Dosya

Türkiye’de freelance olmak: Pijamayla çalışıyorlar, mütemadiyen iş arıyorlar

Serbest gazeteciler, yazılımcılar, çevirmenler, editörler, tasarımcılar, video editörler, dijital pazarlamacılar İstanbul’da ‘Ofissizler Freelance Ağı’nda bir araya geliyor. Pijamalarla çalışırken motivasyonunu korumaya uğraşan ve “Mütemadiyen iş arıyorum” diyenlerin dünyasına buyrun…

Her hafta çarşamba günleri Beyoğlu’ndaki Dünyada Mekan’da bir araya gelen Ofissizler gün boyu beraber çalışıyor. İki haftada bir de Kadıköy’de buluşup forum düzenliyorlar. “Ofissizler Freelance Ağı” ekibi ile serbest çalışmanın rahatlığını ve zorluğunu konuştuk.

Ağın kurucularından Özlem İlyas her şeyin nasıl başladığını şöyle anlatıyor:

“2013’teki Gezi Parkı eylemlerinden beri sık sık forumlar düzenliyorduk. O forumlara katılanlardan bir ekip inisiyatif alarak böyle bir mekan kurma kararı aldık. 2015’ten bu yana Dünyada Mekan’da bir araya gelip bu forumları yapmaya devam ettik. Daha sonra bu mekanı freelanceların gündüz çalışabileceği, akşamları forum düzenleyebileceği bir hale getirdik. Ancak belli bir süre sonra freelance çalışanların katılımı azalınca bu konuda bir çalışma yapmaya karar verdik. 2018’in yazından itibaren daha çok freelance çalışanlarla burada bir araya gelmeye ve onların sorunlarını konuşmaya başladık. Bir araya gelmelerimiz artınca da bu oluşuma ‘Ofissizler’ ismini koyduk. Freelance çalışanlara ‘Gelin sorunlarımızı beraber konuşalım, birlikte çözüm bulalım’ çağrısında bulunduk.”

‘Ofiste çalıştığımdan daha çok çalışıyorum’

“Freelance çalışma bir tercih mi, yoksa bir zorunluluk mu?” sorusuna serbest yazılımcı olarak çalışan Ege Su şu yanıt veriyor:

“Bir daha hiçbir kurumda çalışmak istemeyerek ayrıldım çalıştığım yerden. Kendime daha çok vakit ayırmak istiyordum çünkü. Freelance çalışmaya başlayınca herhangi bir kurumda çalıştığımdan daha fazla kazanmaya başladım. Bu şekilde devam ettim. Üstelik başımda patron veya müdür olmuyor. Bu rahatlığın yanı sıra bütün işlerini de kendin halletmek zorunda kalıyorsun. İşe erişim, müşteriye ulaşmak, muhasebe, toplantı gibi yapılması gereken ne varsa kendin yapıyorsun. Bir de bir kurumda sabah 9.00 – akşam 18.00 arasında çalışırken freelance çalışmada bu saatler daha fazla oluyor. Çoğu zaman ofiste çalıştığımdan daha çok çalıştım. Ama yine de bir ofise bağlı olmaktan daha iyi.”

‘Pijamalarla çalışma motivasyonunu sağlamalısın’

Web tasarımcı Yunus Ertürk de freelance çalışmanın “rahat olduğu” algısının gerçeği tam yansıtmadığını söylüyor. “Freelance çalışma süreci daha gergin” diyen Ertürk sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bir kurumda çalışırken sabah kalkıp mecbur bir şekilde işe gidiyorsun. Freelance çalıştığında belki sabah kalkma zorunluluğu olmuyor ama pijamalarla gün boyu ya da tüm gece çalışıyorsun. Yani hayat düzenin değişiyor. Üstelik pijamalarla iş yapma motivasyonunu sağlamak ve bunu sürekli kılmak zorunda kalıyorsun. “

‘Mütemadiyen iş arıyorum’

Freelance çevirmenlik, editörlük, redaktörlük, metin yazarlığı yapan Mehmet Kaplan da freelance çalışırken iş akışını sürekli kılmanın zor olduğunu söylüyor. Dönem dönem iş yoğunluğu olduğunu ama çoğunlukla durağan dönemler yaşadıklarını ifade eden Kaplan, “Ben aslında mütemadiyen iş arıyorum. Daha düzenli, SSK girişimin yapılacağı, daha düzenli çalışma hayatı aradığım oluyor. Ama benim alanımda işler hep freelance oluyor. Güzel bir pozisyon çıkmış olsa oralarda kalmayı düşünebilirim. Ama freelance çalışmamın sebebi biraz da düzenli işin azlığı” diyor.

‘İnternette iş alırken fiyat düşürmek zorunda kalıyoruz’

Yunus Ertürk ve Ege Su daha çok tanıdık vasıtasıyla ya da daha önce iş yaptıkları insanların referansıyla yeni iş alabildiklerini söylüyor. Ertürk, “İşe erişim sektöre göre değişiyor. Yazılımcı, tasarımcı olunca tanıdıklar vasıtasıyla işlere ulaşabiliyoruz. Biz çoğunlukla tavsiye üzerinden çalışıyoruz. Ancak iş alamadığımız dönemlerde bazen kurumsal firmalara iş başvurusunda bulunmayı düşündüğümüz de oluyor” diyor.

‘Özgür mızrak’ anlamına gelen ‘freelance’ sözcüğü 19. yüzyılda İngilizceye girdi. Bu sözcük Avrupa’nın derebeylikler döneminde herhangi lorda bağlı kalmadan, para karşılığında istediği savaşa katılan askerleri simgeliyor.

Ege Su ise yazılım alanında yeterli kalifiye eleman olmaması nedeniyle yeni iş alımında çok sorun yaşadığını belirtiyor. Ancak internetteki platformlardan da iş bulan freelance çalışanların olduğunu söyleyen Ege Su, “Ama öyle sitelerde de rekabet çok fazla olduğu için fiyat düşürmek zorunda kalıyorsun” ifadesini kullanıyor.

‘Freelance çalışma benim için kader oldu’

Mehmet Kaplan da özellikle son ekonomik kriz nedeniyle iş almada sorun yaşadığını belirterek şöyle konuşuyor: “2019’un başından beri çeviri yaptığım bürolardan az iş geliyor. Müşteriler ya Google Translate kullanıyor ya da çeviriye ihtiyaç duymuyorlar. Freelance çalışma benim için biraz da kader oldu. Zaman içerisinde böyle çalışmak zorunda kaldım. Yoksa düzenli işi sürekli arıyorum.”

Freelance çalışırken SSK, sosyal haklar, tazminat, kıdem tazminatı, sendikaya üye olmak gibi haklara erişimin nasıl olduğu sorusuna ise Yunus Ertürk şöyle yanıt veriyor: “Sigorta girişlerimizi isteğe bağlı yapabiliyoruz. Ancak onun için de aylık 700-800 lira ayırmak zorunda kalıyorsun. Sürekli iş akışı olmadığı için de bunu ayırmak mümkün olmuyor. Bu nedenle sigorta güvencesini yapamıyoruz. Sigorta girişlerimiz olmadığı ve resmiyette çalışmıyor göründüğümüz için sendikaya üyeliğimizi de yapamıyoruz. Çev-Bir’e üye olabilen bir-iki arkadaş oldu. Bu kadar.”

‘Parayı yönetmeyi öğreniyorsun’

İşe ulaşma ve sosyal hakların yanı sıra freelance çalışırken “parayı yönetebilmeyi” de öğrendiğini söyleyen Ertürk, “Freelance çalışmada kazandığın parayı yönetebilmek de önemli. Bir iş yapıp üç-dört ay iş yapamadığın oluyor. O nedenle önceki işten kazandığın parayı yönetmeyi/sistemi de kurmak zorunda kalıyorsun.”

Hukuki olarak nasıl bir yol izlediklerini ise Ertürk şöyle anlatıyor: “Freelance çalışanların ortak sorunu aslında iş yaparken sözleşmenin nasıl yapıldığı. Bunun için geçtiğimiz ay ‘hukuk ve sözleşme’ başlıklı bir çalıştay gerçekleştirdik. Ama tabii meslek gruplarına özgü sorunlar da var. Bu sorunları çözmek için mesleğe göre hukuksal anlamda çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. Sözleşme, vergi, muhasebe, ücret ödenmeyen işlerde süreci yürütülmesi, telif hakkı alanlarında hukuki destek almayı planlıyoruz.”

Baloncuk: Evde yalnız kalma

Evinde ya da kafelerde çalışan freelancerların “yalnızlığının” son bulması için Ofissizler’in internet sitesinde “Baloncuk” diye bir sohbet uygulaması da var. Ege Su bu uygulamayı şöyle anlatıyor:

“Baloncuk’ta sohbet sitesi gibi odalar var. Bir yandan genel konuları konuşabiliyoruz, sohbet ediyoruz. İsteyen bir oda da açabiliyor. Erişemediklerimizle, şehir dışında olanlarla da bu şekilde iletişim kuruyoruz. Evde çalışanların yalnız kalmaması için de kullanılan bir uygulama bu. Bilgisayardan, telefondan kullanılabiliyor.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – FREELANCE GAZETECİLİK: RÜYA MI, KÂBUS MU?

Etiketler
Rabia Çetin

Rabia Çetin

Lisans eğitimini Atatürk Üniversitesi Gazetecilik bölümünde tamamladı. 2012’den bu yana İHA, DİHA, T24, BasNews, K24 gibi kurumlarda muhabir ve editör olarak çalıştı. Şanlıurfa Gazeteciler Birliği’nin 2013 yılı Gazetecilik Ödülleri’de görüntülü haber dalında ödül aldı. Sinem Babul’la birlikte Tahir Elçi’nin hayatını ‘Kırık Saat’ ismiyle belgeselleştirdi.