Dosya

3 azınlık gazetesinde son durum: Dolar ve salgın yetmedi, BİK ve PTT de vuruyor

Türkiye’de azınlık topluluklara hitap eden üç gazeteyle tam üç yıl önce bir röportaj yapmıştık. O günlerde dolar 6 TL idi ve COVID-19 henüz hayatımızda yoktu. Tam üç yıl sonra Agos, Şalom ve Jıneps temsilcilerine bir kez daha aynı soruları sorduk. Abonelik, ilan ve dağıtım başta olmak üzere haber medyası için önemli alanlarda nelerin değiştiğini konuştuk. Basın İlan Kurumu’nun desteği kesmesi ve PTT zamları tüm gazeteler gibi bu yayınları da zorluyor. Ancak üç gazete de pes etmiyor, okurların desteğiyle zor günlerin geçeceğine inanıyorlar.

Cumhuriyet döneminin Türkçe-Ermenice yayımlanan ilk gazetesi olan Agos’un yayın ekibi, üç yıl önce Journo’ya, basılı gazetenin sürdürülmesi gerektiği inancını seslendirmiş ve “tüm kesimlerin bedava haber okumaya alışkın” olduğu bir ortamda tamamen dijital abonelere dayalı bir girişimin zorluğunu vurgulamıştı.

1947’den bu yana Türkiye Yahudi toplumunu ilgilendiren tüm olayları duyurmaya çalışan Şalom gazetesi ise erişemedikleri okur gruplarına da ulaşıp abone kazanmaya çalıştıklarını, ayrıca reklam gelirine odaklandıklarını belirtmişti.

Hem Türkiye’de hem de Çerkeslerin yaşadığı diğer ülkelerde bu topluluğun gündemini ve sorunlarını 2005’ten beri takip eden Jıneps’in temsilcileri de abonelerinin büyük bölümünün basılı gazeteleri tercih ettiğini, ancak posta dağıtımından kaynaklanan sorunlar nedeniyle okurları e-gazeteye yönlendirmeye başladıklarını kaydetmişti.

3 yıl sonra, Türk lirasının hızla değer kaybettiği ve bugün itibarıyla 1 doların 14 TL olduğu, ayrıca COVID-19 salgınının tüm dünyayı etkilediği bir dönemde bir kez daha bu gazetelerin kapısını çaldık. Bu süreçte Jıneps kâğıt baskısını sonlandırdı ve Kadıköy Pavlonya Sokak’ta bulunan merkezini boşalttı.

Jıneps gazetesi kâğıt yayına son verdi

Jıneps Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Seda Berzeg, sadece dijitalde yayımlanmanın kendileri için bazı dezavantajlar getirdiğini söylüyor.

Bu gazetenin okurlarının hatırı sayılır bir bölümü köylerde yaşayan, orta yaş üstü, internet kullanmayan insanlar. Salgın boyunca onlara ulaşmakta zorluk çektiklerinden ciddi bir abone kaybı yaşadıklarını belirten Berzeg, bu süreçte bağışlar sayesinde ayakta kalabildiklerini ifade ediyor. Fakat salgın nedeniyle abonelerle ve bağışçılarla bir araya gelememek, kurumlarla okurlar arasındaki irtibatı da zedeliyor.

Berzeg’e göre yeni tip koronavirüs salgını, gazetecilik faaliyetlerini de zorlaştırdı. Jıneps muhabirleri, daha önce yüz yüze yapılan söyleşileri çevrim içi ortama taşımak zorunda kaldı. “Yüz yüze yapılan röportajlarda karşımızdaki insanların duygularını, düşüncelerini daha iyi anlayabiliyoruz. Bu da yüz yüze yapılan bir röportajı, online olarak yapılan röportajlara kıyasla daha etkili bir hâle getiriyor” diyor Berzeg.

Benzer sorunlar yaşayan diğer azınlık gazeteleriyle kişisel temasları olsa da henüz kurumsal bir dayanışma ortamının bulunmadığını belirten Berzeg, “Böyle bir düşünce var, ama inşallah böyle bir şeye gerek kalmadan basılı hayata geçeriz” diye ekliyor.

Erdinç: Gazete dağıtımı zorlaştı, BİK kararı zorladı

Agos da diğer gazeteler gibi salgından ve döviz kurlarıyla birlikte artan maliyetlerden olumsuz etkilendi. Agos muhabirlerinden İşhan Erdinç, salgınla birlikte gelen sokağa çıkma kısıtlamaları ve kapanmalar nedeniyle dağıtımın güçleştiğine vurgu yaptı. Normalde Basın İlan Kurumu’nun (BİK) azınlık gazetelerine verdiği desteğin salgın nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmesinin de kendilerine önemli bir darbe vurduğunu belirten Erdinç, şunları söyledi:

  • Her sene Basın İlan Kurumu’nun azınlık gazetelerine verdiği desteğin zamanında verilmemesi bizi çok olumsuz etkiledi. Pandeminin ilk zamanlarında bu desteğin erkene alınmasını talep etmiştik. Ama kurum bu talebimizi ciddiye almadı, hatta 2020 yılının desteğini 2021’de yatırdı. Bu da bizi çok olumsuz etkiledi.

Erdinç, basılı gazete dağıtımının güçlüklerinden sıkça söz edilmesine karşın, Agos’un bazı gazeteler gibi kâğıt baskıyı sonlandırıp tamamen dijital yayıncılığa geçme gibi bir düşüncesinin olmadığını ifade ediyor. Agos yazarı, bunun nedenini şu sözlerle açıklıyor:

  • Okur kitlemiz genç bir kitle değil, orta yaş ve üstündeki insanlardan oluşuyor genellikle. Mesela 70 yaşındaki bir insana e-gazeteyi kullandırmamız kolay değil. Parolayı girecek, kullanıcı adını girecek… Zor iş! Bu insanlarda gazeteyi elde okuma kültürü devam ediyor. Yılların alışkanlığı var ortada. Bu durumda bu insanları dijital alana adapte etmek kolay değil. O yüzden bu gazeteyi basılı olarak yayımlamaya devam edeceğiz.

Ekonomik kriz, ilan gelirlerini düşürdü

Salgının yanı sıra ekonomik kriz de Agos’a mali bir yük getiriyor. Gazetenin gelir kaynakları içinde Ermeni cemaatinden aldığı ilanların önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Erdinç, “İnsanların ekonomik krizden etkilenmeleri bizi de etkiledi. Çünkü bu gazete cenaze, iş vb. ilanlarla ayakta kalıyor. Bu süreçte ilanlar kesintiye uğradı ve bu da bizi olumsuz yönde etkiledi” diyor.

PTT’nin yurt dışı gönderilerine yaptığı zamma da değinen Erdinç, son fiyat artışlarının yurt dışındaki abonelerine erişimlerinin önünde önemli bir güçlük oluşturduğunu, bu nedenle Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’ın Nor Marmara gazetesinden Ari Haddeciyan ve Şalom Genel Yayın Yönetmeni İvo Molinas ile ortak tutum belirlemek için iki hafta arayla toplandığını ifade ediyor.

Molinas: Zorlukları aştıktan sonra işler rutine girdi, başardık

Molinas ise “Pandemi başlayınca ne yapacağımızı şaşırdık” ifadesini kullanıyor. Bir dönem kâğıt baskıya ara verip sadece çevrim içi yayıncılık yapmayı düşündüklerini dile getiren Şalom genel yayın yönetmeni, pes etmeyip zorlukları aştıklarını söylüyor:

  • Bir ara sadece online yayıncılık yapmayı düşündük, çünkü dağıtımla ilgili sorunlar ve sokağa çıkma yasakları vardı. Ama basına verilen özel izinler sayesinde bundan vazgeçtik. Minimum kontakla gazete basımını ve dağıtımını gerçekleştirmeyi, üstelik bir hafta bile yitirmeden başardık. Bunu başaramayan, bir dönem sadece online çıkan gazeteler olduğunu da biliyoruz. Biz ilk baştaki zorlukları aştıktan sonra işler rutine girdi.

“Bu süreçte diğer azınlık gazeteleriyle, yerel olarak çıkan gazetelerle temasımız oldu. Nasıl çalışacağımız, bu zorlukları nasıl aşacağımız konusunda birbirimize fikir verdik. Bu fikir alışverişiyle herkes birbirinden değişik fikirler alarak gazeteyi hazırlamayı, basmayı ve dağıtmayı başardı, başardık” diyen Molinas, “İnşallah bir daha bu sıkıntıları yaşamayız” dileğiyle sözlerini noktalıyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – 3 YIL ÖNCE 3 AZINLIK GAZETESİ

Umut Ergüven

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nde 2012-2017 yılları arasında öğrenim gördü. Cumhuriyet gazetesi, Etkin Haber Ajansı ve yerel Taka gazetesinde muhabir olarak çalıştı.