları konusunu düşünelim. Vikipedi’nin bu maddesindeki “jeotermal ısı” kullanımı doğru çünkü enerjinin kendisine işaret ediyor. Ama burada da yanlış yapmak mümkün. Mesela şu Habertürk haberi buzdağlarından bahsetse de, ilgili cümlede “ısı artışı” yerine “sıcaklık artışı” ifadesi kullanılmalıydı. 

Özetle, ısı ve sıcaklık arasındaki farkı bilip haberlerde hangi bağlam varsa ona göre gereken sözcüğü seçmek lazım.

2. Şevkat mi, şefkat mi

Sabah gazetesinin şu haber başlığına göre kaymakamlık “şevkat eli” operasyonu başlatmış. Hemen hepimizin bildiği gibi bu sözcüğün doğru yazılışı “şefkat.”

3. Ardarda mı, art arda mı

Şu Deutsche Welle haberinde, “2008-2009 yıllarındaki küresel kriz sırasında fabrika siparişleri 5 ay ardarda düşerek toplamda yüzde 40 gerilemişti” ifadesi var. Türk Dil Kurumu sözlüğünde “ardarda” diye bir sözcük bulunmuyor. Bu sözün doğru yazımı “art arda.”

4. Biri bin para mı, bini bir para mı

Para üzerinden yapılan espriye bakıldığında bu deyimin doğru kullanımı kendini hemen belli ediyor. Doğrusu, “bini bir para.” Ama yine de gazetelerde “biri bin para” hatasını görüyoruz. Son örnek, bir yerel gazetede çıkan şu köşe yazısında.

5. Direk mi, direkt mi

“Doğrudan” anlamındaki direkt, haberlerde sık sık “direk” diye yazılıyor. “Galatasaray direk şikayetçi oldu” gibi bir başlık, otomatik dil denetimi yapan kelime işlemcilerle yazdığımız günümüzde bile hâlâ gazetelere girebiliyor maalesef. Şu Akit haberinde olduğu gibi.

6. Şarter mi, şalter mi

Yine yabancı kökenli bir sözcüğün Türkçe yazımında sık görülen bir yanlış. Bu kez şu Sabah haberinde… Almanca özgün sözcük “schalter” ve Türkçe sözlüklere şalter diye geçmiş, şarter değil…

7. Herkez mi, herkes mi

Bir başka fahiş hata. Son olarak Haber 7’de “herkez” yazımına rastladık. Farsça özgün ifade, “har” (her) ve “kas” (kişi) sözcüklerinin birleşimiyle oluşmuş. Hemen hepimizin bildiği gibi “herkes” diye yazılmalı.

8. Tabi mi, tabii mi

“Elbette” anlamındaki sözcüğü “tabii” diye yazıyoruz. “Tabi” ise “bağlı, bağımlı” anlamına geliyor. Son olarak şu Habertürk haberinde bu sözcüğün yanlış yazıldığını gördük.

9. Örtpas mı, örtbas mı

Yerel basında rastladığımız bir başka örnek. Bitişik yazılan bu sözcüğün kökeni aslında gayet basit: Örtmek ve basmak. Ama ört sözcüğü sert sessizle bittiğinden, söylerken sonraki ilk harfi de sertleştiriyoruz ve bu yanlış sık sık yazıya da yansıyor.

10. Baya mı, bayağı mı

“Altın fiyatları baya hızlı başladı” diyor şu Takvim haberinin başlığı. Bayağı bir dil kullanılan başlığın içinde, bayağı kötü bir hata…


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – NİSAN 2020 HABERLERİNDE YANLIŞ YAZILAN KELİMELER

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği