Dosya

Yerel medya neleri haberleştiriyor? Bursa örneğini inceledik

Grafik: Journo. Fotoğraf: Ali Kasmou

Yerel medyanın hangi konuları haberleştirdiğini incelediğimiz “Yerelde Ne Haber?” yazı dizisinin yeni bölümünde; Kars, Şanlıurfa ve İzmir’in ardından bu kez Bursa’dayız. Türkiye’nin en büyük 4. şehrindeki 30 yerel medya kuruluşu arasında 15 yıldan uzun süredir faaliyet gösteren 2 basılı gazeteyi ve 2 haber sitesini 2 hafta boyunca taradık. Radarımıza takılan 1.485 adet haber, Bursa’nın gündeminin yerel medyaya nasıl yansıdığı hakkında bazı ipuçları sunuyor.

21 Nisan – 6 Mayıs tarihlerinde Bursa Hakimiyet, Olay gazetesi, Bursa’da Bugün ve 24 Bursa’da yayımlanan haberleri, üstteki grafikte görülen kategorilere ayırdık. Bunların kısa açıklaması ve yayımlanan haberlerden örnekler şöyle:

  • Güncel haberler (650 adet): Bursa’nın yerel gündemine ilişkin sıcak gelişmeler. Örnek: Elektrik kesintisi yapılacak ilçeler, trafik kazaları, vb.
  • Ekonomi ve yaşam haberleri (383 adet): Şehrin tarım, sanayi ve diğer iş kollarındaki gelişmelerin yanı sıra seyahat/turizm gibi alanlardaki yaşam haberlerini de bu kategoride saydık. Örnek: “Bursa’da köyün içinden akan şelale hayran bırakıyor”
  • Siyasi haberler (205 adet): Çeşitli parti, kurum ve kuruluşların temsilcilerinin görüşlerinin yer aldığı haberler. Örnek: Siyasetçilerin açıklamaları, Bursa’da yerel yönetimlerde bulunmuş temsilcilerle ilgili vefat haberleri vb.
  • Spor haberleri: (88 adet): Özellikle Bursaspor’da yaşanan gelişmeler. Haber sitelerinde ve gazetelerde sadece Bursaspor’u konu alan sayfalar bulunuyor. Haberler daha çok futbolla ilgili olsa da Tofaş ve Frutti Extra Bursaspor basketbol takımlarına ilişkin gelişmeler de yayımlanıyor..
  • Kültür sanat haberleri (54 adet): Bursa Devlet Tiyatrosu’nun sergileyeceği oyunlar; belediyelerin düzenlediği şiir, sinema, festival ve kitap fuarı gibi etkinlikler yer alıyor. Restore edilen tarihi binaların açılışına ilişkin etkinlikler de sık sık yayımlanıyor.
  • Sağlık haberleri (46 adet): Gazetelerde ve haber sitelerinde yer alan sağlık haberleri genellikle güncel gelişmelere dair değil. Fakat Türkiye’nin koronavirüsteki günlük gelişmeleri oluşturan haberler ve Bursa’nın koronavirüsle ilgili verileri de zaman zaman sayfalara yansıyor.
  • Kadın haberleri (31 adet): Bursa nüfusunun %50,02’sini oluşturan kadınlar haberlerde özellikle taciz, şiddet, kooperatif ve kadın emeğinin dönüştürülmesi başlıklarında yer alıyor. Kadınları doğrudan ele alan haberlerin sayısı çok az. Bununla birlikte Bursa’da girişimcilikle ön plana çıkan kadınları konu alan haberler de zaman zaman yerel medyaya yer buluyor.
  • Suriyeliler’e dair haberler (28 adet): Göç İdaresi Başkanlığı’nın Nisan 2022 verilerine göre Bursa’da 184.298 Suriyeli yaşıyor. Suriyeliler; ekonomi, eğitim, dil, sağlık, yasal düzenlemeler, sosyal uyum gibi konularda genellikle sorunlu bir haber diliyle, ayrıştırıcı ve ötekileştirici söylemlerle temsil ediliyor. Birçok haberde şiddet, taciz ve kaos yaratan özneler olarak sunuluyorlar. Bu haberlerde Arapça yazılı tabelalar ve karmaşayı yansıtan fotoğraflar sık sık görsel malzeme olarak kullanılıyor. Bu dönemden birkaç başlık örneği: “Bursa’da Suriyeliler bir olup, 3 Türk’e saldırdı!” “Bursa’daki kaç Suriyeli konut sahibi oldu?” “Bursa’da BTSO üyesi Suriyeliler”

Yerel yönetimler, koşulsuz destek verenleri yüksek bütçelerle besliyor

Nitelikli ve etik gazeteciliğe uymayan bazı örneklere rastlanmakla birlikte genel olarak Bursa yerel medyasının en azından kategorik olarak yerel gündemi takip ettiği ve yansıttığı söylenebilir. Bununla birlikte Bursa’da da yerel medyanın mali sürdürülebilirlikte ciddi sorunlar yaşadığı, belediyelerden reklam ve tanıtım gelirlerleri olmasa kolay kolay ayakta kalamayacakları görülüyor. Konuştuğumuz gazeteciler ve akademisyenler, Bursa’da da yerel medyanın siyasetten bağımsızlığını kazanıp gelişmesi için okur ve izleyici desteğinin şart olduğuna dikkat çekiyor.

Bursa Olay gazetesi muhabiri Yaman Cankan şunları söylüyor:

  • Belediyelerin hizmetlerinin tanıtılması için ayırdığı bütçe yerel medyaları ayakta tutan en büyük güç. Bu durum bazen bölgesel sorunların göz ardı edilmesine neden olabiliyor. Aslında konuyu iki taraflı değerlendirmek gerekiyor.  Zira bazı yayın kuruluşları kamudan daha fazla kaynak elde edebilmek için gazetecilik etiği ile bağdaşmayan yıpratıcı sözde haberlere imza atabiliyor.  Yerel yönetimler ise kendilerini koşulsuz destekleyen medyalara yüksek maddi destek sağlıyor.  Basının bölgesel ölçüde sübvanse edilmesi ne kadar normalse bazı belediyelerin medyaları yönetme çabası içine girmesi o kadar anormal. Medyanın da kaynak elde etmek için tetikçiliğe soyunması şüphesiz kabul edilemez.

Basın İlan Kurumu, yerel medyayı da “yola getirmeye” çalışıyor

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Genel Yayın Yönetmeni Doç. Dr. Tezcan Durna ise şu ifadeleri kullanıyor:

  • Türkiye’nin merkeziyetçi yönetim yapısından dolayı yerel basın, gazetelerin ortaya çıkışından bu yana anlamlı bir rol üstlenemedi. Osmanlı devletinden Cumhuriyet’e geçişle beraber basına yüklenen misyon genellikle zaten devletin faaliyetlerini tek taraflı olarak halka ya da millete anlatmak oldu. Bu nedenle Türkiye’de basının başlangıçta dördüncü kuvvet olduğunu, dolayısıyla da diğer üç erki denetleyen etkili bir araç olduğunu iddia etmek zor. Daha çok yardımcı kuvvettir basın Türkiye’de. Yönetici elitlerin halkı bazı icraatlara ikna etmesinde kullanılan yardımcı bir kuvvet. Cumhuriyet’in ilk yıllarında da basın yayın umum müdürleri dâhil kurucu lider basını “muavenet” [yardım] ile görevlendirmiştir. Bu açıdan bakıldığı zaman, yerel basının neden hiç gerçekten etkili bir gazetecilik faaliyeti yürütemediğini anlayabiliriz.
  • Günümüzde elbette başından beri var olan sorunlara ek bazı sorunların eklenmesiyle yerel basın iyice etkisiz hâle geldi. Bu sorunların başında, Basın İlan Kurumu’nun ulusal düzeyde faaliyet gösteren basın yayın organlarına uyguladığı muameleden yerel basının da payına düşeni alıyor olması geliyor. Gerçek haber yapan, iktidarın yanlışlarına dikkat çeken, bazı yolsuzlukları haberleştirmeye cesaret edebilen yerel düzeydeki basin yayın organları, öncelikle Basın İlan Kurumu’nun ilan ambargosuyla yola getirilmeye çalışılıyor. Bu işlemezse tehdit, bu da işlemezse yargı ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi devreye sokuluyor. Elbette yerel basının bu denli büyük sorunlardan daha basit ve sıradan sorunları da yıllardan beri süregeliyor. Bu da, okuyucu kitlesinin zayıf desteği. Türkiye’deki yerel basın geleneğinin eksikliğinin kaynağı da burada.

“Habere gereksinim duyan bir kamuoyunun desteğine ihtiyaç var”

Türkiye medyasının genelini etkileyen krizin yerel basına da yansıdığını belirten Durna, gazetecilerin reklam gelirine bağımlılıktan kurtulması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle noktalıyor:

  • Günümüzde farklı fonlama pratikleri giderek yaygınlaşıyor. Reklama ve ilana dayalı gazetecilik uzun zamandır ciddi şekilde krizdeydi. Bu krizin başlıca nedeni ilan ve reklamın gazete içeriklerinin güvenilirliğini zedelemesiydi. Buna bir de bu tür gelirlerin sosyal medya araçları nedeniyle azalması eklendi. Güvenilirlik sorunu bir şekilde aşılmaya çalışılıyordu, ancak bu gelir azalması, kurumsal yapıları, istihdam hacmini ve elbette nitelikli haber üretimini olumsuz etkiledi. Bu nedenle son zamanlarda sadece yerel medyada değil ulusal çapta faaliyet gösteren yayınlarda da kitle fonlaması, abonelik usulü, ilgi duyulan haberleri tek tek satma gibi yollarla gazetecilik faaliyeti farklı bir evreye girmeye başladı. Bu evrede yerel gazeteciliğin nasıl şekilleneceğini biraz da zaman gösterecek. Bu tür yol ve yöntemleri yerel basının da benimsemesi mümkün. Elbette bunun için habere ihtiyaç duyan ve haberin kendi hayatında ne kadar önemli olduğunu gören geniş bir kamuoyuna ihtiyaç var.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – JOURNO’NUN “YERELDE NE HABER?” YAZISINDA ÖNCEKİ BÖLÜMLER

Atiye Eren

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunu. Demos Araştırma Derneği üyesi.

Journo E-Bülten