Kent Sağlık

Beden ve ruhunu arındıranlarla bir gün

FE
İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin Santralistanbul kampüsünde düzenlenen 'Mind & Body Festival'da üç gün boyunca yoga, pilates, dans, tai chi, capoeira atölyeleri ve sağlıklı yaşam seminerleri düzenlenirken, son dönemde oldukça popüler olan glütensiz, şekersiz, çiğ, vegan, alkali yiyeceklerin hazırlandığı standlar yeni deneyimler yaşamak isteyenleri ağırladı.

Pazar, festivalin son gününü yakalıyorum nihayet! Bir önceki günün yağmuruna inat güneşe yoga ile merhaba diyoruz. Sabah saat 9’da eğitmen Barış İşcan ile yoganın en çok bilinen türü ‘Hatha Yoga’ yapıyoruz. Benim gibi, ilk kez yoga deneyen biri için oldukça zor olduğunu, ancak ihtiyacınız olan tek şeyin ‘gücünüze inanmak’ olduğunu söyleyebilirim. Dersin bitiminde ellerimizi avuç içleri karşılıklı birleştirerek eğiliyor ve o meşhur sözcüğü sarfediyoruz: “Namaste”. Kelime Sanskritçe kökenli, ve Hindu geleneğinde ‘önünde saygıyla eğiliyorum’ anlamına geliyor. Haftanın bütün koşturmacası ve yorgunluğu bir kenarda şimdi, yeni bir deneyim kazanmanın hafifliğiyle festival alanına yol alıyoruz…

Standlarda yan yana sıralanmış granola barlar, kinoalar, ‘power ball’ denilen minik lezzetli enerji topları, renk renk sebze ve meyveli içecekler gibi ‘farklı ve sağlıklı deneyim’ vaadeden ürünler satışa sunuluyor.

Peki iyi hoş ama biz kötü mü besleniyoruz? Gerçekten ihtiyacımız var mı goji, hurma, chia, badem, kinoa vb. yiyeceklere ve şişelenmiş taze sebze-meyve sularına? Bildiğiniz un yok, şeker yok, yumurta, süt, peynir, yoğurt yok… “Demleme çayın yanına ekmek arası peynirle açlığımızı yatıştırsak olmaz mı?” diye düşünürken detoks uzmanı Gül Kaynak anlatıyor bu pek moda ‘alkali’ olayını. Diyor ki, “Vücudun PH seviyesini dengede tutmak gerek.” Kimya derslerinden hatırlayanlar için PH seviyesi alt değerleri görürse asidik, üst değerleri görürse alkali oluyor. Her ne kadar vücut her gün, her an bu değerleri kendiliğinden dengelese de, Ne kadar sağlıklı yaşıyoruz?” sorusu gündeme geliyor sohbet esnasında. Çay, kahve, alkol ve sigara gibi alışkanlıkların vücudu asidik değerlere yakınlaştıran başlıca suçlular olduğunu öğreniyoruz. Peki hayat detoksla geçer mi?” diye soruyoruz. Tabii ki hayır” yanıtını alıyoruz Gül Hanım’dan; “Bir kere detoks yapan bir daha ne zaman yapması gerektiğini bilir” sözleriyle ifade ediyor deneyimi. İki üç haftalık bir ‘temizlenme’den bahsediyor. Alkali değeri yüksek gıdaları tüketirken, asidik gıdalara bir mola veriyorsunuz. Hem beden gençleşiyor, hem de ruhunuz arınıyor. Kilo vermek isteyenlerin başvurduğu bir yöntem olmakla beraber, detoksun tek amacının bu olmadığını not düşmek gerek.

Festivalin kendisine çekmeyi hedeflediği kitle malûm bu işlere hâlihazırda kafa yoran bir kitle. Arınmak isteyen bunu ister yoga ile yapıyor, ister vegan/alkali beslenerek.. Festival sadece bir yelpaze sunuyor, içinden aklınıza yatanı seçip almak ise size kalıyor.

Sergül Taşdemir

Sergül Taşdemir

University of Applied Sciences Utrecht'te öğretim görevlisi, Galatasaray Üniversitesi'nde Medya ve İletişim Çalışmaları alanında doktor adayı. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünde lisans, Sciences Po Paris'te Avrupa Çalışmaları üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladı. CNN Türk'te istihbarat ve dış haber muhabirliği, Sabancı grubu bünyesinde kurumsal iletişim uzmanlığı görevlerinde bulundu.