Haber

Yalan haberlerler Google ve Facebook’a politika değiştirtiyor

ABD başkanlık seçimlerinin Donald Trump’ın zaferi ile sonuçlanmasının ardından, Facebook ve Google algoritmalarının kullanıcılara popüler içerik gösterme eğilimi nedeniyle dezenformasyon yaydıkları ve seçim sonuçlarını etkiledikleri suçlamalarıyla ağır eleştiri almıştı. Eleştiriler karşısında Google ve Facebook, içerik politikalarında değişikliğe gitti ve yalan haber içeren sayfaları reklam ağından çıkaracağını duyurdu.

ABD Başkanlık seçim sonuçları için hatalı tasarlanmış algoritmalar suçlanabilir mi? Donald Trump’ın seçilmesinin ardından yaşanan şok dalgası sırasında Facebook kendini bu soru ile savunmuştu. Facebook Kurucusu Mark Zuckerberg’in algoritma eleştirileri karşısında kendini ve platformunu savunmada gösterdiği düşük performansın aksine, Google eleştirilere kayıtsız kalamayarak içerik politikalarında hızlı bir değişikliğe gitti. Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, Google artık ‘gerçeği manipüle eden, yanlış aktaran ya da saklayan’ mecraları Google reklam ağında barındırmayacak. En büyük rakibinin bu hamlesi karşısında çaresiz kalan Facebook da benzer bir karar alarak, ‘yanıltıcı, illegal ve insanları kandırmaya çalışan’ haber sitelerini Facebook içerik ağının dışında bırakacağını açıkladı.

Google News seçim sonuçlarını yanlış göstermişti

Konuyla ilgili tartışmalar 70news isimli asparagas haber içerikleri üreten bir sitede yayınlanan, ‘Trump oyların çoğunu aldı’ haberinin yanlış olduğu halde Google Haberler sekmesinde yer alması üzerine başlamıştı. Bilindiği üzere, Trump başkanlık için yeterli delegeyi çıkarmış olsa da, toplam oy sayısında Hillary Clinton sandıklardan birinci çıkmıştı. Oysa Google algoritması, ilgili 70news.com haberini ‘nihai seçim sonuçları’ aramasında en üst sırada göstererek, bu yalan haberin çok hızlı bir şekilde yayılmasına sebep oldu.

70news-trump-fake-news
70news sitesinde yer alan, Trump’ın toplam oyun çoğunu aldığında dair yalan haber, Google’da yapılan başkanlık seçim sonuçları aramalarında en üst sırada çıkıyordu.

Benzer şekilde Facebook da kullanıcılarını sadece kendi beğendileri içeriklere benzer içerikler göstermek suretiyle bir ‘yankı odası’ içine hapsettiği, yani farklı görüşlere erişmelerine izin vermediği ve Google ile birlikte dezenformasyonun yayılmasına sebep olduğu nedeniyle eleştirilmişti. Her ne kadar, Zuckerberg, “Facebook içeriğinin %99’u gerçeğe dayalı ve kalan %1’lik kısım da tamamen yalan değil” gibi bir açıklama yaparak Facebook’un seçim sonuçları üzerinde bir etkisi olmadığını iddia etse de, eleştirmenlerini ikna edememişti. Facebook ve Google’ın politik haber içeriğinin yayılımını belirlemedeki gücü göz önünde bulundurulduğunda, bu platformların içerik algoritmalarının şeffaflaşması taleplerinin daha da artacağı öngörülebilir.

Kaynak: Ken Doctor’ın 15.11.2016 tarihli Nieman Journalism Lab haberi