Haber

Türkiye ve Kore yayıncılığı: İki uzak ülke, benzer deneyimler

Bu yıl Kitap Fuarı’nın onur konuğu Kore olunca düzenlenen paneller sayesinde bu uzak ama benzer iki ülke arasındaki yayıncılık anlayışlarına yönelik birçok bilgi edinme fırsatı yakaladık.

İki gün süren ve çizgi romandan çocuk edebiyatına, genel yayıncılık verilerinden telif yasalarına birçok başlığın konuşulduğu yuvarlak masa toplantılarını izledik:

Cem Erciyes

* Doğan Egmont Yayın Yönetmeni Cem Erciyes: 

“Bugün kültür yayıncılığının en büyük sorunu düşünce ve ifade özgürlüğüdür”

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin rakamlarına göre, 2016 yılında ders kitapları hariç 40 bin çeşit kitap basıldı. Kişi başına 8.4 kitap düşüyor. Türkiye’de yayıncılık sektörü büyüklük bakımından dünyada 11. Sırada. Yeni yazarlardaki artışa karşılık edebiyatın merkezindeki okur sayısı artmadı. Bugün Türkiye’de bilinen edebiyat ödüllerinden birini kazanan bir edebiyatçı, 10 yıl öncekinden çok daha fazla satmıyor. Türkiye’de popüler yayıncılıkla butik yayıncılık arasında makasın açıldığını düşünüyorum. Rakamlar büyüdükçe, yüksek avansları ödeyebilen, dağıtım olanakları daha iyi, büyük zincir kitapçılarla daha iyi başa çıkan yayıncılarla diğerleri rekabet edemez oluyor. Yayınevleri arasında artan rekabetten en kazançlı çıkanlar yazarlar oldu. Ben kendi adıma bunu olumlu buluyorum. Edebiyatın yaratıcı gücü olan yazarların çok daha fazlasını hak ettiğine şüphe yok. Bugün kültür yayıncılığının en büyük sorunu düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Yayıncılar ve yazarlar, tıpkı gazeteciler gibi iki kere düşünerek karar veriyor. Yayıncılığın, kitapların varlık sebebi özgür düşünce ve hayal gücüdür. Dolaysıyla iyi kitapların yazılıp yayınlanması da özgür bir ortamın varlığına bağlıdır.

* Workroom Press Editörü Kim Nwi Yeon

“Feminizm hareketi Kore edebiyatına damgasını vurdu”

Düzenlemede tasarım çağını yaşıyoruz. Son yıllarda Kore’de basılan kitaplarda görsellik daha da ön plana çıktı. Kore’de son yıllarda gözlemlediğimiz akımlardan biri de kitapevi işletenlerin aynı zamanda bir yayınevi açmaları oldu. Yayınevleri kendi yayınlarını sergileyen kitapevlerini işletiyorlar. Edebiyat piyasasındaki bir diğer yenilik edebiyat dergileri alanında oldu. Daha ağır içeriğe sahip edebiyat dergileri yerine artık daha hafif konularla daha görsellik ağırlıklı hazırlanmış dergiler ön plana ve büyük ilgi görüyor. Edebiyat dergilerinde tasarımcıların yaratıcılıklarından, illüstrasyonlardan çokça yararlanıyor. Ancak edebiyat yayıncılarının bu alan kayması ne derece doğru, tartışmamız gereken bir konu.

Kore edebiyat dünyasını etkileyen bir diğer çok önemli konu ise kadın edebiyatı. Feminizme, kadın haklarına yönelik kitaplarda büyük bir artış var. Geçtiğimiz sene Seul’un merkezinde bir kadın cinayeti işlendi. Bu cinayet kadınlara yönelik şiddeti gün yüzüne çıkardı ve o andan itibaren inanılmaz bir feminizm akımı başladı. Kadın düşmanlarına karşı art arda birçok kitap yayınlandı ve yayınlanmaya devam ediyor. Kadınların feminizm hareketi tam olarak Kore edebiyat dünyasına damgasını vurdu. Yıllarca erkeklerin kaleminden dinlediğimiz kadın düşmanlığı, artık kadınlarca, onların yazdığı eserlerle ses buluyor.

* Arka Bahçe Çizgi Roman Yayınevi Sahibi Ahmet Kocaoğlu: 

“Çizgi roman dünyasının lideri manga”

70’li ve 80’li yıllarda genel olarak Türkiye’de “Fumetti” denilen İtalyan çizgi romanları vardı. “Teksas Tommiks var mı” diye sorulurdu kitapçılara, çizgi romanın ismi bunlar olmuştu. Bunun dışında Sergio Bonelli Editore’nin Zagor, Mr. No gibi kitapları çok okunuyordu. O dönemler Türkiye’de çizgi roman üretimi çok azdı. 80’ler böyle geçti. 90’lara geldiğimizde her hafta gazete bayiine gelen ithal çizgi romanlar artık gelmez oldu. Haftalık çizgi roman piyasadan uzaklaşmaya başladı. Sonra yabancı dilde çizgi romanların ülkeye geldiğini gördük. 2000’lerin ortalarına geldiğimizde ise büyük bir dönüşümle artık kitapçılar çizgi romanlara da raf ayırmaya başladı. Sonra “Gerekli Şeyler” gibi birçok çizgi roman dükkanı açılmaya başladı. Bugün Türkiye’de 30’a yakın sadece çizgi roman satan dükkan var. Çizgi roman sektörünün lideri tartışmasız manga. Geçen sene Tokyo Gul adlı manga çıktığı anda dükkanımızda kapışıldı, fuarda geldiği gün bin adet satıldı. Anime ve manga seven kitle en hareketli kitle. 

* Comicpop Entertaintment Başkanı Jeong-u Seon: 

“Manhwa tüm dünyada takip ediliyor”

İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte podcast ve online yayınlar manhwa (çizgi roman) piyasasında yoğun olarak kullanılmaya başlandı. Online yayınlanan çizgi romanlara “webtoon” adını veriyoruz. Kore’de büyük ilgi görüyor. İlk zamanlar ücretsiz olan webtoonlar artık belirli bir ücret karşılığında indirilebiliyor. Korece dil olarak dünyada dezavantajlı olsa da manhwalarımızı tüm dünyaya pazarlama konusunda önemli başarılarımız var. Manhwalarda ilgi gören konuların başında eğitim geliyor. Kore çocukların eğitimine büyük önem veren bir ülke. Anne babalar da çocuklarının manhwalara olan ilgisinden faydalanarak onlara eğitim içerikli manhwaları takip ettiriyor. Bu alanda yayınlanan birçok seri var ve çok büyük satış rakamları yakalıyorlar.

Kenan Kocatürk

* Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk:

“Eğitim yayıncılığı büyük çıkmazda”

2016 yılı verilerine göre Türkiye’de 666 milyon 865 bin 579 adet kitap üretildi. Bu kitapların 404 milyonunu özel sektör üretmiş, 260 milyonu ise devletin öğrencilere ücretsiz olarak dağıttığı kitaplardır. Bu rakamlarla kişi başına yaklaşık 8 kitap üretmiş oluyoruz. Bu yıl eğitim yayıncılığı alanında büyük kaos var. TEOG’un iptaliyle birlikte yayıncıların elinde 40 milyon kitap çöp oldu. Bu yetmezmiş gibi iki aşamalı üniversiteye giriş sınav sistemi iptal edildi. Buradan da 60 milyon kitap boşa çıktı. Çocuk ve gençlik kitapları yayıncılığımız çok dinamik ve giderek gelişiyor. İnanç kitaplarında önemli bir düşüş var. Tüm dünyada en önemli paylardan birini alan akademik yayıncılık ise bizde yüzde 1 gibi aşırı düşük bir orana sahip. Bunda da en önemli etken üniversite çevrelerindeki çok yaygın olan yasadışı fotokopi çekimleri. Çaba gösterdiğimiz bir diğer konu, online satışlarda yapılan indirimlerin tutarsız ve denetlenemez olması. Biz Avrupa Birliği’nin sabit kitap yasası dediği, yayıncının belirlediği fiyattan kitabın satılmasını sağlayan yasanın çıkmasını istiyoruz. 

* EunHaengNaMu Yayınevi BaşkanıYeon-sun Joo:  

“Online satışlar toplam satıştan yüzde 40 pay alıyor”

Kore’de 70 bin 91 adet yeni çeşit yayınlandı. Geçen yıla göre yüzde 8’lik bir artış var. Aldıkları paylara göre sırasıyla eğitim, edebiyat, gençlik kitapları ve sosyal bilimler kitapları ana segmentler olarak karşımıza çıkıyor. Kore’de 43 bin adet yayınevi var. Kore’de küçük çaplı yayınevlerinin artışı söz konusu. Yayınevi açmak oldukça kolay bir prosedür, bir birey olarak bile yayınevi açmanız mümkün.  5 milyar 255 kitap satışının beşte birlik oranı online üzerinden gerçekleşmiş. İnternet üzerinden sipariş verilen kitap sayısı toplam satıştan yüzde 40’lık bir orana sahip. Bu anlamda kitapevlerinin online satışlara açılması gerektiğini görüyoruz. 2015 yılı verilerinde Kore’den Türkiye’ye satılan kitap sayısının 75 olduğunu görüyoruz. Türkiye’den Kore’ye satılan kitap sayısı ise ne yazık ki sadece 3. Bunların içinde Hakan Günday’ın Daha isimli romanı, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü var. Halk tarafından en çok sevilen Türk yazarsa Orhan Pamuk.

Kore Yayıncılar Birliği Yöneticisi No-il Park:

 “Türkiye’ye 75 kitap ihraç edildi”

Kore yayıncılık sektörü olarak satış yaptığımız bölgeleri Çin, Japonya, Güney Doğu Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa şeklinde sıralamamız mümkün. Satışın yurt dışında izlediği yollar ise çeşitleniyor. Yurt dışı kitap fuarlarında direkt satışlar yapıyoruz. Yurt dışına açılan ofisler ve yurt dışı dağıtıcılar üzerinden ya da online üzerinden satış olarak bunlardan bahsetmek mümkün. Satın alımlarda da yine yurt içi temsilciliklerin büyük rol oynadıklarını görüyoruz. Direkt ve indirekt satış oranına baktığımızda daha çok indirekt satış yaptığımızı görüyoruz. 2013 yılında 2171, 2014’te 2076 ve 2015’te 1870 kitap satılmış. Satış yapılan ülkelerde Asya ülkeleri öne çıkıyor. Satışların yüzde 85’i Asya’ya olmuş, sonrasında Avrupa, Kuzey Amerika ve Ortadoğu ülkeleri geliyor. Türkiye’yle 75 kitap çeşidi üzerinden bir alışveriş gerçekleştirilmiş. Bu ilişkinin gelişmesini istiyoruz. En çok rağbet gören sektörler çocuk kitapları ve manhwa’lar. 

* Baram Yayınları Sahibi Yoon-jung Choi:

“Yurt Dışına Satılan Kitapların Yüzde 43’ü Çocuk Kitapları”

Kore’de çocuk edebiyatı oldukça aktif. Kore çocuk kitapları dünyanın ilgisini çekmeye başladı. Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nda arka arkaya ödüller kazanıyoruz. Çocuk kitaplarının gelişiminde Korelilerin eğitime verdiği önemin katkısı büyük. 2016 yılının rakamlarına göre, Kore’de 1010 adet çocuk kütüphanesi bulunuyor. Çocuklara iyi kalitede kitaplar sunulması çok üzerinde durulan bir çaba. Kitapların 2015 yılında yurt dışına satılış oranlarına bakarsak başta tabii Asya bölgesi olmak üzere birçok farklı ülkeye çocuk kitapları sattığımızı görüyoruz. 2015 yılında yurt dışına satılan Kore kitaplarından toplam 6288 kitabın 2653’’ü çocuk kitabı. Bu çok etkileyici bir rakam. Çocuk kitaplarında satışta bir süreklilik, uzun solukluluk izlemek de mümkün. Bu sene 10 yaşında olan bir çocuğun tercih ettiği kitabı seneye 10 yaşına giren bir çocuk da alıyor. Böylece uzun soluklu birçok satma durumu oluşuyor. Kore çocuk edebiyatında sadece çizimlerden oluşan kitaplar da büyük ilgi görüyor ve ödüller topluyor. Bu konuda çok iyi çizerlere ve çeşitliliği bol bir tasarım dünyasına sahip olduğumuzu söylemeliyim.

* Kelime Yayıncılık Sahibi Asya Çağlar: 

“Son yıllarda yayıncılığın gözdesi çocuk edebiyatı”

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çocuk kitabı yayıncılığı hızla büyüyor. Ya sadece çocuk kitapları basan yayınevleri kuruluyor ya da şimdiye dek yetişkin edebiyatı yayınlamış yayınevleri alt markalarla çocuk kitapları yayıncılığına giriyorlar. Çocuk kitabı üretimi hem nicelik hem de nitelik olarak artıyor. 2016 yılında Türkiye’de basılı yeni çocuk kitabı sayısı 7 bin 387. Bu sayının 1591’i ise çeviri edebiyata ait. Ülkemizde çeviri çocuk edebiyatı son derece yaygın. Bu olumlu ivmenin sonucu olarak Yayıncılar Birliği “Mesleğimiz Yayıncılık” projesi gerçekleştirdi. AB ve Türkiye arasında Türkiye’de yayıncılık alanında mesleklerin tanımlanması, mesleki standart ve yeterliliklerin AB standardına uyumlu şekilde belirlenmesi amacıyla 15 aylık bir proje gerçekleştirildi. Yurt dışında kitapları yayınlanan yazar ve çizerlerimizin sayısı arttı. Okur sayımız arttı. Çocuk okurun kitaba ulaşması için yeni mecralar ortaya çıktı. 

* Kalem Ajans’tan Nazlı Gürkas:

“Çeviri Fonlarının Yeterli Olması Çok Önemli”

Türkiye’de telif ticareti iki şekilde yürüyor; yayıncıların kendileri yaptığı anlaşmalar ve bir de telif hakları ajansları üzerinden yürüyen anlaşmalar. Yayıncıların kendi yazarlarının telifini satması konusu epey sorunlar barındıran bir konu. Çünkü yayıncılık piyasası istediği kadar bütçeye sahip olmadığı için her yayıncının bünyesinde telif haklarıyla özel olarak ilgilenecek bir personel bulunmuyor. Bundan dolayı telif hakları ajanslarına daha çok ihtiyaç duyuluyor. Devlet tarafından da telif hakkı ticaretini destekleyen kurumlar var. Bunların başında YATEDAM yani TURLA (Turkish Literature Abroad) ve TEDA geliyor. TEDA yabancı yayıncılar Türkiye’den bir yazar alıp yayınlamak istediklerinde çeviri ücretinin bir kısmını ya da tamamını karşılayan bir kurum. TURLA da Türkiye’deki yayıncılara eğitimler veren bir kurum. Türkiye’deki birçok yayıncı telif konusunda sorunlar yaşayabiliyor. TURLA bu sorunları çözmek için bu yılın başında kuruldu. Telif hakkı ticaretinde en önemli konu belki de çeviri fonları. Dominant dillerin dışındaki dillerden çeviri yapmak ya da çevirmen bulmak gerçekten çok zor.

 

Etiketler
Emel Altay

Emel Altay

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon bölümü mezunu. Bir süre dizi setlerinde sanat yönetmeni asistanlığı yaptı. Dergi sektöründe 6 yıl muhabirlik ve editörlük alanlarında dirsek çürüttü. Mart ayında karşılaştırmalı edebiyat yüksek lisansı sevdası ile işinden ayrıldı. O günden beri çeşitli mecralara kültür sanat odaklı içerikler üretiyor.