Görüş

Murat Yetkin, Erdoğan’a soruları analiz etti: ‘Gazetecilik okullarında okutulsa yeri’

Murat Yetkin, Afrika gezisi dönüşünde davetli gazetecilerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uçakta sorduğu soruları analiz etti. “Bugün sizinle ileride gazetecilik okullarında, hatta belki siyaset ve hukuk fakültelerinde okutulsa yeri olacak bir ‘gazetecilik ne değildir’ tablosunu paylaşmak istiyorum. İstiyorum, çünkü bu tabloyla artık Türkiye’de gazeteciliğin çıtasının bir alt basamağa düşmek üzere olduğunu tahmin ediyorum” diyen Yetkin’in son yazısından bir bölümü aktarıyoruz:

1. soru: İkisi Fransız, biri İngiliz, üç eski sömürge ülkesini ziyaret ettiniz. Neler gözlemlediniz? Onlar Türkiye’ye nasıl bakıyor? Hem Senegal’de, hem Cezayir’de halk Fransa’ya tepkili… Fransa’dan hâlâ buraya ilişik diye bahsediyorlar. Gözlemlerinizi paylaşır mısınız?

Murat Yetkin’in yorumu: Meslektaşlarımın Cezayir’de, Senegal’de heyetten ayrılarak, turistik yerlere gidip Instagram’a düşman çatlatma fotoğrafları koymak yerine sokaklara dalıp halkın nabzını tutarak bu soruyu sorduğunu mu düşünüyorsunuz? Yanıtınız “evet” ise diyecek bir şeyim yok.

‘Ortada soru falan yok’

2. soru: İdlib’i sormak istiyorum. 2018’de İdlib’in gerginliği azaltma bölgesi olarak ilanından bugüne gerginlik azalacak gibi durmuyor. Son zamanlarda saldırılar arttı. Görünen o ki, Türkiye’ye basınç uygulayarak göç dalgası planlıyorlar. Sayın Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinden anladığımız kadarıyla, Türkiye’ye siyaseti dizayn etmeye yönelik şantaj… “Mülteci göndeririz, altından kalkamazsınız” gibi hükümeti zora düşürecek bir şantaj. İlk zamanlar söylediğiniz bir söz vardı; AB’nin de derdi olmaya başlar anlamında. Belli oradaki Suriyelilerle Türkiye siyasetini dizayn etmek adına adeta tehdit ediyorlar. Rusya da bunun içinde görünüyor.

Murat Yetkin’in yorumu: Siz de fark ettiniz değil mi? Ortada soru filan yok. Cumhurbaşkanına ne kadar çok bildiğini, araya CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adını sıkıştırarak göstermek istiyor gazeteci. Tahlilinden Kılıçdaroğlu’nun “dışarıdan” siyaseti “dizayn etme” tertibi içinde Rusya’nın da bulunduğu sonucu dahi çıkarılabilir. Ama vitesi fazla yükseltmiş olacak ki, Erdoğan’ın sık sık Avrupa Birliğine (AB) “Gönderirim, gelirler” çıkışlarını, Suriye’den bize mülteci gönderilmesi “şantajı” olarak tanımlamış.

3. soru: Koronavirüs hızla yayılıyor. Çin’de çok sayıda insan hayatını kaybetti. Çok sayıda insan etkilenmeye başladı. Bazı ülkeler tedbirler açıkladı. Türkiye, insanların dolaşımını sınırlandırmak, bazı noktalarda engellemek gibi büyük adımlar atar mı?

Murat Yetkin’in yorumu: Soru güncel. Sormak gerekli. Ama iş her ülke gibi Türkiye’nin atması zaten zorunlu olan adımlara, yani Erdoğan’ın kararına gelince “büyük” tanımını hak ediyor meslektaşımıza göre.

‘Soru gibi soru’ ancak 5. soruda geliyor

4. soru: Önceki gece Amerikan başkanı Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiniz. İki taraftan yapılan açıklamada Libya, İdlib ve Doğu Akdeniz konusunun konuşulduğu açıklandı. Bu kritik başlıklarda Ankara’nın mesajları ne oldu?

Murat Yetkin’in yorumu: Güncel konu. Trump’ın planına girmese de, sorulması gerekli. Neyse ki devamında asıl konuya dair bir soru da var.

5. soru: Beyaz Saray’ın “Yüzyılın Anlaşması” olarak nitelendirdiği barış planı, biz uçaktayken Trump tarafından duyuruldu. Bu plana Ankara’nın yaklaşımı nedir?

Murat Yetkin’in yorumu: Nihayet soru gibi bir soruyla karşılaşıyoruz. Erdoğan da zaten başlıkları belirleyen yanıtını bu soruya cevaben vermiş.

Yazının devamını ve diğer soruların analizini Yetkin Report‘ta okuyabilirsiniz.

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği