Haber Yeni Medya

Oxford araştırması: Tıklanma sayısı haberin değerini tespit edemiyor

Evet, okur ıvır zıvır içeriğe daha çok tıklıyor. Ancak neyin eğlence olduğunu, neyin gerçekten önem taşıdığını da gayet iyi biliyor.

Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsü’nün yaptığı yeni bir araştırmaya göre günümüzün ‘doymuş’ medya ortamında okurlar en büyük değeri kendileriyle alâkalı buldukları içeriklere veriyor. Tıklanma sayılarına odaklanan bir haber merkezinin bu talebi karşılaması imkânsız.

2018 yılının bir yarısını Reuters Enstitüsü’nde geçiren Danimarkalı Profesör Kim Christian Schröder İngiltere’nin Oxford bölgesinde yaşayan ve herhangi bir medya markasına bağlılık hissetmeyen farklı yaş gruplarından 24 kişinin içerik tercihlerini analiz etti. Katılımcıların; kendileriyle veya bu bilgiyi paylaşabilecekleri bir yakınlarıyla ilgili haberlere daha fazla değer verdiğini saptadı.

Haber tüketicisinin dört profili

Rapora göre haber tüketicilerinin dört belirgin profili ve motivasyonu var:

  • Haberlerde siyasete ve yurttaşlığa dair bir açı arayanlar
  • Haberlerde sosyal-insani bir yön arayanlar
  • Haberlerde kültürel bir ilgi arayanlar
  • Haberlerde (siyasi) derinlik isteyenler

Kişiselleştirmenin önemi artıyor

Peki haber tüketimine dair bu sonuçlar yazıişleri açısından ne anlama geliyor?

Araştırma, sayfa görüntüleme (pageview, tık) sayılarının habercilikte belirleyici bir metrik olmaması gerektiğine dair faydalı bir hatırlatma… Ayrıca birçok haber kuruluşu için henüz sadece kuramsal düzeyde kalan veya gelişmekte olan bir iş sayılan kişiselleştirme uygulamalarının, tüketiciye kendisiyle alâkalı bulduğu haberleri ulaştırmada bir faydası olabileceğini de gösteriyor.

Örneğin BBC, haberleri kullanıcıya göre kişiselleştirme konusunda bazı denemeler yapmış, kullanıcıların haber akışlarının coğrafi konumlarına göre özelleştirilmesinden memnun olduğunu saptamıştı. New York Times da bölgesel hedefleme ve okurun son ziyaretinde geçirdiği süreye göre ana sayfasını özelleştirme gibi bazı denemelere girişmişti.

‘En çok tıklananlar’ güvenilir mi?

Schröder araştırma sonucundan yola çıkarak şu tavsiyede bulunuyor:

“İnsanlar eğlenceli ıvır zıvıra veya tuhaf hikâyelere sık sık tıklıyor. Evet, bunu yaparken bir ideal vatandaş portresi sergilemiyorlar. Buna karşın neyin eğlence olduğunun, neyin gerçekten önem taşıdığının gayet farkındalar. Gazeteciler yurttaşlık değeri olan haberleri önceliklendirirken ‘en çok okunanlar’ listesinin sunduğu güvenilmez sismografa değil, kendi içgüdülerine itibar etmeli.”


Schröder’in son raporunu buradan indirebilirsiniz.

Journo

Journo

Yeni nesil gazetecilik sitesi