Haber

2020 tahminleri: Dünya medyasının yeni yıldan 5 beklentisi

Dünyanın dört bir yanında gazetecilik siteleri ve araştırma kuruluşları, medyaya dair 2020 yılı tahminlerini yayımladılar. Biz de en çok öne çıkanları beş maddede derledik.

1. Gazeteciliğin ‘büyük arayışı’ sürecek

Bir yandan dijitalleşmeyle birlikte geleneksel iş modelleri çöken, bir yandan da siyasal ve toplumsal bir dizi baskı ile karşı karşıya olan gazeteciliğin arayışı 2020’de de sürecek.

Nieman Lab’in bir dizi gazeteciye ve iletişim akademisyenine sorarak oluşturduğu 2020 tahminleri listesindeki görüşlerin çeşitliliği bunu gösteriyor. Whitney Phillips, “temel inançlarımızı sorgulama vakti” derken, Imaeyen Ibanga “gazeteciler olarak yavaşlamamız gerektiğini” vurguladı. Richard J. Tofel giderek yaygınlaşan okur gelirine dayalı iş modellerinin “okurun hoşlanmayabileceği haberleri vermekten çekinen medya kuruluşları” yaratabileceğini belirtti. Kourtney Bitterly medyada şeffaflık konusunda kamuoyunun daha fazla güvence talep ettiğini söyledi.

Victor Pickard ise şu ifadeyi kullandı: “Gazeteciliğin yaşadığı krizin, kamu yararını yeniden elde etmek ve onu yeniden icat etmek için aslında bir fırsat olduğunu 2020’de görmeye başlayacağız. Medyanın karşı karşıya olduğu ulusal ve giderek artan oranda küresel trajediyle ilgili bakışımızdaki bu değişim ağır ağır gerçekleşecek. Ancak piyasadaki sistemik çöküşün harabeleri –büyüyen haber çölleri ve bilgi uçurumları ile dördüncü kuvvetten arta kalanlara üşüşen akbaba kapitalistler– artık inkâr edilemez bir hâle geldiğinde, ticari saikleri aşarak, kamusal sahipliğe dayalı yeni bir gazetecilik türünü tasavvur etmeye koyulacağız.”

2. ABD seçimleri medyayı yine etkileyecek

ABD’de Donald Trump’ın 2016 seçimlerini kazanıp başkan olması, tüm dünyada medya kuruluşlarını etkileyen bir süreç başlatmıştı. Amerikalı yayıncılar açısından bu sürecin en derin etkisi, siyaset ve toplumdan medyaya sirayet eden kutuplaşma şeklinde kendisini gösterdi. Türkiye dâhil dünyanın geri kalan ülkelerinde ise yayıncılar, 2016 seçimleri sonrasında özellikle Facebook etrafında gelişen tartışmaların sonuçlarıyla karşı karşıya kaldılar.

Trump kampının ve onu seçtirmek için seçime yeni medya yoluyla müdahale ettiği iddia edilen Rusya’nın, Facebook üzerinden veri sızıntıları ve hedefli reklamlarla zafer kazandığı yazılıp çizildi. Kamuoyu baskısının artmasıyla Facebook bir dizi algoritma ve politika değişikliği yaptı. Bu süreç sonunda Facebook’un medya kuruluşlarına gönderdiği trafik hızla düştü, platformda tüm haberlerin görünürlüğü azaltıldı.

Tüm bunların ardından Trump 3 Kasım 2020’de yeniden seçilmeye çalışacak. Önümüzdeki aylar ABD ve dünya medyası için yeni değişimlere gebe olabilir. Columbia Journalism Review, bu süreçte “seçim haberlerinin bir futbol maçı oynanıyormuş gibi taraflı bir şekilde sunulmaması gerektiğini” vurguladı.

3.  TikTok’un yükselişi devam edecek

Whats New in Publishing’in 2020 tahminlerine göre, geçen yıl 1 milyar kullanıcıyı aşan sosyal medya platformu TikTok’un “meteorsu yükselişi” sürecek. Çin merkezli şirketin “küresel çaptaki agresif pazarlama kampanyasıyla ve maliyetli yatırımlarının meyvesini almaya devam etmesi” bekleniyor.

TikTok, Türkiye’de son olarak, Gelecek Partisi kurucusu Ahmet Davutoğlu’nun da platforma katılmasıyla gündeme gelmişti. Davutoğlu ilk videosunda, “Gençlik nerede’ dedim, ‘TikTok’ta dediler.’ Biz de geldik, Gençlik nerede biz oradayız” demişti.

Bu arada bir not: Türkiye’de o kadar popüler olmasa da, ABD başta olmak üzere birçok ülkede Snap’in, “gençler arasında en yaygın sosyal medya platformu olmayı 2020’de de sürdüreceği” öngörülüyor. Elbette Instagram’ı da yabana atmamalı…

4. 5G yaygınlaşıp ‘oyunu değiştirecek’

5G (beşinci jenerasyon) mobil şebeke bu yıl Türkiye’de de devreye girecek. Forbes dergisine göre 5G, “yayıncılar ve tüketiciler için mobilde inanılmaz fırsatlar sunacak. Video ve diğer içeriklerin üretimi ve tüketiminde telefonlar daha da merkezi bir rol alacak. Özellikle geleneksel IP bağlantılarının yavaş olduğu yerlerde 5G oyunu değiştirecek.”

Bu yıl tüm dünyada 5G özellikli daha fazla telefon piyasada olacak. Milyonlarca insan 4K gibi yüksek çözünürlüklü videoları, daha uygun fiyatlara mobil cihazlardan izleyebilecek.

5. Akış hizmetlerinde rekabet artacak

Netflix, uzun süredir domine ettiği küresel video akış hizmeti pazarında bu yıldan itibaren daha ciddi bir rekabetle karşılaşacak. Kantar’ın 2020 öngörülerine göre özellikle Disney+, küresel rekabette Netflix’e pazar payı kaybettirebilir. Netflix birçok ülkede yerel akış hizmetlerinin (Türkiye’de BluTV ve Puhu gibi) yanı sıra, bu ülkelerdeki büyük televizyonların yeni yeni giriştiği dijital ortaklıkların da meydan okumasıyla karşı karşıya.

Artan rekabet, hem medya tüketicileri, hem de içerik üreticilerine fayda sağlayabilir. Kullanıcılar daha düşük fiyatlara daha kaliteli yapımlar izleyebilir, üreticiler ise içeriklerini bu platformlara daha yüksek fiyatlara satabilir.

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.