Haber

‘Artık intihar haberi yazmak istemiyoruz’ diyerek yayını durdurdular

Ajans Balıklıgöl Genel Yayın Yönetmeni Ali Güzel

Şanlıurfa merkezli yayın yapan Ajans Balıklıgöl, “Biz artık intihar haberleri yazmak istemiyoruz” başlığıyla yayımladığı bildirinin ardından bir günlüğüne yayınına ara verdi. Sitenin Genel Yayın Yönetmeni Ali Güzel’e neden böyle bir karar aldıklarını sorduk. Son bir ayda en az 15 kişinin hayatına son verdiği Urfa’dan bir başka gazeteci olan Hüseyin Özkan ile bu intiharların nedenini konuştuk. İletişim akademisyeni Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu ise gazetecilerin intiharları nasıl haberleştirmesi gerektiğini anlattı.

“Şanlıurfa’da artan intihar vakalarına dikkat çekmek amacıyla yayınımıza bir günlük ara veriyoruz. Biz gazeteciler olarak artık intihar haberleri yazmak istemiyoruz. Bu yüzden 24 saat geçerli yayın durdurma kararımızı anlayışla karşılamanızı umuyor, siz değerli okuyucularımızdan özür diliyoruz. Aldığımız bu karar, intihar vakalarını durdurmak için elbette yeterli değil. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi ‘artık intihar haberleri yazmak istemiyoruz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

“Şanlıurfa’dan güncel haberler” sloganıyla yayın yapan Ajans Balıklıgöl internet sitesi, 18 Mayıs’ta yayımladığı duyuruda, böyle diyordu. Sitedeki haber yayınını bir günlüğüne durduran Ajans Balıklıgöl, sosyal medya hesaplarından ise 24 saat boyunca sadece kentteki önemli gelişmeleri aktardı. Ajans Balıklıgöl Genel Yayın Yönetmeni Ali Güzel’e bu kararın nedenini sorduk. Şu yanıtı verdi:

  • Şanlıurfa’da son günlerde intihar vakaları arttı. Herkes kör, sağır, dilsiz. Konuya dikkat çekmek amacıyla, bir günlük yayın durdurma kararı aldık. “Artık intihar haberleri yazmak istemiyoruz” diye. Son bir ayda 15’e yakın intihar vakasını yazdık. Bayramda üst üste beş altı intihar vakası yaşandı. İntihar haberleri yazmaktan psikolojimiz bozuldu basın olarak. Ekonomik ve ailevi nedenlerle intiharlar oluyor. Esnaf ve gençlerde intihar vakaları yükseldi. İşsizlik en önemli etkenlerden biri. Bankadan kredi alamayanlar tefecilere düşüyor.

‘İntihar haberi yazmaktan psikolojimiz bozuldu’

Urfa Pusula Haber Sitesi İmtiyaz Sahibi Hüseyin Özkan da kentte artan intihar vakalarının başlıca sebeplerinin, “işsizlik ve ekonomik nedenler” ile “aile içi şiddet” olduğunu vurguluyor. Özkan şöyle diyor:

  • İntiharlar çevremizde olduğu için etkileniyoruz. Bizleri de etkiliyor. Bazen günde iki üç intihar haberi oluyor. Hiç istemediği hâlde yaşanan evlilikler de intihar sebeplerinden biri. Yerelde detaylar verilince haber atlattığını düşünen gazeteciler var. Bazen fotoğraflar ve video görüntüleri de kullanılıyor. Yerelde gazeteciler bu konuda çok bilinçli değil. Eğitim almaları gerekiyor.
  • İntihar olaylarının artışıyla beraber biz de kendimize soruyoruz. Haberleri nasıl vermeliyiz? Haberleri verirken özendirici ve teşvik edici dilden uzak duruyoruz. Hiç vermemeyi doğru bulmuyorum. Farkına varılması, nedenlerinin araştırılması adına haberlerin verilmesi taraftarıyım.

Güzel de, intihar haberlerini yazarken özendirici olmamasına dikkat ettiklerini vurguluyor ve şunu ekliyor:

  • Bazen avukatları ve psikologları arıyorum. Haberleri nasıl yazabilirim diye danışıyorum. İntiharların nedenlerini yazıyoruz. Meslektaşlarımızla bu konuda bir toplantı yaptık. Yazsak mı yazmasak mı diye. Bir yandan da örtbas ediyor durumuna düşmemek adına yazmaya karar verdik.
  • İntihar haberlerini yazarken psikolojik olarak etkileniyorum. Bir esnaf intihar etmişti geçenlerde. Ailesini düşündüm. Bu acıyı hangi kelimelerle tarif edebilirim diyorum. Araştırma komisyonu kurulmalı. İntihar vakaları araştırılmalı. Ancak bu şekilde intiharların önüne geçmek mümkün olur.

İntiharlar nasıl haberleştirilmeli?

İntihar haberlerinin nasıl yazılması gerektiği konusunda görüşlerine başvurduğumuz Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu şunları söylüyor:

  • İntihar, toplum üzerinde yıkıcı ve genellikle uzun vadeli etkiye sahip karmaşık bir olgu. İntihar ölümlerinin medyada temsil ediliş biçiminin toplumdaki intihar davranışını etkileyebileceğini ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışma var. Bazı bireyler ve gruplar, intihar düşüncesi yaşayan insanlar da dâhil olmak üzere “intihar” etkisine karşı özellikle savunmasız olabilir. İntihar haberleri gazetenin ön sayfasında yer almamalı, haber başlığında “intihar” sözcüğü, fotoğraf veya dramatik görsel kullanılmamalı, özellikle de ünlülerin intiharları haberleştirilirken özel dikkat gösterilmeli.
  • İntihar haberi sansasyonelleştirmeden, yaftalamadan (kurbanın ulusu, dili, dini, cinsel yönelimi belirtilmeden), intihar yöntemini veya intiharı nedenine odaklanmadan (örneğin “majör depresyon hastasıydı, kendini astı” gibi ifadelerden kaçınarak) hazırlanmalı. İntihar oranlarındaki potansiyel artış hakkında spekülatif yorumlar ve tahminler yapmaktan kaçınılmalı, çünkü bunlar konuyu aşırı basitleştirmenin ve sansasyonelleştirmenin ötesine gitmez.
Yasemin İnceoğlu
  • Özellikle endişe verici olan, medyada gördüklerinden ve duyduklarından etkilenme olasılığı daha yüksek olan ve intihar haberlerinde orantısız bir şekilde yer alan gençler üzerine bıraktığı etkidir. Medyanın gereksiz bir biçimde intihar davranışına odaklanması “taklit intihar” riskini arttırma riski taşır.
  • Medya, intihar düşüncesi ve zor koşullar ile nasıl başa çıkılacağına ve intiharın önlenmesi konusunda neler yapılabileceğine dair çözüm önerilerinin sunulmasına aracılık edebilir. Ayrıca intiharın küresel doğası hakkında —küresel bir halk endişesi olduğu yönünde— bir açıklamanın da eklenmesi yararlı olabilir.

İntihar haberi yaparken sorulacak 4 soru

İnceoğlu’na göre bir gazeteci intiharla ilgili haberi yaparken şu soruları kendine sorulmalı:

  1. İntihardan etkilenen kesime verilecek zararı asgariye indirdim mi?
  2. Gereksiz ayrıntı ve intihar yöntemini aktarmadan gerçeği yansıtabildim mi?
  3. Haberin dili ve tonlamasını dikkatlice kullanabildim mi?
  4. Haberde zararlı içerik, yaftalama ve kalıp yargılardan imtina ettim mi?

İntiharlar hakkında 5 yanlış inanış

Bu sorulara olumlu yanıt veren gazetecinin haberi etik biçimde yaptığını belirten İnceoğlu, medyanın, “intihar ile ilgileri mitleri değiştirmede önemli rol oynadığını” da vurguluyor. İntihara dair temelsiz inanışlara dair verdiği örnekler ise şöyle:

  • İntihar hakkında konuşmak, insanları kendilerini öldürmeye özendirir. (Yanlış)
  • Kendilerini öldürmekten bahseden ya da kasıtlı olarak kendilerine zarar veren insanlar, kendilerini öldürmez. (Yanlış)
  • Kendilerini öldüren birçok insan, hayatın yaşamaya değmeyeceğine dair ipuçları bırakır. (Yanlış)
  • İntihara eğilimli insanlar ölmek ister. (Yanlış)
  • Araştırmalar, kendilerini öldürmek için ciddi bir girişimde bulunan çoğu insanın gerçekten ölmek değil, sahip oldukları hayatı değiştirmek istediklerini ortaya koymaktadır. (Yanlış)

“Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve çeşitli kuruluşlar, intihar haberleri medya için birtakım öneriler geliştirdiler; doğru, olgusal, adil, kanıta dayalı ve sansasyonel olmayan haberler özellikle intihar konusunda büyük öneme sahiptir” diye ekliyor İnceoğlu.

İntiharları haberleştirirken DSÖ rehberlerinin yanı sıra Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi‘ne de geçen yıl bu konuda yayımladığımız bir başka içerikte dikkat çekmiştik.

Cihat Öztürk

Cihat Öztürk

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Gaziantep Telgraf Gazetesinde çalışıyor. TGS ve TSYD üyesi.

E-Posta Aboneliği