GAZETECİLİK Haber

“Sakat Cenah” yayında: “Medyadaki ‘sağlamcı’ dile karşı yola çıktık”

Sakat Cenah, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde yayın hayatına başladı. Sitenin kurucusu gazeteci Ali Dinç “Medyadaki sağlamcı dile karşı yola çıktık. Mağdur ve kahraman ikileminin dışında bir habercilik yapabileceğini göstermek istiyoruz. Engellilerin medyada sadece sembolik günlerde değil her gün yer almasının vakti gelmişti” dedi.

Kendisini “Engellilik meselesine içerden bakan, mücadele edenlerin sesi olmayı amaçlayan bağımsız bir haber ve düşünce platformu” olarak tanıtan Sakat Cenah, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde yayın hayatına başladı. Site; engellilerin yaşadığı hak ihlallerine dair haberler, engelli aktivistlerin kaleminden yazılar, sağlamcılıkla mücadeleye katkılar, gündelik hayatta karşılaşılan ayrımcılıkların görünür kılındığı anlatılar, engelli hareketinin tarihsel ve güncel mücadelelerini belgeleyen içerikleri okuyucuya sunmayı hedefliyor. Sitenin kurucusu gazeteci Ali Dinç ile Sakat Cenah üzerine konuştuk.

“Mağdur ve kahraman ikileminin dışında bir habercilik yapabileceğini göstermek istiyoruz”

Sakat Cenah fikri nasıl ortaya çıktı? Hangi ihtiyaçların sonucu olarak kuruldu?

“Gazetecilik bölümünü tercih ederken, ‘Ben kamu yararı için çalışacağım bir iş yapmak istiyorum’ dedim. Gazeteci olarak halkın sesini duyurmayı kendime amaç edindim. Ardından fark ettim ki medyada engellilerin temsili yok denecek kadar az, mevcut temsiliyet ‘mağdur’ ve ‘kahraman’ ikilemine sıkışmış durumda. Mağdur-kahraman ikilemi, toplumun engellilere karşı olan yardım odaklı bakış açısını pekiştiriyor.

İki durumu da incelediğimizde karşımıza oldukça olumsuz bir tablo çıkıyor. Medyada sürekli mağdur olarak yer alan engelliler, toplumun da engellileri ‘zayıf’, ‘yardıma muhtaç’ olarak görmesine neden oluyor. Sokakta bir engelli ile karşılaştığında ‘acıma’ duygusuyla hareket ediyor. Birey olduğunu kabullenmiyor. Birey olarak görülmeyen kişinin hakları da ihlal edilebilir hale geliyor.

Haberlerde karşımıza çıkan bir diğer durum ise ‘kahraman engelliler.’ Medyada bir körün öğretmen olması ya da üniversite sınavında başarı elde etmesi olağanüstü bir durum gibi yer alıyor. ‘Engeline rağmen’ gibi klişelerle lanse edilip bir kahraman yaratılıyor. Ama asla doğru soru sorulmuyor. Örneğin ‘O öğrenci sınava hazırlanırken erişilebilir kaynaklara ulaştı mı?’ sorusunu asla göremiyoruz. Ayrıca başka bir köre ‘Bak o başarmış sen de şikâyet etme, azmet başar’ demiş oluyoruz. Sorumluluğu olanların üzerinden o sorumlulukları bir haberle silip atıyoruz.

İşte biz tam olarak medyadaki bu sağlamcı dile karşı yola çıktık. Mağdur ve kahraman ikileminin dışında bir habercilik yapabileceğini göstermek istiyoruz. Öznelerin kendi seslerine yer verdiğimiz, hak ihlallerine dikkat çektiğimiz, devletin sorumluluklarını hatırlattığımız bir haber mecrası olmak istiyoruz.”

“Politik tercih yaparak ‘sakat’ kelimesini doğru şekilde kullanmak istedik”

“Sakat” genel olarak kaba bir ifade olarak görülür. Bu isme nasıl karar verdiniz? 

“Sakat, kör, sağır, dilsiz… Bu ifadelerin hepsi toplumda hakaret olarak kabul edilir. Oysa bu kelimeler hakaret değil kimliktir. Bu kelimelerin hakaret olarak kullanılmaması gerekiyor. Biz de tam olarak bu noktada politik bir tercih yaparak, ‘sakat’ kelimesini doğru şekilde kullanmak istedik. Sakatlığı bir eksiklik olarak gören yaklaşımı reddettiğimizi göstermek istedik.

‘Sakat Cenah’ diyerek hem bu kelimeyi o aşağılayıcı anlamından arındırıp sahipleniyoruz hem de sistemin bizi konumlandırdığı yere bir itirazda bulunuyoruz. Bu isim bir hakaret değil bir duruş beyanıdır.”

Sakat Cenah ile neler yapmayı hedefliyorsunuz? Engelli haberlerini genelde “acıma duygusu” içinde veren medyadan nasıl ayrışıyorsunuz?

“Temel hedefimiz, ilk soruda bahsettiğim medyanın sahip olduğu sağlamcı dilinden kurtulmak. Mağdur ya da kahraman barındırmadan sistemsel sorunlara dikkat çekerek, hak ihlalini kimin yaptığını göstererek haberler üretmek istiyoruz. Ayrıca medyadaki temsiliyeti de artıracağımızı düşünüyoruz. Sakatların kendi sözünü kurduğu bir mecra olmak, o sesi hep birlikte yükseltmek istiyoruz.”

“Engellilerin medyada sadece sembolik günlerde değil her gün yer almasının vakti gelmişti”

Sakat Cenah’a ilk tepkiler nasıl oldu? Özellikle haber sitesinin sesini duyurmak istediği engelliler sitenin kuruluşuna nasıl bakıyor?

“Sitenin açılışında alanda çalışmalar yürüten hak odaklı arkadaşlarla sürekli fikir alışverişlerinde bulunduk. Projemizi öğrenen herkes mutlu oldu, destek sunmak istedi. Bu bizim için çok önemliydi. Site açıldıktan sonra da iyi tepkiler aldık. Yazılara övgüler geldi, yazı yazmak isteyen arkadaşlar oldu. Bence bu aslında böyle mecraya olan ihtiyacın da göstergesi. Çünkü şunu söyleyebilirim ki alanda çalışma yürüten çoğu kişi; 3 Aralık’ta ya da 10-16 Mayıs haftasında sadece sembolik olarak, onlara dönen mikrofondan sıkılmış durumda. Engellilerin medyada sadece bu sembolik günlerde değil her gün yer almasının vakti gelmişti. Ve herkes de Sakat Cenah’ı sahiplendi. Kendilerinin sözünü üretecek olan bir mecra olarak gördü.”

Sakat Cenah, sadece engellilerin değil toplumun her kesiminin takip etmesi gereken bir platform. Çünkü erişilebilir, adil ve eşit bir dünya talebi, hepimizin ortak geleceği için elzem.”

“Okuyucularımızı, siteyi incelemeye, sosyal medya hesaplarımızı takibe almaya ve en önemlisi bu “itiraza” ortak olmaya davet ediyorum. Biz suskunluğu değil itirazı örgütlemek için buradayız ve kapımız, sözü olan herkese açık.”

Yekta Armanç Hatipoğlu

Dicle Üniversitesi Gazetecilik birinci sınıf öğrencisi. Haberleri ve yazıları Sol Haber, Yeni Yaşam, NûMedya24 ve Siyasi Haber'de yayımlandı.

Journo E-Bülten

ÖNE ÇIKANLAR