Haber

Kanal İstanbul ile ilgili en fantastik 4 haber

Yavuz Örnek (solda) ve Ramazan Kağan Kurtoğlu (sağda) daha önce de televizyon programlarında "ilginç" tezler ortaya atmıştı.
Kanal İstanbul projesi ile ilgili Çevre Etkisi Değerlendirme (ÇED) Raporu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde vatandaşların görüşlerinin toplanması amacıyla 10 gün için askıya çıkarıldı. Kamuoyunda ve sosyal medyada yoğun tartışma yaratan bu süreçte, iktidara yakın gazete ve televizyonlarda Kanal İstanbul’u savunan haberler yayımlanıyor. En fantastik dört Kanal İstanbul haberini derledik.

1. Kanal İstanbul’un altında 10 gemi dolusu altın var

A Haber kanalında Deşifre adlı programa katılan Doç. Dr. Ramazan Kağan Kurtoğlu şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanına en çok yüklenilmesinin sebebinin Kanal İstanbul projesi olduğunu düşünüyorum. Çünkü, Vatikan kaynaklarından öğrendiğim şudur ki, kayıp 10 geminin Büyükçekmece Körfezi’ne geldiği ve bu gemilerde Tapınakçıların hazinesi var. Fransa’dan kaçırdıkları hazineler var, iddia bu. Anlaşılıyor ki Sayın Cumhurbaşkanı bu konuda bilgiye sahip.”

(Bir not: Ekonomi alanında eğitim alan Kurtoğlu’nun jeoloji veya şehir planlama gibi Kanal İstanbul projesiyle ilgi kurulabilecek bir uzmanlık alanı yok. Ama “ABD Siyaset Stratejisinde Evanjelist-Kabalist Felaket Filmleriyle Psikolojik Savaş Operasyonları ve Türkiye” gibi başlıklara sahip makaleleri var.)

2. Karadeniz magma ile patlayıp Boğaz’ı yıkabilir

Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuşan Dr. Yavuz Örnek şunları söyledi: “Mesela ‘Karadeniz’in altında 500 milyon metreküp H2S gazı (hidrojen sülfür) var’ diyorlar. Diyelim ki Karadeniz’in altında bir magma oluştu. Ve H2S açığa çıktı. Yüzlerce atom bombasına denk patlama olur. İlla olacak demiyorum ama bu hiç olmayacak manası taşımaz. Bu kanal, İstanbul Boğazının tamamen yıkılmasını engeller. Kanal da yıkılır ama ona da ihtiyaç var.”

(Bir not: İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde görevli olan Örnek, daha önce de, Nuh Peygamber’in kendisine inanmayarak gemiye binmeyen oğlunu ikna etmek için cep telefonu ile görüştüğünü, Nuh tufanı sonrasında da gemiden güvercin değil uçan bir insansız hava aracı gönderildiğini iddia etmişti.)

3. Karşı çıkanlar ‘şuursuz ve gayri milli’

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kanal İstanbul ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi: “Bu projeden hiçbir haklı ve meşru bahanesi olmadan rahatsızlık duyanlar şuursuz ve gayri millidir… Kanal İstanbul Projesi’nin ABD donanmasının Karadeniz’e çıkışının ve yerleşmesinin önünü açmak için hazırlandığını söyleyenler sadece yalancı değil, aynı zamanda müfteridir. Mesele rant değil, milli anttır, böyle de olmalıdır.”

Bahçeli, 2011 yılında ise önce “Proje istismar meselesi. Kalkıp bir de bunu 22 milyar dolara 10 yıl içinde yapacakmışsınız. Peki 10 yıl bu yoksul vatandaş ne yapacak? Bu parayla çok daha hayırlı işler yapılabilir” demiş, birkaç ay sonra ise şu açıklamayı yapmıştı: “Güya yeni bir kanal açıyorlar, adına da ‘İstanbul Kanalı ve bu bir çılgın proje’ diyorlar. Bu, soygun düzenini çılgınca sürdürecek bir projedir.”

Bahçeli dün yaptığı açıklamada kendisi açısından bir çelişkinin söz konusu olmadığını savundu ve şöyle dedi: “Biz o dönem muhalefet anlayışımız doğrultusunda eleştirdik, itiraz ettik. Daha sonra millet destek verdi, AK Parti’yi tekraren iktidara taşıdı. Yani projelere de ‘tamam’ dedi.”

4. Abdülhamid’in projesi mi, Sokullu Mehmet Paşa’nınki mi?

İktidara yakın medyanın her şeyi Sultan İkinci Abdülhamid’e dayandırma eğilimi Kanal İstanbul projesinde de sürüyor. İlber Ortaylı’nın “sözde tarih dergisi” diye nitelediği Derin Tarih, “Arşiv belgeleri incelendiğinde Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz, Sultan II. Abdülhamid ve Sultan V. Mehmed Reşad’ın projeyle ilgilendikleri açıkça görülür” diye yazdı.

Türk Tarih Kurumu’nun eski Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu ise Kanal İstanbul güzergâhı yerine, Sokullu Mehmet Paşa’nın 16. yüzyılda planladığı gibi Karadeniz’in Sapanca Gölü üzerinden Marmara’ya bağlanmasını savundu. Halaçoğlu’nun belki de en “fantastik” iddiası ise, Kanal İstanbul gerçekleşirse, “Vatikan gibi Rum Patrikhanesine Ekümenik sahası açılması” olacak.

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği