Film

Ateş Altında: Yalan haber, doğru sonuç

“Gazeteci tarafsız olmalıdır” sözü, bildiğiz anlamda modern dönem gazeteleri kurulduğundan bu yana uydurulmuş en büyük yalanlardan birisidir. Bir gazetenin, dolayısıyla da bir gazetecinin tarafsız olması; örneğin ABD’nin “Hem İsrail’e hem de Filistin’e eşit mesafede yaklaşıyoruz” yollu açıklamaları kadar samimiyet dışıdır.

Tarihin gördüğü bütün gazeteler taraflıdır, gazeteciler de güncel gelişmelerle yoğun bir şekilde ilgilenen insanlar olarak kendilerini bir tarafa yakın hisseder. Ama bir gazeteci objektif olabilir, haberini yazarken sağlam kaynaklardan yararlanmaya özen gösterebilir. Hepimiz biliyoruz ki, bir haberin muhabir tarafından yazılışından, yazı işleri masasına ulaşmasına, oradan da gazete sayfasında kendisine yer bulmasına kadar geçen süreç, hem bu sürecin parçası olan gazetecilerin hem de yayın organının çizgisinin diline uydurulur. Ve bu çizgi her zaman bir ‘taraf’ta durur.

‘Gazetecilik ve tarafsızlık’ meselesini hem mesleki değerler hem de etik açısından masaya yatıran, sorular sorduran birçok filmden söz edebiliriz. Ama Roger Spottiswoode’un Clayton Frohman’ın romanından uyarladığı 1983 tarihli “Ateş Altında / Under Fire” apayrı bir yer tutar. Film, 1936 yılından itibaren Nikaragua’yı ABD’nin açık yardımı ile acımasız bir diktatörlükle yöneten Somoza hanedanının son günlerini anlatır. FSLN’nin (Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi) kentleri birer birer ele geçirerek başkent Managua’ya doğru yürüdüğü 1979 yılında üç ABD’li gazeteci bu ülkededir. Gazetecilerden fotoğrafçı olan Russell Price (Nic Nolte), gerilla lideri Rafael’in öldürüldüğüne dair haberlere inanmaz ve onunla görüşmek için bağlantılarını kullanarak, ülkenin iç kesimlerine doğru yola çıkar. Ne var ki, Rafael gerçekten de öldürülmüştür. Ve gerilla liderleri kendilerine zaman kazandırması için ondan bir ricada bulunur
lar: Rafael’i canlı gösterecek bir fotoğraf!

Russell, tarafsız kalmayı tercih edecektir ilk önce. Ama onun ‘tarafsız’ kalması, Nikaragua’da savaşın daha fazla uzamasına, Somoza diktatörlüğünün devam etmesine ve binlerce insanın daha ölmesine neden olacaktır. Russell, birlikte yolculuk ettikleri ve aralarında duygusal bir ilişki de olan Claire ile uzun bir sohbet sonrası fotoğrafı çekmeye karar verir. Rafael’in yaşadığına dair fotoğrafın bütün ülkeye dağıtılmasının ardından gerillalar başkenti ele geçirir, diktatör ülkeyi terk etmek zorunda kalır!

“Ateş Altında”, gazeteciliğin amentülerinden birisi olan “tarafsızlık”ın çok ötesine geçerek ‘etik’ bir soru çıkartıp koyar önümüze: Bir ülkenin kaderini olumlu anlamda değiştirmek, binlerce insanın ölümünün önüne geçmek elinizde olsaydı ‘yalan haber’ yapar mıydınız? Bunu yaptığınızda hala gazeteci olarak kalır mısınız, yoksa ‘tarafsızlığınızı’ yitirdiğiniz için güvenilir olmaktan çıkar mısınız? Ve asıl önemlisi: Sorumluluğunuz kime karşı? Çalıştığınız kuruma mı, ait olduğunuz ülkeye mi, yoksa haberinizin yaratacağı sonuçlardan etkilenecek insanlara mı?

 


Under_fire_1983Künye

Orjinal adı: Under fire

Yönetmen: Roger Spottiswoode

Senarist: Clayton Frohman, Ron Shelton

Oyuncular: Nick Nolte, Ed Harris, Gene Hackman, Joanna Cassidy

Süre: 128 dakika

Yapım: 1983 / ABD

IMDb Puanı: 7.0

 

Şenay Aydemir

Şenay Aydemir

1975’te Şavşat’ta doğdu. 1997 yılından itibaren Evrensel, Referans ve Radikal gazetelerinde kültür sanat muhabiri ve editör olarak çalıştı, sinema eleştirileri kaleme aldı. Evrensel Kültür, Milliyet Sanat, Arka Pencere ve Altyazı gibi dergilerde eleştirileri yayımlandı. Birçok festivalde jüri üyeliği yaptı. Halen serbest gazeteci ve yazar olarak çalışıyor.

E-Posta Aboneliği