Görüş

Mülteci haberi yaparken dikkat etmemiz gereken beş şey

Halep'ten İstanbul Süleymaniye'ye gelmiş Suriyeli Kürt mülteciler. (Fotoğraf: Sebastian Liste/NOOR)

Suriye’de 2011’de başlayan iç savaştan bu yana Türkiye’ye 3 milyon 600 binden fazla Suriyeli mülteci göç etti. Toplumun hazırlıksız yakalandığı bu süreçte, devletin Suriyelilere karşı açık kapı politikası güderken bu kadar büyük oranda bir göç beklememesi, kitlesel bir göçe hazırlık sürecinin çok kısa olması, göçmenler için yeterli kaynak ve politikaların tam anlamıyla oluşturulamamış olması, Suriyeli mültecilerle Türkiye toplumu arasındaki kültürel farklar, dil farkları, vs. nedeniyle zamanla toplumda Suriyelilere karşı büyük bir önyargı ve tepki oluştu.

Bu tepkide medyanın kullandığı dilin ve medyada çıkan haberlerin de büyük etkisi olduğunu söyleyebiliriz. “Suriyeliler hastanede sıra beklemiyor”, “Suriyeliler çalışmadan devletten maaş alıyor” gibi söylentilerin haber sütunlarına taşınması, toplumsal tepkiyi daha da artırdı. Suriyelilere karşı kullanılan belirli klişeler, toplumsal algıyı neredeyse tamamen değiştirip herkesin kafasında ‘öğrenilmiş bir gerçekliğe’ dönüştü.

Mülteci krizinin 2015’te ivme yapması ve Avrupa’ya doğru yönelmesiyle sadece Türk medyasında değil, yabancı medyada da mülteciler hakkında yayımlanan yanlı ve yanlış habelerde büyük bir artış görüldü. Uluslararası basın kuruluşları “Suriyelilere göçmen mi demeliyiz, mülteci mi demeliyiz” gibi kısır tartışmalarla uğraşırken, Macaristan’da mülteci tekmeleyen televizyon muhabirinin görüntüleri gibi ibretlik görüntüler de zihinlere kazındı. Oysa biz gazetecilerin, Suriyeli mülteciler ve genel olarak tüm mülteciler hakkında haber yaparken öncelikle gazeteciliğin genel kurallarını unutmamamız gerekiyor.

Peki, mülteci ve göçmen haberlerinde öncelikle nelere dikkat etmemiz gerekir? İşte size beş maddelik bir liste:

1- Marjinalize etme

Mültecilerle ilgili haber yaparken ötekileştirici bir dil kullanmayın, özellikle Suriyeli mültecilerin savaştan kaçıp yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmış insanlar olduğunu ve insani kriz koşullarında hayatta kalmaya çalıştıklarını unutmayın.

2- Varsayımda bulunma

Genellemelerden kaçının, örneğin Suriyeli göçmenlerin hepsinin Esad rejiminden kaçtığı varsayımında bulunmayın, çünkü içlerinde El Nusra ve IŞİD gibi ektremist cihatçı örgütlerden kaçmış olanlar da olabilir.

3- Kurbanlaştırma

Mültecileri sürekli acınacak, tek tip bir güruh insan gibi göstermeyin, aralarında başarı hikâyeleri olanlar, yeni bir hayat kurma amaçlarına ulaşmış olanlar mutlaka vardır. Suriye’deki iç savaştan kaçıp İstanbul’a gelen ve bir lokantada bulaşıkçı olarak çalışmaya başladıktan sonra İstanbul’da kendi lokanta zincirini kuran Muhammed Nizar Bitar’ın hikâyesi gibi…

4- Mahremiyete saygı göster

Mültecilerle konuşmadan, onların fotoğrafını çekmeden önce mutlaka izin alın. Görüntülerinin medyada çıkacağını net olarak anlatın. Baskıcı bir rejimden kaçıyorlarsa korkuyor olabilirler ya da geride bıraktıkları akrabaları olabilir ve bu yüzden fotoğraflarının ya da görüntülerinin medyada çıkmasını istemeyebilirler. Ayrıca konuşurken kibar ve hassas olun, karşınızdaki insanların çoğunun travma yaşadığını unutmayın.

5- Klişelerden uzak dur

Klişeler hem yaratıcılığı hem okurun/izleyicinin ilgisini öldürür, hem de gazeteciyi yanılgıya düşürür. Örneğin, Suriyeli mültecilerin hep eğitimsiz, kültürsüz ve sosyo-ekonomik olarak dar gelirli kesimden geldiği klişesini yıkacak haberlere de yer verin. Örneğin, “Fatih’teki Küçük Şam” haberinde Suriyeli mültecilerin açtığı bir cafe’den sokağa taşan caz tınılarının anlatılması gibi… 

İpek Yezdani

İpek Yezdani

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü mezunu. İngiliz Hükümeti’nin verdiği Chevening Bursu’nu kazanarak London City University’de uluslararası gazetecilik mastırı yaptı. Gazeteciliğe Cumhuriyet'te muhabir olarak başladı. Associated Press, BBC, Milliyet, TRT Türk, HDN ve Hürriyet'te çalıştı.
Yezdani, IŞİD tarafından kaçırılıp köleleştirilen Ezidi kadınlarla yaptığı röportajlarla TGC Gazetecilik Başarı Ödülü’ne layık görüldü.