Söyleşi

Clubhouse: Sosyal medyada devrim mi, geçici bir heves mi?

Ayın medya olaylarını tartıştığımız J Raporu’nun bu bölümünü Clubhouse’a ayırdık. Sesli sosyal medya kalıcı olacak mı? Yoksa Clubhouse da geçici bir heves mi? Tüm bunlar gazetecilik ve medya için ne anlama geliyor? Emre Kızılkaya, Orhan Şener ve Mustafa Kuleli tartıştı. Bu sohbete 7 Şubat pazar günü Clubhouse’da devam edeceğiz. Siz de katılın.

J Raporu’nun bu bölümünde özetle ne dedik?

Mustafa Kuleli: “Yüz çiçek açsın bin fikir yarışsın. Clubhouse sağlıklı bir kamusal tartışma için şu an Twitter’dan daha uygun bir mecra. Söyleyecek sözü olanlar için bir vaha. İçeriksiz odaların zaman içinde sönümleneceğini düşünüyorum.”

Orhan Şener: “Clubhouse sosyal medya ile sesi buluşturarak bir kapı açtı. Özellikle dikey uzmanlıklar ve gazetecilik için büyük potansiyel barındırıyor ama radikal grupların örgütlenmesi ve kötücül söylemlerin yayılması gibi birçok riski de barındırıyor.”

Emre Kızılkaya: “Clubhouse, inovasyondan ziyade, zekice bir ürün ve pazarlama stratejisi ile Silikon Vadisi’nin büyük sermayesi sayesinde böyle hızlı büyüdü. Ticari başarı potansiyeli barındırsa da, kamu yararına ne ölçüde hizmet edeceğini söylemek için erken.”

7 Şubat saat 21.00’deki Clubhouse sohbetine davet

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – J RAPORU’NUN TÜM BÖLÜMLERİ

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği