Haber

Kadın gazeteciler tacize karşı mekanizma öneriyor

“Mesleğimin ilk yıllarında kendimden yaşça çok büyük ve üst pozisyondaki birinin tacizine uğradım. Bu kişi ‘Bana borcu var,’ diyerek muhasebeden maaşımı aldı. Daha sonra ‘Paranı hiç sormuyorsun, almaya niyetin yok mu?’, ‘Bize bir yemek ısmarlarsın artık,’ şeklinde söylemlerde bulundu. Birkaç kişi gidilen yemek sonrasında benden biraz daha kalmamı isteyerek ‘Ben seni seviyorum; bankada param var,’ dedi ve öpmeye çalıştı. Tepki gösterdim, reddettim. Adam daha sonra MSN vs. üzerinden yazmaya devam etti. Bu durum yönetim kuruluna aktarılmasına rağmen dikkate alınmadı. Üstü kapatıldı. İki ay içinde işten ayrıldım. Yönetimle yaşadığım bir problem nedeniyle işten ayrılıyormuşum gibi aktarıldı.”

Bu sözler, Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın yürüttüğü ‘deneyim paylaşım grubu’na katılan 27 gazeteci kadından birine ait.

TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu, “Gazeteci Kadınlara Yönelik Cinsiyet Ayrımcılığı ve Şiddet Araştırması” raporunu 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arifesinde bir basın toplantısıyla açıkladı.

Gülfem Karataş’ın organize ettiği çalışma kapsamında, Psikolog Beyza Bilal oturumlarda katılımcılara, çalıştıkları alanda ve kurumlarda yaşadıkları şiddet ve ayrımcılık deneyimleri ile bunlarla başa çıkma yollarını anlamayı amaçlayan sorular sordu. Gazeteci kadınların toplantılarda paylaştığı çarpıcı örnekler de oturumlarda aktarıldı. Örneğin bir muhabir habere giderken koruyucu olduğunu düşündüğü için evlilik alyansını taktığını belirtti. Bir editör haber kaynağının sözlü tacizi nedeniyle telefonuna engel koymak zorunda kaldığını anlattı. Bir başka muhabir ise haber kaynağının yakını tarafından tehdit edildiği ve sözlü tacize maruz kaldığı için telefonda erkek meslektaşını konuşturduğunu dile getirdi.

Tacizci erkeklerin “kariyerlerinin hafifçe zarar gördüğünü” ama taciz mağduru kadınların işten ayrılmak zorunda bırakıldıkları raporda aktarıldı.

Oturuma katılan iki katılımcının bu konuda aktardıkları deneyimler şöyle:

“Başka bir meslektaşım stajyer olarak yer aldığı şirkette kendinden yaşça büyük ve iş konumu olarak yüksekte olan bir erkek tarafından ‘Seninle konuşmak istiyorum,’ denilerek farklı bir yere çağrılıyor ve orada taciz ediliyor sonrasında şirketten ayrıldı.”

“Genel müdür kadın sekreteri ofis boşaldıktan sonra sıkıştırarak taciz ediyor. ‘Sesini çıkartırsan sen bilirsin’ şeklinde tehdit ediyor. Kadın işten ayrılıyor.”

Çözüm önerileri

Cinsel tacizin yanı sıra fiziksel, ekonomik ve dijital şiddet ile ayrımcılığa da maruz kaldıklarını aktaran kadınlar çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

  • Gazetecilik alanında şiddet ve ayrımcılıkla ilgili tarifli başvuru mekanizmaları olması, böylece bir gazeteci şiddet ve ayrımcılıkla karşılaştığında destek alabileceği, güçlenebileceği ve şiddet uygulayan kişiye yaptırım-özeleştiri sürecinin işletilebileceği mekanizmanın varlığının şiddet ve ayrımcılığa karşı önleyici ve koruyucu olması,
  • Kurum içinde çalışan sayısında cinsiyet çeşitliliğinin sağlanması için kota uygulamasının getirilmesi,
  • Kadın bakış açısı ile çalışan sayısının arttırılması ve kadın bakış açısının yaygınlaştırılması,
  • Karar alma mekanizmalarında kadın ve kadın bakış açısı ile çalışan yöneticilerin olması,
  • Cinsiyetçiliğin olmaması için eşit işe eşit ücret uygulanması,
  • Kadın emeğinin erkek emeği gibi görünür hale gelmesi,
  • Şiddet haberlerinin cinsiyet bakış açısı olan kişilere danışılması,
  • Natrans kadın ve LGBTİ+ gazeteciler arasında dayanışma ağlarının kurulması.
  • Örgütlü olabilmenin önemine vurgu yapan katılımcılardan biri “Herhangi bir şiddet durumda yalnız olmadığımızı hissettiğimizde baş edebileceğimizi de hissediyoruz” dedi.

13 editör, dört sayfa sekreteri, iki muhabir, iki grafiker, bir yurt haberler şefi ve bir yazı işleri müdürünün deneyimlerinin anonim olarak aktarıldığı raporun tam metnini TGS sitesinden okuyabilirsiniz.

Journo

Journo

Yeni nesil gazetecilik sitesi