Görüş

Bu ekipte kodlama bilmeyen gazeteci yok: Journalism++

Jounalism++ ofisi 'Zoo People' denilen kollektif bir çalışma ortamında.

Journalism++ ekibine göre veri ve yazılıma dayanan yeni yöntemlerle gazeteciler artık çok daha farklı araştırmacı gazetecilik örnekleri sergileyebiliyor.

Gazeteciler Sendikası ve Journo tarafından yürütülen İsveç Başkosolosluğu destekli Freemedia projesi kapsamında dört kişilik bir grup Stockholm’deydik. ‘Yeni Medya ve Haber Odalarında Yeni Ekonomik Modeller’ başlıklı program çerçevesinde İsveç’in önde gelen dijital haber merkezlerini ziyaret etme fırsatı bulduk. Biz, Türkiye’de hâlâ ifade özgürlüğü meselesiyle cebelleşirken, dünyanın başka yerlerinde gazeteciliğin tanımının büyük ölçüde geliştirildiğine tanık olduk.

Bilişim devriminin gerçekleşmesi ve teknolojinin her gün hızla değişmesiyle yurtiçinin yanı sıra uluslararası gazetecilik programlarının artmaya başlaması kuşkusuz mesleki açıdan ufuk açıcı. Ziyaretlerimiz boyunca en gözde haber merkezimden bahsetmeden önce, haber merkezlerinin dijitalleşmesi sürecinde mesleğimizi robotların da yapabileceği fikri beni hep rahatsız etti. Böyle bir gerçek var o ayrı, ancak ben bunu pek savunamıyorum. Bunun yerine gazeteciler bilişim devriminin olanaklarından etkin bir şekilde yararlanarak, veri toplama, analiz etme, yazılım ve kodlama gibi yeni yöntemlerle bir robotun yapabileceği her şeyi yapabilir, artı olarak hikâyesini de kurabilir.

Jounalism++ ekibi ‘teknoloji manyağı’

Konuya doğrudan bu düşünceden girme nedenim, programımızın 3. günü ziyaret ettiğimiz, en gözde haber merkezim Jounalism++ oldu. Kendilerinin de dediği gibi tam bir ‘teknoloji manyağı’ olan bu ekip, otomasyonun gazeteciliğinin yerini alabileceği düşüncesini sıcak bakmıyor. Bunun yerine, teknolojinin gazeteciğilin tanımının büyük ölçüde geliştirilebileceğine, insanların hikâye anlatmada en iyisi olabileceğine inanıyor. Hem bu düşüncemi destekledikleri için hem de teknolojiye ayak uydurma konusunda yetersiz bir gazeteci olarak beni gazladıkları için, neredeyse robot kadar donanımlı bir ekipten oluşan Jounalism++‘tan biraz bahsetmek istiyorum.

Jounalism++ ofisi şehir merkezinin yakınında Grindsgatan’da. Ofisleri ‘Zoo People’ denilen kollektif bir çalışma ortamında. ‘Zoo People’ çatısı altında gazetecilik faaliyeti yürüten Jounalism++ ekibinin yanı sıra, birçok sinemacı, müzisyen, grafik tasarımcı, web tasarımıcı ve senarist de işlerini burada yürütüyor ve işbirliği yapıyor.

Dört yıl önce kurulan Jounalism++ ekibi altı kişiden oluşuyor. İki kişi Portakiz’in Porto şehrinde çalışıyor, geriye kalan dört kişi ise Stockholm’de.

Kodlama bilen bir haber odası

Tam anlamıyla veri gazeteciliği yapılan bir haber merkezinde olduğumuz için konumuz tabii ki ‘veri gazeteciliği’ oldu. Yuvarlak masa etrafında, Jens Finnäs ve Leonard Wallentin’den tecrübelerini ve çalışma şekillerini öğreniyoruz. Öncelikle, altını renkli kalemlerle çizmek gerek (kendi eksikliğimin de verdiği duyguyla) Jounalism++ ekibinde kodlama bilmeyen gazeteci yok. Jounalism++’ın kullandığı platform ‘GitHub’. Bu platform, dünya çapında açık kaynaklı projeler tarafından tercih edilen en populer depolama servisi. Nitekim, Jounalism++’ın da önceliklerinden biri açık kaynak kullanmak. Projelerde açık kaynak kullanmanın kod tabanlı çalışan gazetecilerin işini daha da kolaylaştırdığı, haberi daha hızlı ve doğru şekilde ortaya çıkardığı söyleniyor. Örneğin Journalism++ 2015 ve 2016 yılında Open Knowlegde International’ın Yıllık Açık Veri Endeksindeki verileriden elde edilen önemli noktaları ve bilgileri vurgulamak için infografikler hazırlamış.

Bu infografikleri hazırlarken kullandıkları araçlar ise, bir grafik düzenleme yazılımı olan Inkscape, grafiklerdeki rakamları oluşturmak için açık kaynaklı matematik yazılımı LibreOffice Calc ve veri analizi yapan csvkit.

Birkaç satır kodla, saatler süren iş saniyeler sürüyor

Son olarak bizleri ofislerinde ağarlayan Finnäs ve Wallentin’in ortaklaşa hazırladığı, istatistikçi Måns Magnusson tarafından da geliştirilen Newsworthly adında bir yazılımdan kısaca bahsetmek istiyorum. Büyük miktarda istatistiksel veride habercilik yapan bir haber servisi olan Newsworthly, Finnas ve Wallentin’in dediğine göre, gazetecilik yapmanın en yeni ve en otomatik yolu. Google Digital News Initiative, Vinnova, Avrupa Komisyonu ve InternetFonden tarafından finanse edilen Newsworthly haber servisi işsizlik, hava durumu, suç oranları gibi konularda her ay kullanıcılarına veri içeren yüzlerce basın bülteni üretiyor. Tüm bunları yaparken de araç olarak Python adında bir programla dili kullanıyorlar. Bu kod sayesinde, geleneksel gazetecilerin saatlerce uğraştığı bir işi saniyeler içinde bitirdiklerini söylüyor.

Bir mühendislik şirketi gibi çalışan Journalism++’ın modern teknoloji sayesinde gazeteciliğin tanımını yeniden geliştirdiğini gösteren örneklere websitelerindeki ‘work‘ bölümünden ulaşabilirsiniz.

Ne yapmalıyız?

4 günlük ziyaretimiz sonrası, Journalism++ örneğinden yola çıkarak ‘ne yapmalıyız?’ sorusu aklımda kaldı. Öncelikle kendi açımdan söyleyeyim, gelişen teknolojiyi ciddiye alma zamanı çoktan geldi. Anlaşılan yavaştan ben de ‘teknoloji manyağı’ olmaya çalışacağım. Mesela en basit kodlama programlarını öğrenmeye başlayarak ilk adımı atabilirim. Şöyle bir gerçeği de biliyoruz; dünyada hakikatin, doğruların yok olduğu, manipüle edildiği bir dönemdeyiz. Bu yüzden haberimizi oluştururken sadece bir arama motoru veya bir word dosyası kullanarak öncellikle kendimizi kandırmayalım.

Zeynep Yüncüler

Zeynep Yüncüler

Lisans eğitimini İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya ve İletişim bölümünde tamamlandı. Gazeteciliğe 2013 yılında Milliyet gazetesi haber istihbarat bölümünde başladı. Ardından Artı 1 TV ve BirGün gazetesinde çalıştı. Gündem ve politika alanında altı belgesel hazırladı. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) 2016 yılı Başarı Ödülleri'nde röportaj dalında ödüle layık görüldü.