Görüş

Gazetecilik uzaktan öğrenilir mi? Kısa cevap: Evet

Uzun cevap şöyle:

Pandemi döneminde yaşadığımız zorunlu dijitalleşme ile çevrim içi eğitim ve etkinliklere çoğumuz alıştık. Şimdi ise aşılamanın yaygınlaşması ile eğitim kurumlarına dönüyoruz ve yüz yüze etkinlikler, eğitimler tekrar başlıyor. Yaklaşık iki yıl boyunca yaşadıklarımızdan dersler çıkarmak ve bundan sonraki geçiş dönemine ışık tutması için Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Basın Akademisi, TGS Akademi’nin çevrim içi eğitim ve etkinliklerinde öğrendiklerimizi bu yazıda derlemek istedim.

Çevrim içi: Zaman ve mekân sınırları gevşedi

Çevrim içi eğitimlere başladığımız gibi fark ettiğimiz şu oldu: Çok farklı yerlerden, çok daha fazla insan katılıyordu. Akademi binamız Şişli İstanbul’da, merkezi bir konumda, ve birçok gazeteci, gazetecilik öğrencisi 100’den fazla eğitimimize katıldı iki yıl içinde. Ancak çevrim içi eğitimlerle birlikte gördük ki Türkiye’nin her köşesinden takipçilerimiz var. Ordu, Kars, Antalya, Mersin, Edirne’den düzenli katılımcılarımız olması çok sevindirici oldu bizim için.

İstanbul’dan katılımcı sayımız da arttı zira en merkezi yere bina da açsanız, İstanbul kolay bir kent değil ve insanlar işten sonra hızla evlerine gitmeye çalışıyor. Ayrıca bedensel engelli katılımcılarımızdan aldığımız geri bildirimlerin gösterdiği üzere, İstanbul’da yaşayan gazeteciler için bile merkezimize ulaşmak, İstanbul erişilebilir bir kent olmadığı için zor olabiliyor.

Türkiye sınırları dışından katılan pek çok katılımcımız da oldu: İngiltere, İrlanda, Fransa, Almanya, Yunanistan, ABD gibi birçok ülkeden gazeteciler ve gazeteci adayları eğitimlerimizi takip etme imkanı buldu. Mekânsal olarak gerçek manada geniş erişimi çevrim içi eğitimlerle sağlamış olduk.

Zamansal olarak da çevrim içi ile birlikte katılımcılar için büyük bir kolaylık yaratmış olduk. Eğitimlere yoldayken veya çalışırken, bir kulakla da olsa katılan bir gazeteci grubunun olduğunu biliyoruz. Ayrıca eğitimlerin kısaltılmış, özet hallerinin YouTube’a yüklenen videolarını ve podcast versiyonlarını izleyen, dinleyen anlamlı bir kitle de oluşmuş durumda. Bu bağlamda zaman kısıtını aşmakta da önemli bir araç oldu çevrim içi eğitimler.

Geniş bir yelpazeden eğitmenlerle çalışsak da, başka şehirlerden İstanbul’a gelmek, hatta Şişli dışındaki semtlerden Akademi binasına gelmekte zorluklar çekilebildiğinden, eğitime çağıramadığımız veya çağırsak da gelemeyen çok sayıda eğitmen oluyordu. Çevrim içi eğitimlerle birlikte eğitmenler de zaman ve mekân kısıtlarından kurtulmuş, eğitim vermenin fırsat maliyeti düştüğü için daha rahat şekilde “evet” diyebilmeye başlamış oldu.

Yüz yüze: Etkileşim ve derinleşme

Öte yandan, bu süreç yüz yüze eğitimlerin neden önemli olduğunu da bir kez daha hatırlatmış oldu.

Etkileşim ve samimi ilişkiler: Yüz yüze eğitimlerde katılımcıları görebiliyorsunuz. Çevrim içinde maalesef genelde kamera açılmıyor, oysa bu çok şeyi değiştirebilirdi — özellikle de Harvard Üniversitesi’ndeki şu düzene sahip olabilseydik.

Ancak bu olsa bile, insan bağlamdan etkilenen bir canlı olduğundan, fiziksel bir mekânda, farklı açılardan görebildiği, karşısındakinin de kendisini gördüğünü bildiği, koku ve dokunma gibi hislerle de etkileşebildiği ama daha da önemlisi aynı zaman ve mekânı paylaşıyor olmanın getirdiği kaynaşma hissini önemsiyor. Ayrıca ayak üstü edilen iki dakikalık bir sohbet, oturulup içilen bir çay kahve de çok önemli.

Derinleşme ve uygulama: Yüz yüze eğitimlerde katılımcılar daha kolay soru sorabiliyor, daha fazla uygulama yapılabiliyor, güven ve mahremiyet arttığından daha zor konular da konuşulabiliyor. Eğitimin sonrasında eğitmen ile bire birde ve küçük gruplarla yapılan sohbetler hem etkileşim, hem de derinleşmeye yardımcı oluyor. Bulunulan ortamın mimarisi, ses, koku, temas gibi ögeler öğrenmede etkili. Odaklanmak da çok daha kolay oluyor. Ayrıca beyin fırtınası yapılan yuvarlak masalar, ‘hackatonlar’ gibi etkinliklerin fiziksel ortamlarda birlikte yapılması verimlilik ve etkinliği büyük ölçüde artırıyor.

Daha iyi çevrim içi etkinlikler için…

Çevrim içinde, yüz yüzede olan bazı şeylerden mahrum olsak da en yüksek verimi almak için yapılabilecekler şöyle:

  • Eğitmenler ve moderatörler kendi kameralarını, seslerini açmalı.
  • Mümkünse iyi ışık, iyi ses…
  • Mümkün olduğu kadar iyi bağlantı gerekiyor.
  • Tek moderatör yetmeyebilir, yardımcı biri, hatta onun da yedeği olabilirse çok iyi.
  • Katılımcıların da kamera açmalarında büyük fayda var göz teması için, tabii yayının başında motive edilmeleri gerekiyor.
  • Girişte bir tanıtım yapılmalı; konu, konuk tanıtılmalı ve format açıklanmalı. Bu kısım iki üç dakikadan uzun sürmemeli.
  • Kullandığınız araca hâkim olmalısınız, pratik yapın.
  • Ekranda bir görsel, grafik, uzun olmayan bir metin olursa odaklanmayı kolaylaştırabilir.
  • Belli bir süreden sonra ara vermelisiniz.
  • Özellikle kitle gazeteci ise, anlatılan konu güncel haber örnekleri ile desteklenmeli.
  • Eğitim, oturum sonunda özet geçilmeli, Menti gibi araçlarla etkileşimli bir tekrar seansı yapılabilir.
  • Katılımcı ve eğitmenlerden, konuşmacılardan geri bildirim alınmalı.
  • Güvenlik protokollerine dikkat edilmeli: Açıktan link ve giriş bilgisi paylaşmamak, paylaşımın katılımcılara açılmaması, giren çıkanı kontrol edecek bir moderatör gerekli.
  • Soru cevap kısımları sadece en sonda değil, aralarda da olmalı.
  • Chat kutusu aktif kullanılarak etkileşim sağlanmalı.
  • Anketlerle etkileşim yaratılabilir.
  • Eğitimden sonra ek okumalar, ileri seviye videolar gibi derinleşmek isteyenlere yol gösterecek tamamlayıcı materyallerin paylaşılmasında fayda var.
  • Her eğitimin sonunda bir sonraki eğitimin tanıtılması katılımı artıracaktır.

Gelecek hibritte

Bunların ötesinde, eğitim ve etkinlikleri mutlak kavramlarla sınıflandırmak zorunda değiliz. Hibrit modeller denenebilir.

İlk aşamada, bazı eğitimlerimizi (İngilizce Haber Okuma ve Tehlikeli Ortamlarda Habercilik Atölyesi) az sayıda katılımcı ile Akademi binasında gerçekleştirip, eğitimin aktarım kısmını Zoom üzerinden çevrim içi katılımcılara da yayacağız. Ayrıca, editlenmiş bir özeti de YouTube’a koyacağız, böylece gazeteciler uzun zaman sonra da bu bilgilere erişebilecek.

Avrupa Birliği’nin desteklediği TGS Akademi’nin eğitimlerine yeni dönemde de kayıt olmayı unutmayın.

Orhan Şener

TGS Akademi Direktörü Orhan Şener, aynı zamanda Akademi bünyesinde gazeteciliğin dijital dönüşümü, online haber formatları, yeni nesil gelir modelleri gibi konularda eğitimler veriyor ve Journo.com.tr'ye benzer konularda katkıda bulunuyor.

Lisans eğitiminde işletme ve iktisat okuyan Şener, City University London’da Enformasyon, Toplum ve İletişim alanında yüksek lisans yaptı, şimdilerde Galatasaray Üniversitesi'nde 'Enformasyona Erişim ve Filtreleme Pratikleri: Türkiyeli Gazeteciler Üzerine Çalışma' başlıklı doktora tezini yazıyor ve Bahçeşehir Üniversitesi'nde ve çeşitli eğitim programlarında dersler veriyor.

E-Posta Aboneliği