GAZETECİLİK

Gazeteci Alican Uludağ: Cumhurbaşkanını eleştiremeyeceksek neden gazetecilik yapıyoruz?

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ “cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiasıyla tutuklandı. Savunmasında 18 yıldır adliye muhabirliği yaptığını söyleyen Uludağ, “Cumhurbaşkanını eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz?” dedi.

Gazeteci Alican Uludağ’ın savunmasının tam metnini yayınlıyoruz…

Avrupa’da basın özgürlüğüne yönelik ihlalleri izleyen Media Freedom Rapid Response (MFRR) konsorsiyumu, 2025 yılına ilişkin hak ihlalleri raporunu dün yayınlamıştı.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF) ve Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) içinde yer aldığı platformun verilerine göre, 2025 yılında 36 Avrupa ülkesinde toplam bin 481 basın özgürlüğü ihlali kaydedildi. Bu ihlaller 2 bin 377 gazeteci ve medya kuruluşunu etkiledi.

Raporun Türkiye bölümünde gazetecilere yönelik 137 ihlal ve 259 mağduriyet yer aldı.

Rapor, Türkiye’de basın özgürlüğünü “derinleşmiş yapısal sorunlar” çerçevesinde ele alıyor ve baskının münferit olaylardan ziyade sistematik bir karakter taşıdığını ifade ediyor. Hukuki mekanizmaların gazetecilik faaliyetini sınırlamak için düzenli biçimde kullanıldığı vurgulanıyor.

Journo’nun rapora ilişkin haberine buradan ulaşılabilir:

Basın raporu: Türkiye’de yasalar medya üzerinde sistematik baskı aracına dönüştü.

Avrupa’da basın özgürlüğüne yönelik ihlalleri izleyen Media Freedom Rapid Response (MFRR) konsorsiyumu, 2025 yılına ilişkin hak ihlalleri raporunu yayımlamasından iki gün sonra Türkiye’de bir gazeteci daha tutuklandı.

Raporda Türkiye’de hukuki mekanizmaların gazetecilik faaliyetini sınırlamak için düzenli biçimde kullanıldığı vurgulanmıştı.

Gazeteci Alican Uludağ  “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçlamasıyla tutuklandı.*

Türk Ceza Kanunu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen 299’uncu maddesinde Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işleyenler için bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Suçun alenen işlenmesi halinde ise verilecek cezanın altıda bir oranında artırılacağı belirtiliyor.

Dün Ankara’da gözaltına alınıp, İstanbul’a götürülen ve bugün tutuklanan Alican Uludağ savunmasında “18 yıldır gazetecilik yapıyorum, bu ülkede Cumhurbaşkanını eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda Adalet Mülkün Temelidir yazıyor. Neden Anayasa var, Basın Kanununda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır, suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktur bu soruşturmanın, Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var, tutuklayalım susturalım diye yapılıyor” dedi.

Alican Uludağ’ın savunmasının tam metni şöyle:

“18 yıldır adli muhabirliği yapıyorum. Kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birsisiyim çocuklarımın göz yaşlarını arkada bırakıp buraya getirildim. Savcının iddianamesindeki her şey tamamıyla eleştiri. Suç unsuru yok. Bugüne kadar hakkımda bir şikâyette de bulunmadı. Bugün neden buraya getirildim bunu anlamak istiyorum. Temel mesele bu paylaşımlar değil. Cumhurbaşkanına şikayet yok.

Gazetecilik sınırlarında işimi yaptım. Bunu anlatmak istiyorum, buradaki temel mesele bu paylaşımlarım değil, aylar öncesinde ya paylaşımlarda bir soruşturma ya da cumhurbaşkanına şikayet yok, bugüne kadar tutuklatamadılar, gazetecilik sınırlarında işini yaptığından yapamadık, mecburen bu paylaşımlara ilişkin işlem yapıyoruz dediler, Ankara’da Akın Gürlek’e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor, benzer birçok operasyona karşı yorumlarını ve eleştirilerini dile getireceği için Alican’ı uzaklaştırmamız lazım Ankara’dan denilerek bu dosya uyduruldu, nesnel bir şekilde tutuklama talebi okunursa ne cumhurbaşkanının şahsına ne de makamına yönelik bir küfür vardır, yargı muhabirinin eleştirileri vardır, bu ülke demokratik bir hukuk devletidir, biz bu ülkenin yargısını yargı mensuplarını Cumhurbaşkanını eleştiremeyeceksek o zaman neden gazetecilik yapıyoruz, ben yargı muhabirliğine 2010 yılında Fethullahçıların kol gezdiği sırada başladım, yaptığım haberlerden dolayı idamlıksın dediler bana, dönemler değişti hiçbir Adalet Bakanının ya da başsavcının sorumluluğu alanına girmedim, gerçek bir şekilde yazıyorsam her şeyi bu suç olarak görülemez, kaçma ve delil karartma şüphem yoktur, ben şu anda Deutschewelle’de çalışıyorum, vizem bile yoktur benim, imkanım olmasına rağmen Alman Büyükelçiliğinde etkisi olabilir benim çalıştığım yerle ilgili, bugüne kadar benim hakkımda onlarca soruşturma açıldı hangi birine gitmedim, hangisinden yakalama kararı çıkarıldı…

Attığım tweetleri mi karartacağım, emniyette ya da savcılığa teslim edilen telefondaki alıp çalıp delil mi karartacağım, delil karartma ihtimali sıfırdır, buraya gönderilme amacım kaçırılırcasına adeta burada saklanarak içeri kadar sokulmam ben adi bir suçlu değilim.18 yıldır gazetecilik yapıyorum, bu ülkede Cumhurbaşkanını eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda Adalet Mülkün Temelidir yazıyor. Neden Anayasa var, Basın Kanununda eleştiri doğrudan korunmuş durumdadır, suç işlendiği iddiasıyla ilgisi yoktur bu soruşturmanın, Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var, tutuklayalım susturalım diye yapılıyor, 2 çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın yaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım çünkü ben suç işlemedim, takdir sizindir, vicdanınızındır, geride 2 çocuğunu bırakmış bir baba olarak bu zulme ortak olmayın, cesaretli olun, bugüne kadar kimsenin karşısında önümü ilikleyerek gazetecilik yapmadım, tutuklamak çok kolaydır, hiçbir önemi yoktur, biraz vicdan ve hukuk diyorum, savunmama ekleyecek başkaca bir hususum yoktur, savunmam bundan ibarettir.”

Etiketler

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gazetecilere yönelik bağımsız bir dijital platform olan Journo; medyanın gelir modellerine, yeni haber üretim teknolojilerine ve medya çalışanlarının yaşamına odaklanıyor, sürdürülebilir bir sektör için çözümler öneriyor.

ÖNE ÇIKANLAR