Haber

Biden’a mektup: Gazetecilik benzeri görülmemiş bir saldırı altında

Fotoğraf: Jon Tyson

ABD Adalet Bakanlığı, gazetecilere ait e-posta ve telefon kayıtlarını elde etme ısrarını sürdürünce, Washington Post’un imtiyaz sahibi, yönetimi eleştiren sert bir yazı yayımladı: “Biden’ın gözlerinin önünde tırmandırılan bu gerilim, Amerikan haber kuruluşlarına ve onların hükûmetin yanlışları hakkında kamuoyunu bilgilendirme çabalarına karşı benzeri görülmemiş bir saldırıdır.”

ABD Adalet Bakanlığı’nın Donald Trump döneminde gazetecilere karşı başlattığı “saldırı” Joe Biden’ın seçilmesinin ardından da kesilmeyince, ülkenin önde gelen haber kuruluşları isyan bayrağını açtı.

Bakanlığın; aralarında CNN, New York Times ve Washington Post’un da bulunduğu bir dizi haber kuruluşundan çok sayıda gazetecinin kişisel verilerine erişmek için mahkeme celbi çıkartmaya çalıştığı geçen ay ortaya çıkmıştı. Tepkiler üzerine Başkan Biden, kendi yönetimi döneminde “böyle bir şeyin olmasına izin vermeyeceğini” söyleyince ortalık bir süre için yatışmıştı.

Ancak New York Times’daki gazetecileri temsil eden avukat David McCraw’un cuma günü yaptığı açıklamayla, Biden döneminde de bakanlığın bu yöndeki girişimlerinin sürdüğü ortaya çıktı.

Bu açıklamaya göre Biden yönetimi, bakanlık soruşturmasının haberleştirilmemesi için mahkemeden yayın yasağı çıkarttı. New York Times yöneticilerinin de bu nedenle konuyla ilgili kamuoyuna günlerce bir açıklama yapamadığı vurgulandı.

Telefon kayıtlarını aldılar, Google e-postaları vermedi

Avukatın açıklaması ise bir başka mahkemenin yayın yasağı kararını kaldırmasıyla mümkün oldu. Bu sayede bakanlığın son girişiminin bazı ayrıntıları ortaya çıktı: Adalet Bakanlığı, New York Times’ın e-posta sistemini işleten Google’dan, bazı gazetecilerin kayıtlarını talep etmişti. Google ise bu talebi reddetmişti.

Biden yönetimi bir yandan da bakanlığın hedef aldığı gazetecilerden dördüne, yaklaşık üç yıl geriye uzanan telefon kayıtlarının 2020 başında Trump yönetiminin eline geçtiğini bildirdi. ABD yönetiminin bu girişimin arkasında, kendisini rahatsız eden haberlerin kaynağını öğrenmek var.

Yönetimi boyunca sürekli değiştirdiği farklı yetkililerce medyaya bilgi sızdırılması Trump’ın şikâyetlerinden biriydi. Ancak Adalet Bakanlığı soruşturmasının Biden döneminde de, üstelik verilen söze rağmen sürdürülmesi, ABD’de farklı kulvarlarda yayın yapan gazetecilik kuruluşlarının ortak tepkisini çekti.

New York Times Yayın Yönetmeni Dean Baquet’in hem Trump, hem de Biden yönetimlerini bu nedenle kınamasının ardından dün Washington Post’un yayıncısı Fred Ryan’dan da bir tepki geldi.

Ender rastlanan bir adım atıp gazetenin yorum sayfasına yazan Ryan, “Biden’ın gözlerinin önünde tırmandırılan bu gerilim, Amerikan haber kuruluşlarına ve onların hükûmetin yanlışları hakkında kamuoyunu bilgilendirme çabalarına karşı benzeri görülmemiş bir saldırıdır” dedi.

‘İnatla sürdürülen menfur faaliyetler herkesi kaygılandırmalı’

Ryan, Washington Post’tan üç gazetecinin kişisel iletişim verilerinin elde edilmesi için bakanlığın çaba göstermeye devam ettiğini, bu “endişe verici” girişimle ilgili sorularına ise yetkililerden yanıt alamadıklarını vurguladı.

“Biden’ın Adalet Bakanlığı’nda temel, çok temel bir şeyler yanlış” başlığını kullanan Ryan, Trump döneminde atılan adımların yeni başkan tarafından durdurulmak bir yana, daha da “genişletildiğini” ve bu durum nedeniyle medyanın “yetkilileri denetleme yeteneğinin tehlikeye atıldığını” belirtti.

ABD Adalet Bakanlığı son günlerdeki tepkiler üzerine, gizli bilgilerin sızması konusunda gazetecilerin özel iletişim kayıtlarını bundan böyle edinmeye çalışmayacağını taahhüt etse de, aynı söz daha önce çiğnendiği için medya kuruluşları teyakkuzda. Ryan, yazısında şu ifadeleri kullandı:

  • ABD tarihi boyunca hükûmetin faaliyetlerine ışık tutmaya çalışan haber kuruluşlarıyla, gizliliği korumaya çabalayan yetkililer arasında kaçınılmaz bazı anlaşmazlıklar doğmuştur. Toplum olarak bu tür gerilimlere alışığız. Çoğunlukla bu süreç, demokrasimizin sağlığı için yapıcı ve iyidir.
  • Ancak Trump dönemi Adalet Bakanlığı’nın başlattığı, Biden döneminde daha da inatla sürdürüldüğü anlaşılan menfur faaliyetler, siyasi eğilimleri ne olursa olsun tüm Amerikalılar’ı kaygılandırmalıdır.
  • Başkan’ın sözleriyle Adalet Bakanlığı’nın icraatı arasındaki tutarsızlık, görevden ayrılan Trump dönemi bakanlığı ile göreve gelen Biden dönemi bakanlığının eylemleri konusunda tam bir şeffaflık ve hesap verebilirliği gerekli kılmaktadır. Bu durumun eksiksiz bir muhasebesi yapılmalı ve Amerikan kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.
Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gazetecilere yönelik bağımsız bir dijital platform olan Journo; medyanın gelir modellerine, yeni haber üretim teknolojilerine ve medya çalışanlarının yaşamına odaklanıyor, sürdürülebilir bir sektör için çözümler öneriyor.

E-Posta Aboneliği