Dosya

5 maddede Rêya Teze: Latin alfabesiyle çıkarılan ilk Kürtçe gazete

Riya Teze'nin 1930 ve 2015 tarihli iki sayısının kapağı

Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarından beri yayımlanan Rêya Teze (Riya Teze veya R’ya Teze), Latin alfabesiyle çıkarılan ilk Kürtçe gazete. Kurmanci lehçesinde en uzun soluklu yayın da o… Gelin 5 soruda Rêya Teze gazetesinin tarihini hatırlayalım.

Rêya Teze nerede, ne zaman kuruldu?

Rêya Teze, Türkçe’ye “Yeni Yol” olarak tercüme ediliyor ve “Riya Teze” yahut “R’ya Teze” imlasıyla da yazılıyor. Kiril alfabesiyle yazımı ise “Р’йа T’әзә”  şeklinde. Gazete 25 Mart 1930 tarihinde Erivan’da yayın hayatına başladı. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne bağlı bir yayındı. 

Sovyetler Birliği döneminde gazetenin kadrosu 10-17 kişi arasında değişiklik göstermişti. Çalışanlar maaşlarını Ermenistan Cumhuriyeti’nden alıyordu. Gazete iki haftada bir neşredilmekteydi. İlk zamanlar tirajı 600 iken, 1970’li yıllarda 5 bine kadar çıktı. Günümüze değin yaklaşık 5 bin sayı yayımlandı. 

Gazetenin işleyişi nasıldı?

Rêya Teze’nin yayın yönetmenini parti atıyordu. Sovyet yayıncılık terminolojisinde genel yayın yönetmeni yerine “redaktör” sözcüğü kullanılıyordu. Gazetenin ilk yıllarında yayın kuruluna Kevork Paris, Hraçya Koçar, Harutyun Mıgırdiçyan gibi Ermeni aydınlar öncülük etmişti. Zira Kürtler’de okuryazarlık yeterli seviyede değildi ve gazetecilik deneyimine sahip bir kadro yoktu. Ermeni aydınlar aynı zamanda Kürtçe’nin Kurmanci lehçesini iyi biliyorlardı.

1930-1932 yılları arasında Hraçya Koçar redaktörlük yaparken, 1932-1934 yıllarında Harutyun Mıgırdiçyan bu görevi yerine getirdi. 1934 yılında direksiyona Cerdoyê Genco geçti. Bu tarihten itibaren redaktörlük Kürtler’in yönetimindeydi. Genco’nun yanı sıra Emînê Evdal yazı işleri müdürlüğü yaparken, Heciyê Cindî kültür ve edebiyat servisinin başına geçmişti.

Rêya Teze ne tür bir misyona sahipti?

Gazete, Kurmanci lehçesinde yayımlanan en uzun ömürlü yayın olarak kabul ediliyor. Hiç şüphesiz Sovyet Kürtleri veya Kafkasya Kürtleri açısından bir “aşiyan” oldu. Sadece mekanik olarak okuyucuyu bilgilendiren bir “ulak” değildi. Aynı zamanda dil oluşturan bir karakteri vardı. Kürtçe’nin rasyonalize edilmesinde mühim bir rol oynadı. Hem Kürt aydın sınıfının inşasında “katalizördü,” hem de o sınıfın eserlerinin okuyucuya ulaşması için etkili bir vitrindi.

Bu bağlamda tarihçi Rohat Alakom’un Rêya Teze’nin tarihine ilişkin yaptığı incelemeler önem taşıyor. Bir incelemesinde Emerîkê Serdar’ın gazeteyi “Sovyet Kürtlerinin yaşam ansiklopedisi” olarak gördüğünü yazıyor. Erebê Şemo, Emînê Evdal, Casimê Celîl, Usivê Beko, Cerdoyê Genco, Heciyê Cindî, Mîroyê Esed, Ferîkê Usiv, Qanadê Kurdo, Wezîrê Eşo, Emerîkê Serdar, Celîlê Celîl vb. önemli şahsiyetler gazetenin rahle-i tedrisinden geçmişti.  

Rêya Teze ve devletler arasındaki ilişki nasıldı?

Rêya Teze gazetesi, varlığı itibariyle “Kürdofobik” devletlerin hedefindeydi. Özellikle Türkiye hükûmetlerinin belirli dönemlerde bu gazeteyi “dış tehdit” olarak gördüğüne bazı belgelerde rastlanıyor. Örneğin Erivan’da çalışan Rus diplomat E. Neymark’ın 5 Eylül 1935 tarihli raporu dikkat çekici. Raporda Türk diplomat Yılmaz’ın (tam adı verilmiyor) bazı değerlendirmeleri konu ediliyor. Buna göre Türk diplomat “Türkiye sınırına yakın yerdeki bu yayın bizim için bir tehdit ve düşmanlıktır” diyor.

Yine dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın 19 Ocak 1935 tarihinde Moskova Büyükelçisi Hüseyin Vasıf Çınar’a gönderdiği bir yazıda bazı hususlar dikkate şayan. Kaya Sovyetler Birliği’nin Ankara maslahatgüzarı ile yaptığı görüşmenin içeğini Büyükelçi Çınar’a bildiriyor. Direkt gazetenin adı geçmiyor ancak bir “telmih” söz konusu. Kaya Kürtlerin SSCB’deki temsiliyetinin kendileri açısından “hayati bir mesele” olduğunu yazıyor. Kafkasya’daki Kürtlere “lisan ve hars” alanında özerklik tanınmasına kesinlikle karşı çıktıklarını beyan ediyor. Bu “talimatların” gazetenin yazgısı üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. 1937 yılında kapatılması sürecinin Ankara-Moskova arasındaki çıkarların bir neticesi olduğu sıklıkla tartışılıyor. 

Rêya Teze başka hangi zorluklarla karşılaştı?

Rêya Teze gazetesi yayın hayatı boyunca birçok badire geçirdi. 1930’da Latin harfleriyle neşredilmeye başlayan gazete, “emperyalistler” tarafından kullanılabileceği ihtimali düşünülerek 1937 yılında kapatıldı. Stalin’in ölümünden sonra “buzlar erimiş” ve Ermenistan Komünist Partisi Merkez Komitesi yeniden gazeteyi yayımlama kararı almıştı. Bunun için Cerdoyê Genco ve Emînê Evdal ile bir görüşme yapılmıştı. Genco’nun redaktör ve Evdal’ın ise yazı işleri müdürü olması istenmişti. Ancak ikisi de bu isteği geri çevirmişti. Cerdoyê Genco redaktörlüğün genç bir isim tarafından ifa edilmesini önermişti.

Bunun üzerine Mîroyê Esed redaktörlüğe getirilmiş ve Rêya Teze 1955 yılında Kiril harfleriyle yeniden yayımlanmaya başlamıştı. Esed dönemi gazetenin en parlak dönemi olarak görülmektedir. Redaktörlüğü 34 yıl sürdü. 1989 yılında görevi Tîtalê Efo’ya bıraktı. Efo ise iki yıl bu görevde kaldı.

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin parçalanması ile birlikte Rêya Teze’de yeni bir dönem başladı. Gazete Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçiş yaptı. Redaktörlüğünü Emerîkê Serdar üstlendi. 1991 yılı Sovyet bireyi için nasıl bir “bunalım” yaratmışsa, gazeteyi de etkilemiştir. Artık piyasa ekonomisi, oligarklar, sınıfsal sömürü, meta fetişizmi hâkim hâle gelmiştir. Bir anda kendisini neo-liberal okyanusun içinde gören Sovyet bireyi boğulma tehlikesi geçirmiştir. Rêya Teze de benzer bir sürece girmiştir. Finansal sorunlar adeta bir “at sineği” gibi gazetenin başına konmuştur. Emerîkê Serdar’ın redaktörlüğü 2006 yılına kadar sürdü. Onun yerine gazetenin 35 yıllık emekçisi Grîşayê Memê redaktörlük görevini üstlendi. Memê’nin 2010 yılında vefat etmesiyle birlikte Tîtalê Kerem gazetenin başına geçti.

Günümüzde Tîtalê Kerem ve Mirazê Cemal birçok zorluğa rağmen Rêya Teze’yi yayımlamaya devam ediyorlar. 

Mahir Fırat Fidan

Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. Gazete Duvar, 1+1 Form, Birikim Dergisi ve Gazete Karınca’da haber ve yazıları yayımlandı. Serbest gazeteci olarak çalışmalarına devam ediyor.

Journo E-Bülten