Haber

Çok dinlenen podcast nasıl yapılır? Medyapod zirvesinden notlar

Kaan Kural ve Orkun Çolakoğlu
Türkiye’nin ilk podcast ağlarından biri olan Medyapod, Friedrich Ebert Vakfı’nın katkılarıyla Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü’nün ev sahipliğinde iki günlük bir podcast zirvesi düzenledi. Kaan Kural, Nilay Örnek, Caner Eler ve Ünsal Ünlü’nün de aralarında bulunduğu tanınmış isimler, çok dinlenen podcast’lerin nasıl yapıldığından bu formattan gelir elde etme yöntemlerine kadar birçok konuda deneyimlerini paylaştılar.

“Podcast Summit 2019” başlıklı zirve 5-6 Mayıs 2019 tarihinde Kadir Has Üniversitesi’nin Cibali Salonu’nda düzenlendi. İki gün süren zirvede, genel olarak podcast’in durumu, gelir modelleri ve en çok dinlenen programların nasıl yapıldığı konuları ele alındı.

Zirvenin açılışında konuşan Medyapod Genel Yayın Yönetmeni İlkan Akgül, “Bir akşam, Tunca Öğreten ve Sarphan Uzunoğlu’nun WhatsApp grubuna eklemesi sonrasında başladığımız Medyapod’da şimdi yirminin üzerinde programa sahibiz” dedi.

Podcast zirvesinde öne çıkan mesajlar şöyle:

‘Gazeteciler ve yayıncılar Patreon’u bir iş kolu olarak görüyor’

“Podcast için gelir modelleri üretmek: Kitlesel fonlama yeterli mi?” başlıklı panelde Doç. Dr. Suncem Koçer ve öğretim üyesi Dr. Sarphan Uzunoğlu yer aldı. (Fotoğraf: Oğuz Bakır. Bu yazıdaki diğer fotoğraflar: Denizcan Akar)

Suncem Koçer: Bir projenin ki bu proje bir sosyal fayda yaratan eğitim projeleri de olabilir, çevrimiçi olarak gönüllü esasa dayalı şekilde fonlanmasıdır. Bir tanıtım teknolojisi olarak kitlesel fonlamanın başarılı örneklerinden biri de Can Candan’ın yönettiği “Benim Çocuğum” belgeselidir.

Sarphan Uzunoğlu: Türkiye’de kitlesel fonlama dediğimizde Patreon akıllara geliyor. Birçok gazeteci bu mecra üzerinden bir gelir modeli yaratıyor ve bunun sürdürülebilir olduğunu düşünüyor. Gazeteciler ve yayıncılar Patreon’u bir iş kolu olarak görüyor. Fakat onlarla organik bir bağ kurmadığınız sürece bu model çalışır bir model değil. Kitlesel fonlama kampanyasını kurarken ve mecraları seçerken bu kampanyayı yaptığınız kitleyi iyi seçmeniz lazım.

Çok dinlenenler: Nasıl Olunur? – Gazeteci Nilay Örnek

Podcast emek istiyor

Nilay Örnek: Tamamen meraktan podcast yapmaya başladım. Berk İmamoğlu’nun kendisini telefonla arayıp program teklifinde bulundu ve meslekler hakkındaki “Nasıl Olunur?” podcast’i böyle doğdu. Programa çağırdığım konuklarımın 4-5 kitabı var. Bir program için bazen haftada 7 kitap okuyorum. İnsanların dönüşlerinden çok memnunum. Şu an 13 bölüm diye konuştuk ve benim avantajlarımdan birisi de telifli çalışıyor olmam. Ben etkinlik posterinde yazan “Çok dinlenenler” yazısını görene dek ne kadar dinlendiğimi bilmiyordum. Podcast bir emek gerektiriyor.

Çok dinlenenler: Socrates

YouTube planlı, podcast özverili

Caner Eler, İnan Özdemir, Atahan Altınordu ve Buğra Balaban:  Farkettik ki dergi ritmi bir hayli yorucu oluyor. Bir sözlü tarih dosyası geliyor ve onun için çok çalışıyoruz. Bir yandan da YouTube işleri var yürüyen ve podcast’e biraz üvey evlat muamelesi yapmış olduk. Aslında podcast kaydederken daha rahat hissediyoruz, kamera süreci biraz daha stresli. Ama yoğunluk durumu işin içine girince, YouTube’un daha planlı, podcast’in biraz özverili olduğunu fark ediyoruz.

Aslında Podcast yaparken birinin bizi zorlamasına ihtiyaç duyuyoruz. Podcast için hesap vermemiz gereken biri olsa, kesin daha sık yapıyor olurduk. Dergi ve video hakkında sorumlularımız var ama podcast için de olabilirdi. Bir yandan hepimiz televizyon kökenliyiz. O yüzden de YouTube işine girmek daha kolay oldu. Baştan itibaren 360 derecelik bir platform olmak istiyorduk ama zihinsel olarak o kadar bölünmek zor.

Nitelikli iş yapmaktan vazgeçmek gerekmiyor. YouTube’da başka bir dünya var ama orada farklı açılımlarla çeşitliliği giderek farklı dünyalarla karşılaşıyorsun. Bazı markalar, dergiye (matbuya) bütçe ayırmıyorken dijitale ayırıyor ve bu iyi bir alan.

İnsanlar bir şeye değil, her şeye vakit ayırmak istiyor. Ama YouTube şu an çok revaçta, insanlar izliyor. Halbuki podcast öyle değil, bisiklete binerken de dinliyorsun mesela, her şeye imkan veriyor. Önü açık fakat ilgi o kadar yüksek değil. Podcast “Çok yapacağız” dediğimiz şeylerden biriydi. Potacast mesela öncülerden biri. Kendiliğinden bir şeyler oluyordu, kafede kayıt yapıyorduk. Podcast bu şehirde çok işe yarayacak bir şey, önü açılacak diye düşünüyoruz.

Çok dinlenenler: Potacast

Podcast başka bir mecranın yerini alacak diye bir şey yok

Kaan Kural: İlk başladığımızda podcast kültürünün ne olduğunu bilmiyorduk. İlk motivasyonumuz bize gelen sorulara toplu yanıt vermekti ve bir de mecra arayışımız vardı. Podcast bize de bir mecra sunmuş oldu.

Orkun Çolakoğlu: Radyo, podcast’e en yakın mecra fakat podcast’in kendine has bir samimiyeti var. Ben TV’de program yapıyorum fakat Potacast’e gelince TV’deki gibi konuşmuyoruz. Podcast’te bir sohbet havası var.

Kaan Kural: Bizim Orkun ile aramızda farklı bir uyum var. Yine de iş yükünden bazı dönemlerde bırakmayı düşündük. İletişim eksikliğinden değil iş yükündendi. Devam etme sebebi de Orkun ile yakaladığımız frekansı dinlemekten mutlu olan bir kitlenin hatrıydı. Prensiplerimizden ödün vermediğimiz ve dinleyicilerimizle aramızdaki ilişkiye zarar vermediği sürece sponsorluğa karşı değiliz. Podcast Türkiye toplumuna çok uygun bir mecra çünkü toplumumuzun zaman geçirme alışkanlıklarına uygun. Podcast sadece henüz yayılmış bir kültür değil. Baktığımızda zaten Türkiye’de köklü bir radyo dinleme kültürü de yoktu.

Orkun Çolakoğlu: Her ne kadar bir yayın yapıyor olsak da biz Potacast’de “Lan biz beş tane de küfür edelim ilgi çeker” gibi saiklerle yola çıkmıyoruz. Küfür var ama muhabbetin akışından geliyor. Cinsiyetçi küfürler etmiyoruz.

Kaan Kural: Podcast alternatif olabilir, başka bir mecranın yerini alacak diye bir şey yok. Ben güçlenerek ilerleyeceğini düşünüyorum çünkü yapması görece daha kolay ve açık bir alan.
Dinleyici sayılarını hiç bilmiyoruz. Bir defasında 2018 yılında bir sponsor görüşmesinde sorduklarında hiçbir fikrim yok demiştim. Sonra sorup 8000 olduğunu öğrendik ama şu anda da çok bir fikrim yok.

Zirvenin onur konuğu gazeteci Ünsal Ünlü oldu

‘Yaptığımız işin gücü, yaptığımız işin namusundan geliyor’

Ünsal Ünlü: Benim tahminim ana akım medya dene şey ne ise orada sular karışacak. Bizim şiarımız gündemin önünden gitmektir çünkü gündeme takılırsanız Türkiye’de işler yürümez. Bu yaz siyasi ortam çok sıcak geçecek. Cumhurbaşkanının karşısında artık siyasi bir figür var. Ekrem İmamoğlu bir belediye başkanı figüründen çok daha fazlası olarak ortaya çıktı. İnsanların dürüst haber ihtiyacı var, benim de bir mecraya ihtiyacım var. Karşılıklı bir beslenme ilişkisi var burada. Ve ben bunun böyle devam edeceğini düşünüyorum. Birlikte bir şey yapamıyorsak bireysel bir başarının kimseye bir faydası yoktur diye düşünüyorum. Yaptığımız işin gücü, yaptığımız işin namusundan geliyor. Almanya’da bir işçi bana 10 euro göndermeyi önerdi. Bugüne kadar bu parayı oradaki Diyanet Vakfı’na bağışladığını, ama artık orada da propaganda yapıldığını düşündüğü için bana göndermeyi önerdi. Benim program mantığım dinleyici ile kurduğum bu ilişkidir.
Ben bu podcast işinin büyüyeceğini düşünüyorum çünkü insanlar imkanları imkansızlıktan yaratır. İnsanlar anlatmak istediği şeyleri konuşamayacağı anlatamayacağı yerler var.
Ben yaptığım işin, yapması çok zor bir iş olduğu sanılmasın isterim. Ulaşılabilir olması için uğraşıyorum. Umut vermek istiyorum çünkü ben.

Çok dinlenenler: Açık Bilim

Keyif aldığımız konuyu konuşuyoruz

Tevfik Uyar, Kaan Öztürk ve Kübra Karacan: Şu anda 50 bine yakın bir takipçi kitlemiz oluşmuş durumda. Program fazla geyik olunca Kaan’ın morali bozuluyor ama onun ciddiyeti sayesinde farklı kitlelere hitap ediyoruz. Sokakta insanların “Sizi dinliyoruz” demesi çok kıymetli. Büyük bir kitleye hitap ediyoruz. Gittiğimiz yerlerde bizi dinleyen ortaokul ve lise öğrencilerini görüyoruz. Hatta “Sizi lisede dinlemeye başladım, şimdi üniversiteden mezun oldum” diyen var. Çünkü orada 2011’den beri bir bilgi hazinesi var. Hiç “şunu konuşalım çok dinlenir” demiyoruz, neyden keyif alıyorsak onu konuşuyoruz. Biz muhabbet edip onu kaydediyoruz sadece. Biz kayıt almasak da aslında sizin dinlediğiniz gibi muhabbet ediyoruz. Patreon bizim gelir modelimiz. İlk başta ekipmanlarımızı almak için çok işe yaramıştı. Şimdilik stüdyo kiramızı ve stajyer personelimizi karşılıyor. Biraz daha hafif ve geyik muhabbetten daha ağır konuları konuştuğumuz bir çizgi yakaladık bu programda. Onun için, bilim dinleyemeye sıfırdan başlayan bir izleyici açısından ilk programdan son programa kadar bilime giriş dersi gibi oldu.

Çok dinlenenler: Lafın Gelişi

Apple listeliyor, Spotify’a kızgınız

Aykut Burak Ateş, Aykut Ulutürk, Berker Görgülü ve Burak Deniz Koca: Apple’ın listesinden bir gün ön planda olduğumuzu gördük ve şaşırdık. Grafiklere, ses kalitesine dikkat ediyoruz ve onların radarına direkt giriyorsunuz diye düşünüyoruz. Apple Türkçe podcast’leri sıralıyor. Spotify bunu asla yapmıyor mesela, kızgınız. Öncelikle, hiç olumsuz eleştiri almadık. Normalde tek prensibimiz bir saat kaydedip kapatmaktı. Bu kadar. Konuşurken konu ortaya çıkıyor. Podcast’imizi 50 dakikada bir konuyu toparlayabilme deneyimi olarak açıklıyoruz. Türkiye’de bu alanın gelişmesinin önündeki engellerden biri ekipmanların çok pahalı olması. Çok duygusal yorumlar da alıyoruz. “Yazdan beri depresyondaydım, şimdi iyiyim” diyenler ya da “Neden daha çok yayın yapmıyorsunuz” diyenler var.

Çok dinlenenler: Farklı Kaydet

Profesyonellikten kaçmak istiyoruz

Farklı Kaydet podcast ekibi Arma Kaynar, Koray Gök ve Sinan Özer: Şu anda toplamda 40 podcast programımız var. Etki alanlarımızı şöyle açıklayabiliriz: Azerbaycan’da şubemiz var. Hata yaptığımızda bunları kesmiyoruz. Canlı yayından tek farkımız canlı yayında olmamamız. Objektif olmakla ilgili bir sorunumuz var. Çünkü kimsenin objektif olabileceğini düşünmüyoruz. Farklı Kaydet’te taraflıyız. Derdimiz ilgilendiği şeyleri anlatmak isteyenlere alan açtığımız bir yer olmak; Satranç, güreş bunlardan bazıları mesela. Podcastle ilgili meslek odası kurulacakmış gibi bir hava oluştu neredeyse, bizse profesyonellikten kaçmak istiyoruz. Biz 1 milyon dinlendiğimizi, 1 milyon 250 bin olunca fark ettik.

Videodan podcast’e Medyascope deneyimi

Toplu taşıma için ideal format

Burak Tatari: Fark ettik ki bir yerde tek bir mecra ile kısıtlı kalınamıyor bu çağda. Bir de insanlar talep ediyorlardı. Medyascope TV bir süredir Spotify’a videoların seslerini yüklüyor. Bir de metrobüs ve metronun çok yoğun kullanıldığı bir şehirde, müzik ya da podcast dinlemek istiyorsun. Medyascope TV bir çatı organizasyon. Ünsal Ünlü gibi isimlerin programları Medyascope TV üzerinden yayınlıyor. Medyascope TV, pek çok podcast’i daha yayınlamaya devam ediyor. Özel bir podcast ekibimiz yok, ama belli ki bu iş başka bir yere gidecektir. Çünkü talep var. Podcast yapmak isteyenler lütfen bize ulaşsınlar, biz bekliyor olacağız. Bu zirve bugün böyleyken, seneye kim bilir nasıl olacak… Bence toplu taşıma dışında, arabada da insanların podcast dinlemeye alışması gerek.

Kendi Aranızdaki Sohbetlerden, Kitlelere Ulaşan Bir Program Çıkartmanın yolu Podcast’ler: Gerisi Hikaye

İlk 60 saniye kuralı

Işıl Beril Tetik ve Galip Dursun: Podcast’te sıkıcı olmamak adına sadece kısa program yapmaya odaklanmamak gerekiyor. Eğer sohbet birbirini açıyorsa ya da araya atılan müzikler, sesler vs gibi şeylerle devamlılık sağlanabiliyor. Biz sürekli sohbet ediyoruz ve dolu dolu sohbet ediyoruz. Bunlar boşa gitmemeli, çünkü bizler kaynak bulma noktasında çok sıkıntı çektik, insanlar çekmesin diye amatör bir ruhla podcast kaydetmeye başladık. Montajın en önemli yanı programı derli toplu hale getirmesi. Ne olursa olsun konuşma birçok farklı noktaya kayıyor ama montaj bunu toparlama noktasında çok işe yarıyor.

Demokan Atasoy:  Bana göre podcast dinlemenin bir kuralı var. İlk 60 saniye kuralı. 60 saniye içerisinde birisi biz dinleyicilerin anlamayacağı bir espriye gülüyorsa. Ben o programı dinlemem.

Türkiye’de Podcast’in nabzı: Podiolab

‘Dinleyici yüzde 10’da sizi dinlemeyi bırakıyorsa, nerede hangi hata yaptığınıza bakmanız lazım’

Aykut İbirişim: İnsanlara “Süre sınırı sizin elde ettiğiniz verilere göre ne kadar belirleyici” diye sorduk. Bu sürenin 25-45 dakika arasında değiştiğini gördük, bu süre de Amerika’daki yolculuk sürelerinden geliyor. Türkiye’nin de bu ilgiden uzak olmadığını söyleyebiliriz. Farklı kanallardan farklı analitikler elde edebiliyoruz ve bu analizlerden, dinleyicinin sıkıldığı yerleri de görebiliyoruz. Dinleyici yüzde 10’da sizi dinlemeyi bırakıyorsa, nerede hangi hatayı yaptığınıza bakmanız lazım.
Podcast yayını dinleyen kullanıcıların yüzde 35.7’si yeni bir programa başlamış. Bu yayın kapasitesinin önümüzdeki günlerde dörtte bir oranında artıracağını düşünüyorum. Dünya çapında dinleyici kullanımında iTunes ön sırada. Ama podcast yayıncısı için girebildiğiniz her mecraya girmek önemli çünkü dinleyicinin sizi nereden bulduğunu bilemezsiniz. Dolayısıyla yayılmacı bir politika çok uygun olur.
Amerika’da podcast reklam geliri 690 milyon doları buluyor. Radyo ile karşılaştırıldığında hala çok kısıtlı bir miktardan bahsediyoruz ama podcast için ciddi bir rakamdan bahsediyoruz. Ayrıca her yıl bu gelir ikiye katlanıyor. Amerika’da sadece kendi mahallemde en az dört tane podcaster var. İlgi çok yüksek ve dolayısıyla reklamlar yoğun olarak podcast programlarında kullanılıyor.

Podcast’in anatomisi

Değer yaratmanız gerekiyor

Ahmet Sabancı: Podcast neden seviliyor? Bir iş yaparken dinleyebilmek, daima elinizin altında olması, ücretsiz podcast’lerin olması. 2000’lerin başından beri olan podcast kalıcı çünkü öncelikle başlaması kolay. Gelir modelleri üretmek mümkün, teknolojik gelişime açık, niş konulara açık olması podcast’in kalıcı olmasına imkan sağlıyor. Amerika’yı konuşuyoruz ama dünya sıralamasında aslında 5. sırada. Avustralya, İsveç ve İspanya ile Güney Kore sırasıyla en çok dinlenen ülkeler. Podcast konusunda Apple öndeyken, Spotify’ın pazara girişiyle bu durum değişti. Stüdyolar teknik, ağlar ise işin podcast’i üretme ve yayma kısmına odaklanıyorlar. Bazen bu iki kavramın karıştığını görebiliyoruz. The Ezra Klein Show insanların bir dizi ya da haberi bekler gibi bekledikleri bir podcast. Habercilik alanında ise en iyi olanlardan biri The Daily, New York Times’a ait.

Emre Saklıca: Farklılık yaratabilmek sizi diğerlerinden ayıran şey nedir? Bunu düşünmek kıymetli. Seyahat süresi gibi etkenleri dikkate alarak format ve süreyi belirlemekte fayda var. Elbette bir de değer yaratmanız gerekiyor. İnsanlara bir sebep vermeniz… Ses kalitesi çok önemli. Çok sayıda yanlış kullanımla karşılaşıyoruz.

Radyodan podcast’e dönüşen dinleme deneyimi ve podcast haberciliği

Podcast’le beraber hafıza gazeteciliği ve yavaş gazetecilik devreye giriyor

Zeynepgül Alp: 6 Mayıs 1927’de Türkiye’de ilk radyo yayını başladı. Bugün de burada podcast konuşuyor olmamız bu yüzden ayrıca anlamlı. Bizim yaptığımız iş biraz tarihe not düşmek gibi. Tarihi o gün sesimizle yazıyoruz.

Seçil Türkkan: Açık Radyo da son yıllarda podcast’in yükselmesiyle sitesini değiştirdi ve her program için bir podcast alanı açtı. Podcast’le beraber hafıza gazeteciliği ve yavaş gazetecilik devreye giriyor. Editörün kendin oluyorsun, temalara bölebiliyorsun ve takibi kolaylaşıyor.

Podcast’te günceli takip etmek (Fotoğraf: Oğuz Bakır)

Ana akımdan kaçıp podcast’e sığınmak doğru değil

Sezin Öney:  Medyapod sonrası fark ettim. Koskoca bir podcast dünyası var. Gerçekten çok büyük bir alan var ve dünyada da çok heyecan verici içerik var. Medya alanının daralması bakımından Macaristan en ağır vakalardan biri. Onlara sorduğunuzda bizden daha çok ağır şey var gibi anlatabilirler. Ama orada yeni araştırmacı gazetecilik örnekleri ortaya çıkmaya başlıyor. Yunanistan’da ise bizim 90’larımıza benzer bir medya ortamı var. Herkesin yüksek sesle konuştuğu bir yayın tablosu var. Orada podcast’in geliştiğini söyleyemeyiz. Macaristan’da insanların politikadan uzaklaşma çabası var. O yüzden orada müzik ve benzeri alanlar daha çok öne çıkıyor. Podcast bence metropollere ve koşuşturması bol şehirlere uygun bir içerik ortamı.

Zeynep Yüncüler:  Yorumcu veya analiz eden biri değilim. Her program öncesi 1,5 gün kadar hazırlık yapmaya çalışıyorum. (“Podcast medyada cinsiyetçiliği kırmak için bir fırsat olur mu?” şeklindeki izleyici sorusu üzerine) Ana akımdan kaçıp podcast’e sığınmak doğru değil. Önce onu çözmeliyiz. İşsiz kadın gazeteciler podcast de yapmalı. (“Yan yana gelmeyen podcaster’lar hangi aracı kullanmalı?” şeklindeki izleyici sorusu üzerine) Biz genelde Zoom kullanıyoruz. Bu konuda en iyi imkanlardan birini sunuyor.

Podcast dünyasında bir işbirliği girişimi: Codefiction

Hak verilmez, alınır!

Deniz İrgin: İçeriklerimizi Türkçe üretmemizin en önemli nedenlerinden biri, gerçekten teknik anlamda yardıma ihtiyacı olanlara ulaşabilmek. Podcast yapabilmek için yazılımcılar olarak kendimize bir uygulama geliştirdik. iTunes ve Spotify’da çok dinleniyoruz. Youtube’a video yüklemeye başladıktan sonra videolarımız da çok izlenmeye başladı.

Fatma Tanrısevdi: Ben hep arayüz geliştirici olduğum için hem de sektörde çok az kadın çalışan olduğu için ekibe girdim. Sektördeki kadın çalışanları yüreklendirme fikri beni mutlu ediyor. İnsanlar özellikle Google skandalından sonra bilinçlendiler ve şimdi okullara gidip kız öğrencilere, siz de yazılımcı olabilirsiniz diyorlar. Ben de sektördeki kadın arkadaşlarıma hep söylüyorum: Hak verilmez alınır!

Podcast Summit 2019’un son konuşmasını yapan Uraz Kaspar, podcast kaydı için teknik ekipmanlara ilişkin bilgi verdi. Zirve boyunca Medyapod’un Twitter hesabı üzerinden konuşmaların detaylarının yanı sıra videoları da yayınlandı.

Etiketler
Oğuz Bakır

Oğuz Bakır

Cumhuriyet'te stajyer muhabirlik, Milliyet'te muhabirlik; Yurt, ABC Gazetesi, Ensonhaber, Sadece Haber, Sputnik ve T24'te editörlük yaptı. NewsLab Turkey ve Inside Turkey başta olmak üzere birçok kuruluş için freelance olarak röportaj, araştırma, söyleşi gibi içerikler üretmeye devam ediyor.