Dosya

Yerel medya yol ayrımında: Tek yol gazetecilik

Mahalli yönetimlerde, kamu ile vatandaşlar arasında bir köprü görevi üstlenen, haber ve yorumlarla halkı bilgilendiren yerel basın yayın kuruluşları zor günler geçiriyor. Mevcut ekonomik sorunlar yüzünden yeterince nitelikli gazeteci çalıştırılamıyor. Bunun sonucunda özgün içerik üretilememesiyle beraber tirajlarda düşüş sürüyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki yerel gazetelerin son durumunu araştırdık. Yerel medya mensuplarına göre 2019 sonuna kadar onlarca yerel yayın ya kapanacak veya birleşmelerle tekelleşme ve tek seslileşme sürecini devam ettirecek. Çünkü Basın İlan Kurumu (BİK) ve reklam gelirlerinin daha da azalması bekleniyor. Kamu ilanlarına veya belediyelere bağımlı hale gelmenin, gazetecilik konusunda “mış gibi” yapmanın ise tek alternatifi var: Yerel medyanın yüzünü tekrar gazeteciliğe ve vatandaşlara dönüp okurdan elde ettiği geliri artırması.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son verilerine göre geçen yıl Türkiye’deki gazetelerin %91,3’ü yerel yayın yaptı. Gazetelerin toplam tirajının %17,6’sı yerel yayınlardan geldi. Tirajlardaki düşüş de %17,6 oranında gerçekleşti.

Tirajlarla beraber düşen okur gelirinin alternatifi reklam geliri olsa da, bu kalemde de ciddi bir gerileme var. Üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) tatilin ardından ele alması beklenen Yargı Reformu Paketi, yerel yayınların can simidi olan resmi ilan gelirlerinin de düşmesine neden olacak.

Yerel medyanın gelir kaynaklarındaki bu tarihi sarsılmayı ve dijital dönüşümün neresinde yer aldıklarını, farklı bölgelerde ve illerde görev yapan gazetecilere sorduk. Canan Ekinci Yılmaz, Okan Geçgel, Cafer Balık, Ahmet Işıkdağ, Emrullah Özbey, Sinan Keskin, Fatih Sevinç ve Hüseyin Arslan ile sohbetimizde, yerel medyanın iş modeli dışında da çok sayıda acil sorunu olduğunu öğrendik.

‘Bursa’da yerel basın dijitale dönüşüyor’

Bursa İnternet Gazetecileri Derneği’nin (BUİGDER) önceki dönem başkanı ve mevcut yönetim kurulu üyesi Canan Ekinci Yılmaz, 2010’dan bu yana Karacabey Meltem gazetesinde yazılar kaleme alıyor. Bursaport.com ve Milliyet Blog’da da yazan Yılmaz, Bursa’daki yerel gazetelerin dijitale uyum sağlamaya çalıştığını söylüyor:

“Yerel basın kuruluşlarının birçoğu dijitale dönüyor. İş dünyası ve kamu, dijital yayınlarla yeni yeni tanışıyor. Bursa’da 30’un üzerinde internet gazetesi var ve aylık 50 milyon erişim söz konusu. Dijital yayınlarda reklam sektörü hareketlenmeye başladı. Bursa’nın önde gelen büyükşehirlerden olması ve ekonomisinin iyi olması dijital yayıncılığa reklam konusunda katkı sağlıyor. Yerel medyadaki basılı gazetelerin de ilimizde yavaş yavaş dijitale ayak uydurmaya çalıştığını görüyoruz ama doğrudan dijital yayınla işe başlayan bazı kurumlar bu konuda daha avantajlı gibi. Yazılı basın da artık dijital dönüşüme ayak uydurmak zorunda.”

Dijital medyaya BİK ilanları için lobi

“BUİGDER dijital medyanın da BİK’ten ilan alması için yoğun gayret sarf ediyor ve çalışıyor. Basılı yayınlarda olduğu gibi dijital yayınlarda da belirli kıstasların olması gerekiyor. Bu kurallar olduğu zaman doğru gazetecilik yapanlar ile kopyala-yapıştır gazeteciliği yapanlar ayrışmış olur. Yayın gruplarının özel içerik üretmesi, ajanslarla çalışılıp çalışılmadığı ve belirli bir istihdamın sağlanıp sağlanmadığının resmi temellere oturmasıyla dijital yayıncılık bir düzene kavuşacak. Bu düzen mesleki olarak şart. Diğer yandan dijitalleşmenin artışıyla birlikte, pek çok gazeteci YouTube ya da farklı sosyal medya platformlarından bireysel olarak seslerini duyurmaya ve Patreon gibi mecralar sayesinde kazanç sağlamaya çalışıyor.”

Orta Anadolu’da ‘ya taraf olacaksın ya bırakacaksın’

Uluslararası İnternet Gazetecileri ve Gazeteciliği Derneği (UİGAD) Genel Başkan Yardımcısı, Orta Anadolu Kent Gündemi Gazetesi ile Kent ve Başkan Dergisi İmtiyaz Sahibi Okan Geçgel ise gazetecilerin mesleki olarak yaptığı tenkitler sonucu büyük sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor:

“Mesleğimizi zoraki, güç bela yerine getiriyoruz maalesef. İşimizi yaparken karşılaştığımız zorluklar hepimizin malumudur. Özellikle siyasileri tenkit ederken karşılaştıklarımız, en önemli sorunlarımızın başındadır. Reklam, ilan kozu… Hele hele eleştirdiğiniz iktidardaki siyasilerse her türlü hak mahrumiyeti kozu ile karşılaşmamanız neredeyse imkansızdır. Ya taraf olacaksın, ya da bu mesleği bırakacaksın mantığı ile ancak ve ancak milletin sağlıklı ve doğru haber alma özgürlüğüne gem vurulmuş olunur.”

“Meslektaşlarımızın birbirlerine karşı sorumlu olmaları ve bu bağlamda güç birliği yapmaları konusundaki önemi de ayrıca vurgulamak istiyorum. Eğer saygınlık istiyorsak ve mesleğimizi hakkıyla yapmak arzusundaysak, kenetlenmek ve güç birliği yapmak zorundayız. UİGAD da mesleğimizin saygınlığı ve birlikte hareket etmede bir şanstır diye düşünüyorum. Özellikle yeni bir İnternet Medyası Yasası çıkarılması konusunda çok yoğun mesai harcamaktadır.”

‘Şırnak’ta beş gazete birleşip ikiye düştü’

Uzun yıllardır Güneydoğu Anadolu’da gazetecilik yapan Yeni Şırnak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Balık, yerel basının ekonomik sorunlarına her geçen gün yeni bir problem eklendiğine dikkat çekiyor. Balık, öncelikli beklentilerinin resmi ilan sayılarının artırılması olduğunu ifade ediyor:

“Şırnak’ta yayınını sürdüren beş gazete ekonomik nedenlerden dolayı birleşme kararı aldı. Şırnak’ta şu an iki gazete yayın yapmaktadır. Bilindiği gibi yerel basınımız zor ekonomik koşullarda fedakarca görev yapıyor. Geçtiğimiz yıl döviz kurunda yaşanan dalgalanma ile gazete işletmelerinin girdi fiyatlarında olağanüstü artışlar söz konusu oldu. Dövize dayalı kâğıt, boya, kalıp ve başkaca sarf malzemelerindeki artış, personel ve işletme giderlerindeki artışların yanı sıra resmi ilanların sayısında da düşüşler yaşandı. Acil alım, doğrudan temin, işleri bölme ya da tek kalemde toplama gibi yöntemler sonucu ilanlar çok azaldı. Özel reklam gelirleri de bu dönemde önemli ölçüde düştü.”

“Öte yandan, hazırlık çalışmaları süren ‘Yargı Reformu Paketi’ resmi ilan gelirlerinin düşmesine neden olacak düzenlemeler içeriyor. İcra ve iflas ilanlarının Basın İlan yoluyla duyurumunu sona erdirecek olan bu düzenleme yerel basın kuruluşları için yeni bir ekonomik sıkıntıdır. Gazeteciler olarak yerel gazetelerin yayın hayatlarını sürdürebilmeleri için, hükûmetten ilan sayılarının artırılması, elektronik yerine yerel gazetelerde yayınlamasını ve ilan bedellerinde iyileştirmeye gidilmesini talep ediyoruz.”

‘İstanbul yerel basını resmi ilan alamıyor, siyasete endeksli’

Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği (AYGAD) Başkanı Ahmet Işıkdağ, yaklaşık 25 yıldır aktif olarak sektörde bulunuyor ve basılı bir gazete çıkartıyor. Bursa Takip ve Haber Takip (İstanbul) gazetelerini haftalık olarak çıkartan Işıkdağ, dijital medyanın hayatımıza girdiğinden beri basında tirajların düştüğünü söylüyor. Tirajın bir düşüş nedenini de iyi haber üretilmemesine bağlayan Işıkdağ, haber kalitesi için gazetecilerin çeşitli eğitimlere tâbi tutulmasının zorunlu olduğunu belirtiyor:

“Basının kolay kolay biteceğini sanmıyorum ama Anadolu yerel basınının BİK ilanları noktasında İstanbul yerel basınına göre biraz daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Resmi ilanları alabildikleri için kısmen de olsa ekonomik olarak bizlerden daha iyi durumda oldukları görülüyor. İstanbul yerel basını BİK’ten faydalanamayınca yerel basın mensuplarının ortalama yüzde 95’i siyasete endeksli kalıyor. Bunun temel nedeni ayakta kalabilmek olsa da mesleki olarak bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.”

“Bir ordu eğitimli insanın bu meslekte olmayışı da bu süreçte etkili. Bunun bir kanun maddesiyle düzeltilmesi gerekiyor. Yani bir yayının en az birkaç iletişim mezunu çalıştırması gerekiyor. Münderecatla (içerik) yayınlara da kalite gelecektir. Çünkü şişme fotoğraf ve metin kullanmamış olacaksın, haber zenginliğiyle okunma oranı da artmış olacak. Topluma iyi bir habercilik sunabilirsek toplum muhakkak bir saygınlık verir. Yani magazin ve spor dışındaki geriye kalan sayfalar çöpe gitmemiş olacaktır. Teknolojinin beyni Japonya’da bir gazete dört milyon satarken bizim toplam tirajımız bir milyon sınırını geçemiyor. Hatayı teknolojide aramamak lazım. Evet dönüşüm ve ayak uydurma önemlidir, lakin gazete de farklılığıyla kendisini okutmalıdır.”

‘Facebook sayfa sahibi, gazeteci olarak hareket ediyor’

“İstanbul yerel basınındaki en büyük sorunlardan biri mesleğimizdeki arkadaşların eğitimden uzak olmaları, eğitim almak istememeleri. Bir başka sorun da ‘Facebook gazeteciliği,’ yani erişim alan bir yerel sayfa sahibi, yerel bir gazeteci olarak hareket ediyor. En önemli mesleklerden biri olan gazetecilikte teorik ve pratik bilgisi olmayan kişilerin bulunması mesleği yıpratıyor ve bu niteliksiz kişi sayısı her geçen gün artıyor. Eskiden alaylı olarak bilinen kişiler kendini en iyi düzeyde yetiştirmiş kişilerdi, mektepliler hakeza öyle, lakin bugün mekteplilerin sektörde yer bulamayışının yanı sıra alaylı olarak sektöre giren kişi kalitesi de düşmüştür. Yerel basının büyük bölümü belediye bültenciliğine dönmüş durumda. İstanbul’da bine yakın yerel basın kurumunda ortalama üç kişi çalışıyorsa üç bin kişi yapar. Bunlardan acaba kaçı donanımlı ve kaçı gerçekten mesleğini layıkıyla yerine getirebiliyor? Basını geri olan, basını yanlı olan ve basını eğitimsiz olan bir ülkenin kalkınması maalesef düşünülmez. Bilgi akışını sağlayacak kişinin bilgi sahibi ve liyakat sahibi olması gerekiyor.”

‘Kâğıt fiyatlarındaki artış Van’daki gazeteleri çıkmaza sürükledi’

Van Gölü Gazeteciler Cemiyeti (VGC) Başkanı Fatih Sevinç, ekonomik sorunlar dolayısıyla gazetelerin kapanma noktasına geldiğine vurgu yaptı ve şunları paylaştı:

“Van’da yerel gazeteler çok zor günler yaşıyor. Tabii ki bunun en büyük nedeni ekonomik sıkıntılardır. Başta ilan gelirlerinin düşmesi olmak üzere kâğıt fiyatlarında yaşanan artış da yerel gazetelerimizi çıkmaz bir noktaya sürüklüyor. 2013’te BİK eliyle kentimizdeki 12 günlük gazete birleştirilerek sayı altı gazeteye düşürüldü. Buradaki amaç, gazetelerin daha nitelikli yerel medya hizmetlerini sunacaklarını ve ilan haklarında iyileşmeler olacağı savıydı. Ancak geçen süre şunu gösterdi ki kaybeden gazeteler oldu. O günden bu güne çok ciddi kayıplar yaşandı ve halen de yaşanıyor. Gazeteler o günlerde renkli çıkarken bugün gelinen noktada sayfa sayıları düşürülerek renksiz sayfa, haftanın bir günü çıkmama kararı gibi önlemler alındı. Bu önlemler aslında bir anlamda tükenmişliği işaret ediyor. Uzunca zamandır geçmişin birikimleri ile ayakta kalmaya çalışan yerel gazeteler için son bir adım kaldı, o da kapatmaktır. Bu son adımı engellemek, günün ekonomik verileri doğrultusunda gazetelerin ayakta kalması için hükûmetimizin acil bir eylem planı gerçekleştirmesi gerekir. Aksi takdirde bu yıl sonuna kadar ilimizdeki gazeteler başta olmak üzere birçok gazete kapısına kilit vuracaktır ve bununla birlikte binlerce ekmeksiz, işsiz gazeteci sorunu da ortaya çıkacaktır.”

‘İzmir’de yerel medya ayakta kalmanın yollarını arıyor’

İzmir Dokuz Eylül gazetesinde görev yapan gazeteci ve köşe yazarı Sinan Keskin, yerel basının temel görevlerini yerine getiremediğinden yakınıyor:

“İzmir’de yerel medya ayakta kalmanın yollarını arıyor. İktidarın medyayı kontrol etme stratejisinin uzantısı olarak yerel medyanın en önemli gelir kaynağı olan BİK ilanlarını kesmeye çalışmasının tedirginliğini yaşayan yerel gazeteler bir yol ayrımına geldi. Ya yeniden yüzlerini halka dönüp ‘gazetecilik’ yapmaya başlayarak tirajlarını artıracaklar ya da yerel yönetimlerin verecekleri kısıtlı destekle kadrolarını daha da daraltarak ‘mış’ gibi yapacaklar. Uzun zamandır yerel gazeteler BİK ilanları ve yerel yönetimlerin desteğiyle günü kurtarmaya odaklandıkları için temel işlevlerini yerine getiremiyorlar. Hâl böyle olunca gazetelerin en önemli gelir kaynağı olması gereken bayi satışı gerçekleşmiyor. Bayide satmayan, evlere, kahvelere girmeyen gazete özel sektör ilanlarından da pay alamıyor. Yerel gazeteler bu kısır döngüyü kırmadıkları sürece hiçbirimizin istemediği sona doğru yaklaşmamız kaçınılmaz.”

‘Basın danışmanlığı’ uygulaması eleştirilerin odak noktası

Konuştuğumuz gazetecilerden bazıları, “basın danışmanlığı” uygulamasının yerel gazeteciliği olumsuz etkilediğini vurguladı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Muş Temsilcisi ve Muş Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Kurucu Başkanı Emrullah Özbey illerinde iletişim fakültesi mezunu bir gazeteci olmadığını ve ekonomik sorunların gazeteci personele de olumsuz yansıdığını aktardıktan sonra, “Kamu kuruluşlarında basın danışmanlığı uygulamasıyla gazetecilere adeta ambargo uygulanmaktadır. Bu, gazetecilerin doğru bilgiye ulaşmasını engellemektedir” dedi. Özbey, “gazetecilik ve ticaretin birbirinden ayrı yapılması gerektiğini” de belirtti.

Ağrı Taşlıçay ilçesi Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan ve Taşlıçay Güncel gazetesini haftalık olarak çıkartan gazeteci ve yazar Hüseyin Arslan’a göre de basın danışmanlığı sistemiyle “hazır olarak sunulan haberlerden ötürü gazetelere sadece matbaaya gönderme görevi kalıyor.” Arslan şu ifadeleri kullandı:

“Yerel basın özellikle yereldeki sorunları aktaran ve bölgesel kalkınmasına aracılık eden kişidir. Özel haberler üretmezse, sorunlarla yüzleşmeye aracılık etmezse görevimizi nasıl yapacağız? Bugün sadece basın danışmanlarının göndereceği haberler ve kurumlardan gelen maillere endeksi kalıyoruz. BİK bu konuyu gündemine almalıdır. Her kurumun, her kurum amirinin, her siyasetçinin basın danışmanı diye nitelendirdiği görevliler, yazılı basının, muhabirin sonunu getiriyor. Gazeteciler basın danışmanlarının bakış açısına göre haberleri sunmak zorunda kalıyor. Bu da artık yerel gazetelerde ne muhabire, ne editöre ihtiyaç olmadığını gösteriyor. Gazeteye sadece baskıya gönderme işi kalmıştır.”

Özgür Bülbül

Özgür Bülbül

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu. Yerel-Ulusal gazete, TV ve haber ajanslarında muhabir-editör olarak görev yaptı. İnternet haberciliği ve yerel medya üzerine çalışıyor.