Dosya

Kripto para haberleri: En sık yapılan 7 hata

Kripto paralar son günlerde yeniden haber gündeminin ilk sıralarında. Nisanda 63 bin doları aşan Bitcoin, tekrar 40 bin doların altına geriledi. Piyasalardaki bu iniş çıkışlara rağmen kripto paralara okurların ve izleyicilerin ilgisi büyük.

Türkiye’de de haber siteleri kripto para haberlerine giderek daha fazla yer veriyor. Bazı büyük haber siteleri hemen her içeriğin altında okurları kripto para haber kategorisine yönlendiriyor. Tamamen kripto para haberciliği yapan Türkçe yayınlar da var.

Kripto paralarla ilgili haberlerde yapılan hataları Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim görevlisi ve Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat, Coinkolik editörü Neşe Yavuz, Milliyet muhabiri Cihat Aslan, gazeteci Erdoğan Emir ve iktisatçı yazar Musa Ceylan ile konuştuk.

1. Editörlerin bilgisizliği, yanlışlara neden oluyor

İsmail Hakkı Polat’a göre kripto para haberlerinde en çok yapılan hatalar, özellikle geleneksel medyadaki gazetecilerin bilgisizliğinden kaynaklanıyor. Thodex soruşturması sırasında yayımlanan haberleri hatırlatan Polat şöyle diyor:

  • Tabii ki kripto para sistemi, başta Bitcoin olmak üzere, son derece karmaşık, anlaşılması zor, hem dijital teknoloji, hem ekonomi-finans, biraz da yazılım gerektiren işleyişlerdir. Ve şu anda geleneksel finans sistemine hangi yönleriyle kafa tuttuğunu haberci-gazeteci arkadaşlarımızın anlamadığını görüyoruz. Bu konuda başta ekonomi ve finans habercilerinin çok dikkat etmesi gerekir.
  • Bazen bilgisizce yapılan bir haber bizi şu örneklere götürebiliyor: Bir kripto para borsasının patronu bütün paraları alıp, kasayı boşaltıp, yurtdışına kaçıyor. Bizim medyada bu “2 milyarlık vurgun” olarak çıkıyor. Şimdi bu milyar dolar nereden bulunuyor —ki bu iki milyar dolar dünyadaki kripto para varlıklarının 1000’de 1’i? Bu 1000’de 1’lik miktar, Türkiye’de ilk beşe bile giremeyen bir kripto para borsasının patronunun cebine bir flaş belleğin içine konulup kaçılacak bir miktar mı? Bunu sormadan, sorgulamadan, manşetin çekiciliği ve cazibesiyle haber yapılıyor.

CoinKolik.com editörü Neşe Yavuz ise merkez medyadaki bazı kripto para haberlerinin sunumunda gözlediklerini “hata değil, dezenformasyon ve misenformasyon” olarak niteleyebileceğini belirtiyor. Şöyle diyor Yavuz:

  • Bilinçli olarak kripto paralarla alakalı olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bunun da geleneksel finansı koruma çabasından kaynaklandığını düşünüyorum. Açıkçası değişimden korkuyoruz, çünkü değişim bazılarının (yüksek tabakadakilerin) canını yakacak ve bunun olmaması için çırpınıyorlar. Bu olumsuz algı yaratılma hususunu bir kenara bırakırsak, ana akımdaki kripto para haberciliğinde genellikle “bilmemekten” ve “araştırmamaktan” kaynaklanan hatalar görüyoruz. Yanlış bilgilendirmeler de maalesef insanların kafasında soru işareti yaratıyor.

2. Kasıtlı olarak korku ve belirsizlik yaratılıyor

İsmail Hakkı Polat’a göre öncelikle ekonomi ve finans habercilerinin kripto paralar konusunda en azından temel bilgiye sahip olması gerekiyor. “Haberi yaparken de çok yönlü, 5N 1K kuralına riayet ederek, hakikati araştırmanın o çok yönlülüğüyle, her tarafın sesine kulak vermeleri ve bunları kendi bilgi-birikimi dâhilinde uzmanlığıyla sentezleyip ona göre haberleştirmeyi yapmaları gerekiyor” diyen Polat, şöyle devam ediyor:

  • Bilgisizliğin yanı sıra ikinci bir faktör var: Belli ticari ve siyasi çıkarlar üzerinden haber yapan ekonomi  ya da finans gazetecilerinin kripto para piyasasında “FUD” denilen korku, belirsizlik ve kaygı ortamı yaratmaları ile kafalarda oluşan önyargı burada rol oluyor. Mesela Bitcoin’in çok enerji tükettiğine, bu tükettiği enerjinin dünyayı çevre felaketine götüreceğine yönelik haberler çıkıyor medyada. Şimdi bu haberlere baktığımızda, evet, Bitcoin’in enerji tüketiminde çevreye zarar verdiği kuşkusuz. Ama sadece olayın bu yönüne odaklanıp örneğin Bitcoin’in karşılık geldiği kendi kendine, hiç insansız çalışarak yüz milyon kişilik bir finans kitlesi yarattığını ve bu yarattığı kitlenin aslında karşılığı olan, rekabet ettiği yüz milyon kişiye sunulan bir bankacılık, finans ve para işleyişinin ne kadar enerji ve kaynak tükettiğine ilişkin karşılaştırmalı bir haber yapılmadığından, burada bir kasıt ya da önyargı aramak zorunda kalıyoruz. Toparlarsak; bilgisiz ve kasıtlı gazetecilik üzerinden yapılan haberleri başlıca hatalar olarak kabul edebiliriz.

Dünyada da dijital habercilikte bir kripto patlaması yaşanıyor. Kripto para konulu İngilizce haber sitelerinin dijital trafiği, SimilarWeb verilerine göre bir yıl içinde 4 kattan fazla arttı.

3. ‘Ajans haberciliği’ kamu yararına sorgulanmalı

Polat’ın dikkat çektiği bir diğer nokta, birçok sitenin kripto paralarla ilgili gelişmeleri ajans haberleri üzerinden aynen aktarması. Bu nedenle ajans haberlerindeki eksik ve yanlışların yaygınlaştığını belirten Polat, gazetecilerin her tür bilgiyi kamu yararına sorgulayıp süzgeçten geçirmesi gerektiğini vurguluyor.

Kripto paraların spekülatif riski yüksek yatırım araçları olduğunu, ancak bu riske dikkat çekerken kuşku ve kaygı yaratmak yerine yatırımcıları bilgilendirmek gerektiğini vurgulayan Polat şöyle devam ediyor:

  • Örneğin “2 milyar dolarlık Thodex vurgunu” haberinde, 2 milyar dolar lafını duyan yatırımcı, aslında giden paranın çok olduğunu ve bunun geriye alamayacağı psikozuyla depresyona girebilir, maazallah hayatına son verme noktasına da gelebilir. Dolayısıyla burada gerçek nitelik ve nicelikler üzerinden yapılacak haberciliğin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi şu kabulle gidelim; medya, devlet ve kripto para camiası her ne kadar riskler konusunda uyarılarını yapsa da, şu an dijital okuryazarlığı eksik ve kripto paralar üzerine çevrelerinde yaratılan “başarı” hikâyeleri üzerinden buraya sorgusuz sualsiz yönlenen inanılmaz bir kalabalık var. Bu kalabalığı doğru ve dengeli biçimde bilgilendirmek lazım.
  • Nedir bu bilgilendirme? Öncelikle kripto paraların riskli ve spekülatif varlıklar olduğu gerçeği. Buradaki kazançlar yüksektir ama siz onlara belli bir bilgi, birikim ve bilinçle yaklaşmazsanız, o zaman burada kaybetme riskiniz çoğalır demektir. Yani burada insanların hangi durumlarda kaybedebileceğini, ellerindekini hatta bütün yatırımları kaybedebileceğine dair doğru bilgilendirmek lazım. Sadece “riskli” yazarak bu riski azaltmıyorsunuz. Tam tersine insanlar siz bilgi vermediğiniz zaman daha da meraklanıyorlar.  Özellikle son yıllarda ülkemizde geleneksel medyaya güvenin azalması aslında biraz da tersine gitme iştahını yaratıyor insanlarda. “Kripto paralar bu kadar kötülendiğine göre bunlarda bir şey vardır” gibi aslında altı çok da dolu olmayan bir yaklaşıma götürebiliyor.

4. Sansasyon ve üçüncü sayfa haberciliği herkese zarar veriyor

Polat’ın ajanslar üzerinden yaygınlaşan hatalı haberlere verdiği bir diğer örnek, Türkiye’nin kripto para kullanımında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü olduğu iddiası… Bunu şöyle açıklıyor Polat:

  • Şimdi ajans haberciliği o kadar ön planda ki araştırmayı gösteren tablonun alt kısmına, yani detaylarına bakılmıyor. Diyelim ki bu araştırmayı Dünya Ekonomi Forumu yapmış, hemen detaylı baktığımızda aslında araştırma örnekleminin genç nüfus olduğunu görüyoruz. Şimdi genç nüfusta Türkiye’nin dördüncü olması ayrı, toplam nüfusta dördüncü olması ayrı. Daha sağlıklı araştırmalar gösteriyor ki Türkiye ne dünyada, ne de Avrupa’da ilk beşte.

Özellikle gençlerin, kendilerini ekonomik sıkıntıdan kurtarabilecek bir alan olarak gördükleri kripto para piyasalarına dair haberlerde sorumlu gazeteciliğin bu açıdan da önemli olduğunu belirten Polat sözlerini şöyle noktalıyor:

  • Bunun arsasına değil ekosistemine, bunun üzerine yeni bir karakter ve inovasyon inşa etmeye teşvik edilmeli gençler. Ama medyada baştan aşağı tamamen manşet üzerinden giden, önyargılı, yanlış ve araştırmaya dayanmayan, tersine ajans haberciliğine bir yaklaşım var… İnsanları bilinçsizce alım satım yapmaktan alıkoyabilirsiniz fakat onun arka planındaki yeni nesil finans işleyişinin, özellikle gençler tarafından incelenmesi, onların bilgilenmesi ve bu konuda çeşitli kariyer olanaklarının da tartışılması lazım kamuoyunda. Böyle bir yayıncılık anlayışı olmadığı için, olaylar hep sansasyon üzerinden ve biraz da magazinleştirerek üçüncü sayfa haberciliği gibi konumlanıyor. Bunun hem yatırımcı genç insanlara hem de ülkemize yarardan çok zararı dokunuyor.
Thodex ile ilgili bu haberin kapağında; hem yanlış bilgi, hem yanlış dil kullanımı var.

5. ‘Hızlı olan tıklanır’ anlayışı hataları büyütüyor

Neşe Yavuz, hataların sadece merkez medyada değil, kripto para medyasının kendi içerisinde de gözlendiğini vurguluyor. Son dakika haberciliğinde sırf hızlı olmak için “haberlerin aslının astarının araştırılmadan” aktarıldığını belirten Yavuz şöyle devam ediyor:

  • Örneğin geçtiğimiz günlerde “İran, Bitcoin madenciliğini 22 Eylül’e kadar durdurdu” şeklinde bir haber vardı. Maalesef bazı yayın organları bu haberi “İran Bitcoin madenciliğini yasakladı” şeklinde sundu. Bu da insanlarda olumsuz algı yaratıyor ve fiyat hareketlerine doğrudan etki ediyor… Ben haberlerin hızlı verilmesindense doğru verilmesini isterim. Fakat internet gazeteciliğinde “hızlı olan tıkı alır” gibi bir yarış hâli olduğu için bazen farkında olmadan hata yapmak mümkün. Haberlerin bir iki kaynaktan teyit edilmesi gerektiğini de düşünüyorum. Bu önemli bir konu. Ya da illa ki verilecekse “iddia” şeklinde vermek daha doğru olacaktır. Kesin bir dil kullanıldığı zaman özellikle eğer olumsuz bir haber söz konusuysa, insanlarda ciddi bir panik yaratıyor.

6. Sadece kazananların hikâyesi anlatılmamalı

Milliyet gazetesi haber araştırma muhabiri Cihat Aslan, kripto para haberlerinde sürekli “kazananları” ve “yükselenleri” öne çıkarmanın da kamu yararına aykırı olduğunu belirterek şöyle diyor:

  • Ülkemizde pandemi dönemiyle birlikte kripto paralara çok büyük bir yöneliş oldu. Toplumun her kesimi, hayatın her alanındaki insanın bir araya geldiği ortamlarda konuştukları iki konudan biri artık bu kripto paralar. Durum böyle olunca hayatımızın merkezinde yer edinen kripto paralarla ilgili haberler de büyük ilgi görüyor. Bu haberleri hazırlarken hatalar yapılabiliyor.
  • Kripto paralarla ilgili haber yapan bir gazeteci olarak baktığımda en büyük hatanın kişiyi yönlendirme olduğunu düşünüyorum. Haberlerde sadece kazananlar ya da kripto paraların yükselişleri minvalinde yapılan haberler eksik ve hatalı olur. Çünkü bu süreçte evlerini, arabalarını kaybedenler, kredi çekerek ödeyemeyen ve en son ölümü seçen insanların da var olduğunu unutmayalım.
  • Kripto paraların ülkemizde bu kadar konuşulmaya başlandığı bu dönemde ortaya çıkan internet sitelerinden, sosyal medyadaki önerilere, ‘trader’lardan, kripto para borsası yöneticilerine kadar yapılan haberlerde sadece kazancın veya kazanmanın tüyolarına yer verilmesi, haberlerin tek yönlü yazılmasına sebep oluyor. Bu haberleri okuyan vatandaşlarımız, tavsiyeler üzerine “Kısa yoldan büyük para kazanmak” için varını yoğunu bu kripto paralara yatırabiliyor.
  • Pandemi ile birlikte ekonomik buhrana giren vatandaşlarımızın etrafındaki insanlardan duyarak girdiği bu borsalarda sadece kazancı hedefledikleri ve bu yönde takip ettikleri kişilerin olumlu tavsiyelerinden yola çıkarak yatırım yapıp çıkmaza girebileceklerini hatırlatmak isterim. O yüzden medyaya yansıyan haberler, kişiyi yatırıma yönlendirmekten ziyade bilgilendirici olmalı.

7. Yatırımcıyı yönlendirenler, manipülasyon yapanlar var

Yatırımcıları yönlendirmek, yatırım araçları üzerinde spekülasyon ve manipülasyon yapmak hem Sermaye Piyasası Kanunu’na göre bir suç, hem de her şartta kamu yararını önceleyen gazetecilik etik ve değerleriyle tamamen zıt. İktisatçı yazar Musa Ceylan, “Her yatırım aracında olduğu gibi, kripto paralarda da manipülasyon mutlaka olacaktır. Peki manipülasyonu kim yapar ve spekülasyon nedir” diye sorarak şu tanımları veriyor:

  • Spekülasyon: Gelecekte değerinin yükselmesi beklenen bir varlığın, ucuz olduğu bir dönemde satın alınıp değerinin yükseldiği dönemde satılarak kazanç elde edilmesidir. Spekülasyon yasal bir faaliyettir. Ev, arsa gibi fiziki varlıkların yanı sıra, döviz ve hisse senedi, tahvil gibi finansal varlıklar spekülasyon konusu olabilmektedir.
  • Manipülasyon: Manipülasyon ise yönlendirme anlamındadır. Manipülasyonu spekülatörler yapar ve suç olarak kabul edilen bir davranıştır. Varlığı, değeri düşük olduğu bir dönemde satın almış olan spekülatörler, varlığın değerinin gelecekte yükseleceğine dair asılsız haberler yayarak bunları yeni alıcılara yüksek fiyattan satarlar.

Kripto paralara yönelik talebin şu anda “tamamen spekülatif” kaynaklı olduğunu belirten Ceylan, özellikle salgın sürecinde “alternatif, güvenli limanlar” arayan yatırımcıların bu varlıklara yöneldiğini belirtiyor. Tıpkı altın gibi, “arzı kolayca artırılamayan” Bitcoin ve diğer kripto paralar bu nedenle bir cazibe merkezi. Ancak özellikle bu paraların alım satımı için kurulan borsalardaki yolsuzlukların yanı sıra, bu alandaki yasal düzenleme eksiklikleri de riski artırıyor.

Bu spekülatif yatırım ortamında asıl tehlike, asılsız bilgilerle yatırımcıyı yönlendirerek manipülasyon yapanlardan geliyor. Gazeteci Erdoğan Emir şöyle diyor:

  • Maalesef birçok haberde yönlendirme olabiliyor. Bu da gazetecilik mesleği için büyük bir kusur ve etik olmayan bir davranış. Yakın dönemde yaşadığımız kripto para skandalı (Thodex) ve daha önce yaşanan Çiftlik Bank olaylarında da görüldüğü gibi, tamamı olmamakla beraber medyanın yönlendirmesi var. Bu işten kazanç sağlayanlar bazı medya kuruluşlarını yönlendirebiliyor. Ortada merkezi olmayan bir sistem var. Bununla beraber kolay yoldan para kazanmak isteyen insanlar. Böyle olunca bazıları çok iyi kazanırken bazıları da çok kötü kaybedebiliyor.
  • Bu konuda medyanın yapması gereken ne bunu öcü olarak göstermesi ne de bu işten anlamayan insanları bu tarz yatırımlara itecek yayınlar yapması. Çünkü hem dünyada hem Türkiye’de bu mağduriyetleri giderebilecek doğru dürüst bir prosedür yok. Bir tweet ile altüst olan bir sistem, başka bir haberle gözde bir yatırım aracı hâline gelebiliyor. Bu yüzden medyanın, buradaki sorumluluğunun farkına varıp kullandığı dile dikkat ederek her zaman objektif olması gerekiyor.

‘Gazetecinin reklam yapması, güvenilirliğine gölge düşürür’

Deneyimli gazeteci Faruk Bildirici, sosyal medyada bir kripto paranın gizli reklamını yapanlar hakkında geçen hafta şu ifadeleri kaleme almıştı:

  • Elbette bir gazeteci, YouTube programına reklam alabilir; sponsorluk anlaşması yapabilir. Ama programa reklam ya da sponsorluk için anlaşmak ile gazetecinin bizzat kendisinin reklam yapması, hele de reklamın aktörü hâline gelmesi farklıdır.
  • Bir gazeteci reklam yapmamalı, reklamın aracı olmamalı. Reklam yapmak, gazeteciliğin doğasına aykırıdır. Zira gazeteciliğin temel işlevi kamu yararını gözetmek ve topluma yalın gerçeği aktarmaktır. Gazeteciler için inandırıcılık ve güvenilirlik iki vazgeçilmez kavramdır.
  • Para ya da maddi bir bedel karşılığı bir ürün ya da firmanın reklamını yapan gazeteci, mesleğin bu temel işlevinden kaynaklanan güvenilirliği ve inandırıcılığı paraya tahvil etmiş olur. Reklamını yaptığı ürün ya da şirketin niteliği ne olursa olsun ondan sonra üreteceği içeriklerin ya da yorumlarının gerçekliğine, inandırıcılığına gölge düşürmüş olur.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – EKONOMİ GAZETECİLERİNİN KRİZLE İMTİHANI

İhsan Birgül

İhsan Birgül

Serbest gazeteci. Kürt dili ve edebiyatı başta olmak üzere kültür-sanat konularında çalışıyor. Yayımlanmış bir şiir kitabı var. Ayrıca çeşitli antolojilerde yayımlanmış şiirleri de mevcut. Çeşitli internet sitelerinde ve e-dergilerde yazıyor.

E-Posta Aboneliği