Haber

10 gazeteden 7’si İstanbul depremi için riskli zeminde

Jeoloji haritası üstünde logolarla işaretli altı konumda, tirajı en yüksek 10 gazetenin merkezi bulunuyor. Avrupa yakasında genel olarak zemin, Haliç’in kuzeyinde daha sağlam (kahverengi). Listedeki gazeteler arasında bu bölgede sadece Sözcü ve Turkuvaz Medya’nın merkezleri var. Diğerleri ise Haliç’in güneybatısında kalan ve zemini sağlam olmayan bölgede (sarı).
İstanbul’a deprem gerçeğini hatırlatan 5.8 büyüklüğündeki sarsıntının üzerinden neredeyse bir yıl geçmişken önceki gün yine Marmara Denizi bu kez 4.1’le sallandı. Peki, aynı zamanda Türkiye’de medyanın da merkezi olan İstanbul’da gazete binalarının bulunduğu zemin nasıl?
Resmi verilere göre tirajı en yüksek 10 günlük siyasi gazete için bu soruya yanıt aradık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2011’de deprem risk yönetimi amacıyla hazırlattığı 1’e 100 bin ölçekli jeoloji haritasını kullandık. Buna göre İstanbul’daki 10 gazetenin 7’si, deprem için çok daha riskli bir zeminde. En kötü zemin Yeni Akit’inki.

Demirören Medya Center

Hürriyet, Milliyet, Posta ve Fanatik gazetelerinin yanı sıra CNN Türk ve Kanal D gibi birçok televizyona da ev sahipliği yapan Demirören Medya Center, İstanbul’da en çok medya çalışanının bir arada bulunduğu mekânlardan. Salgın nedeniyle şu anda çoğu gazeteci evden çalışmaya devam ediyor. 

Bağcılar’daki Demirören Medya Center’ın üstünde bulunduğu alan, haritaya göre “Ceylan Formasyonu” adı verilen bir jeolojik oluşum üstünde yer alıyor. Günümüzden yaklaşık 30-40 milyon ortaya çıkmış bu zemin, tortul bir kayaç olan marn, kiltaşı ve kireçtaşından oluşuyor. Burası güneyindeki alanlara göre biraz daha sağlam olsa da, Avrupa yakasının büyük bölümü gibi bu zemin türü de depremde riskleri büyütüyor.

TürkMedya

Akşam, Güneş ve Star gazeteleri ile TV, radyo ve dergileri de içeren TürkMedya, Küçükçekmece’nin Atatürk Mahallesi’nde, Bahariye Caddesi üstünde. İkitelli Basın Ekspres Yolu’na paralel giden bu caddede, geçmişte Ayamama Deresi’nin taşmasıyla çok sayıda ölüme neden olan seller meydana gelmişti. 

İstanbul zemin haritası da bu durumu doğruluyor, zira TürkMedya’nın konumu, son derece gevşek alüvyon zeminin (haritada gri) toprakla buluştuğu bir noktada. Net bir sonuca varmak için tam o noktada zemin etüdü yapılması şart ancak buranın çevresindeki zemin de sağlam değil. “Gürpınar üyesi” diye bilinen ve ağırlıklı olarak kiltaşından oluşan, yaklaşık 23 milyon yıllık görece genç bir zemin bu. Bu zemin de depremde riskleri büyütüyor.

Sözcü


Sözcü gazetesinin merkezi, Maslak’ta. Bu bölge İstanbul’un en sağlam zemin türlerinden birine sahip. Yaklaşık 350 milyon yıl önce oluşmuş. Yani öncekiler gibi çok genç bir toprak değil, iyice kayalaşmış bir zemin söz konusu. 

Turkuvaz Medya

Balmumcu’daki binada; Sabah, Takvim ve Fotomaç gazetelerinin yanı sıra çok sayıda televizyon, radyo ve dergi yer alıyor. Genel olarak bu bölge de Sözcü gazetesiyle aynı türden, sağlam bir zemine sahip.

Ancak bu semtte, Ayazma ve Balmumcu derelerinden artakalan alüvyonla yer yer bozulan zeminler de var. Geçmişte bunlar da dâhil birkaç dere Zincirlikuyu’da birleşip vadi boyunca ilerleyerek Ortaköy’de denize dökülüyordu. 

Yeni Şafak

Yeni Şafak’ın Topkapı’daki merkezi, şu ana kadar ismi geçen gazeteler arasında en kötü zeminde. İstanbul Jeoloji Haritası’na göre “Bakırköy Üyesi” denen ve kireçtaşı ile kiltaşı ağırlıklı olan bir zemin üstünde yer alıyor burası. 

Çekmece Formasyonu’nun bir parçası olan bu zemin, yaklaşık 5 milyon yıl önce oluşmuş, yani çok çok genç. Yeterince kayalaşmadığı, zeminin bolca “mactra” fosili içermesinden de belli. Bu, kabuklu bir deniz canlısı. Çünkü İstanbul’un Avrupa yakasının güneyinin neredeyse tamamı gibi bu bölge de jeolojik açıdan kısa süre önce denizdi.

Yeni Akit

Yeni Akit gazetesini ve televizyonunu da barındıran bina, Küçükçekmece’nin Halkalı Merkez Mahallesi’nde. Ayamama Deresi’nin taşıdığı alüvyonlarla oluşan ve deprem açısından en riskli türdeki zeminlerden birinde bulunuyor. 

Alüvyonun ötesinde çevresini kuşatan zemin de hiç sağlam değil. Gürpınar Üyesi adı verilen; kiltaşı, kumtaşı ve miltaşından oluşan, yaklaşık 23 milyon yıl önce ortaya çıkmış genç bir zemin bu. 

Zemin kadar, binanın sağlamlığı da önemli

Özetle, tirajı en yüksek 10 gazetenin İstanbul’daki merkezlerinin nasıl bir zemin üzerinde yer aldığını İBB Jeoloji Haritası’nı kullanarak incelediğimizde şunu görüyoruz: Sadece Sabah, Takvim ve Sözcü’nün İstanbul’daki merkezleri “sağlam” denilebilecek zeminde yer alıyor. Diğerleri -ve özellikle Yeni Akit ile muhtemelen Akşam- ise deprem açısından daha riskli zeminlerde konumlanıyor.

Elbette zemin kadar, binanın sağlamlığının da deprem güvenliği için hayati önemde olduğunu unutmamak gerekiyor. Uzmanlar, birçok değişkene bağlı olarak sağlam bir zemindeki çürük bir binanın da, çürük bir zemindeki sağlam bir binanın da depremde yıkılabileceğini veya ağır hasar görebileceğini söylüyor. 

Özellikle sıvılaşma riskinin olduğu aşırı gevşek zeminlerde binaların, fayların uzaklığı ve tektonik hareketlerin türleri de dikkate alınarak, mühendislik hesaplamalarıyla tasarlanması ve uygun malzemeyle inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) geçen yıl gerçekleştirilen  22. kongresinde, medya binalarına deprem kontrolü yapılarak riskli yapıların tahliye edilmesi hakkında bir önerge kabul edilmişti.

Medya kuruluşlarının yer aldığı binaların durumunu, bir başka Journo araştırmasında ele alacağız. Bu yazıda yalnızca resmi tiraj raporlarında ilk 10’da yer alan günlük siyasi gazeteleri inceledik. Siz de İstanbul’da çalıştığınız binanın söz konusu jeoloji haritasına göre nasıl bir zemin üstünde yer aldığını öğrenmek isterseniz bize yazabilirsiniz: iletisim@journo.com.tr

İpucu: Haritayı siz de böyle okuyabilirsiniz

Yüksek çözünürlüklü İstanbul Jeoloji Haritası’nı, şu jeolojik zaman cetvelini kullanarak kendiniz de değerlendirebilirsiniz.

Sağ üstteki lejantta, farklı zemin türlerinin açıklaması var. Buradaki renklendirme biraz sorunlu, çünkü örneğin birbirine çok yakın iki kahverengi tonundan biri sağlam bir zemine, diğeri ise daha riskli bir zemine işaret edebiliyor. Bu görselleştirme sorununu çözmek için en iyi yöntem, ilgili rengin yanında yazan jeolojik çağın ismini de kontrol etmek. Söz konusu çağ ne kadar eskiyse, oradaki zemin daha çok kayalaştığından o kadar sağlam oluyor (Daha fazla bilgi şu tezde).

Lejant, “uyumsuzluk” adı altında aralarda bazı kesintiler olsa da, genel olarak günümüze yakın dönemlerden (Holosen, Pliyosen, Miyosen…) çok daha eski çağlara doğru (Devoniyen, Silüryen, Ordovisyen…) kronolojik olarak ilerliyor. Dediğimiz gibi, kahverengi tonlar bu açıdan kafa karıştırıcı biçimde tasarlanmış. Ama genel olarak en kötü (en genç) zeminlerin gri ve sarı tonlarında, en iyi (en yaşlı) zeminlerin ise mor, mavi ve kırmızı tonlarında olduğu görülüyor.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – GAZETECİLİĞİN EN UZUN GÜNÜ: 17 AĞUSTOS 1999

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği