Bilişim

Türkiye’de internetin doğum günü: O sesi unutmayın!

Türkiye’de internetin 26. yaşını, soyu tükenen modem sesini hatırlayarak kutluyoruz.

Türkiye’nin ilk internet ağı projesi, 1991 yılında ODTÜ ve TÜBİTAK tarafından başlatılmış ve ilk internet bağlantısı 12 Nisan 1993 tarihinde ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’na ait yönlendiriciler ve PTT’den sağlanan 64 Kbps kapasiteli kiralık hat kullanılarak gerçekleştirilmişti.

Aralarında Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO), Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), İnternet Derneği (ISOC-TR), İnternet Teknolojileri Derneği (INETD), Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD), Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) ve Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği’nin  (TBİD) de bulunduğu meslek kuruluşları ve kitle örgütleri 1997’den beri Türkiye’de kutlanan İnternet Haftası kapsamında bugün etkinlikler düzenliyor.

STK’lar bu yıl yayımladıkları bildiride kişisel verilerin korunması, sansür, ifade özgürlüğü, sayısal uçurum, dijital gözetim ve yeni medya okuryazarlığı gibi meselelere dikkat çekti.

Türkiye’de internetin ilk dönemine dair akla gelen ilk sembollerden biri “İnternet Mahir” (üstte) ise, bir diğeri de bağlantı kurulurken modemden çıkan o özgün sestir. Peki, neden internete bağlanırken böyle bir ses çıkıyordu, hiç düşündünüz mü?

Modemler neden ses çıkarıyordu?

İnternetin ilk yıllarında bugünkü fiber optik ağlar gibi doğrudan veri transferi için oluşturulmuş iletim şebekeleri yaygın değildi. Türkiye’de ilki 1996’da kurulan internet servis sağlayıcıları (ISS), telefon hatlarının aslen ses iletimi için kurulmuş olan bakır kablo altyapısını kullanıyordu. Bir kullanıcı bu hizmeti alabilmek için bilgisayarların çevirmeli (dial-up) modemini ek bir kabloyla telefona bağlardı.

Bağlantı kurulurken bütün modemlerin birbirine benzer “notalarla” bir ses çıkarması insanların internetin ilk yıllarında da dikkatini çekti. Bunun nedenini açıklayan ilk haberlerden biri New York Times gazetesinde 1998 yılında yayımlandı. Modemlerden neden böyle bir ses çıktığını birkaç maddede şöyle açıklayabiliriz:

* Telefon hatları küçük bir frekans aralığında (300 ile 3.300 hertz arasında) çalışır. Çünkü insan sesini taşımak üzere tasarlanmışlardır ve bu sesler genelde bu aralıkta frekanslara sahiptir.

* Modemler veri iletseler de, bu iş için telefon hatlarını kullanabilmeleri ancak bu frekans aralığında çalıştıkları sürece mümkündü. Yani telefon hattından internet bağlantısı aslında, bir 20. yüzyıl teknolojisini, bir 19. yüzyıl teknolojisi üzerinden kullanmak anlamına geliyordu.

O ‘notalar’ birçok bilgi içeriyordu

* Modemin belirlenen frekans aralığında çıkardığı sesler, bunun bir sesli bağlantı değil, bir veri bağlantısı olduğunu şebekeye tanıtabilmek için tasarlanmıştı. Modem o sesi çıkarırken telefon şebekesine “Ben bir başkasına telefon edip konuştuktan sonra kapatacak bir insan değilim. Sürekli bir veri bağlantısı için ağa bağlanmak isteyen bir makineyim” diyordu.

* Çıkan “notalar” birçok insana birbirinin aynısı gibi gelse de, aslında modemler bu sesler yoluyla başka bilgileri de telefon şebekesine aktarıyordu. 0’lar ve 1’ler kullanılarak, yani ikili sayı sistemiyle aktarılan bu bilgiler arasında modemin hızı dahil çeşitli özellikleri de vardı.

Analog dünyanın dijitalleşme sesi

Özetle, internetin ilk günleri deyince akla gelen çevirmeli modemlerin çıkardığı ses sadece bağlantı kurulduğunu belirten bir sembol değildi, aynı zamanda verinin kendisiydi. Seslendirilen farklı notaların her birinde bilgi vardı. Analog dünyamız bu sesle dijitalleşmeye başladı. Altyapımız dijitalleştikçe bir geçiş formu olan bu modem sesine de gerek kalmadı. VHS kasetler videoya takılırken çıkan ses gibi, modem sesini de, Soyu Tükenme Tehlikesi Altında Olan Sesler Müzesi‘nde dinleyebilirsiniz.

Türkiye’de internetin 26. doğum günü kutlu olsun!


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – 5G DÜNYADA İKİ ÜLKEDE DEVREYE GİRDİ

Journo

Journo

Yeni nesil gazetecilik sitesi