Görüş

Dokuz adımda medya nasıl kurtulur

(İllüstrasyon: Sam Morris)
‘Geleneksel medyanın krizi sadece teknolojik veya ekonomik değil yapısal. İşbirliği ve topluluk odaklı yeni bir medya düzeni şart.’

Danimarkalı gazeteciler Per Westergaard ve Søren Schultz Jørgensen 9 ülkeden 54 haber merkezini gezdi ve medyanın son durumunu inceledi. İkiliye göre gazeteciliğin yaşamaya devam edebilmesi için tarafsızlık, mesafe, gündem belirleme, haberi olduğu gibi aktarma gibi geleneksel kalıpların kırılması ve medyanın kitlesiyle iletişime açık hâle gelmesi gerekiyor. Sadece bu kalıpları yıkmaya cesaret edebilenler kitlesiyle bağ kurmayı ve bu bağı koruyabilmeyi başaracak.

Araştırma sonuçlarının paylaşıldığı “Gazetecilik Bağlantısı” (Den journalistiske Forbindelse) isimli kitabın yazarları “Gazeteciliğin ve geleneksel medyanın krizi sadece teknolojik zorluklar veya çökmüş iş modelleriyle ilgili değil yapısal” diyor.

Araştırmacılara göre bugün haber medyasının temel meselesi gazeteciliğin nasıl yeniden önem kazanacağı, anlamını yenileyeceği, güven tazeleyeceği ve yurttaşla yeniden ilişki kuracağı olmalı.

Westergaard ve Jørgensen tüm bu sorular ışığında ABD, İspanya, Fransa, Hollanda, Polonya, Almanta, İngiltere, İsveç, Norveç ve Danimarka merkezli 50’nin üzerinde inovatif medya şirketiyle temasa geçti ve uluslararası haber medyasının dokuz farklı şekilde hedef kitlesiyle bağını güçlendirdiğini tespit etti:

1- Tarafsızlıktan kimliğe

Birçok haber merkezi tarafsızlık dogmasına ve genele ulaşma hedefine meydan okuyarak kendi kimliğini geliştirme çabasında.

İnternet üzerinde kaynağı belirsiz haberlerin hızla yayılması net bir kimlik yaratma ihtiyacını doğurdu. Ayrıca, hedef kitleye ulaşabilmek için de kim olduğunuzu anlatmak önemli.

2- Totale oynamaktan niş haberciliğe

Niş medyanın kullanıcıyı çekme becerisi kitle medyasından çok daha yüksek. Fakat kitlesi geniş birçok geleneksel medya niş hedef kitlesini belirleme konusunda tereddüt ediyor. Bunun da nedeni niş medyanın demokratik değeriyle ilgili soru işareti: Farklı grupları bir araya getirmek mi homojen bir kitle içinde güçlü bağlar yaratmak mı?

Seattle merkezli teknoloji sitesi GeekWire, Berlin merkezli gençlik sitesi Ze.tt ve Kopenag merkezli günlük gazete Information hedef kitlesini belirleyerek niş gazetecilik yapıyor ve bunu yaparken kaliteli gazeteciliğin mümkün olduğunu gösteriyor.

3- Sürüden kulüpçülüğe

Hem ABD’de hem de Avrupa’da topluluğu (kulüpleri) net olarak belirlemek giderek yaygınlaşan bir strateji. Bu da önceden kullanıcı, abone ya da okuyucu olarak bildiğimiz tanımların üyeliğe doğru geçişine işaret.

İspanyol El Diario ve Fransız Mediapart üyelik modellerini kimliklerinin ve gazetetecilik faaliyetlerinin merkezine koyan haber merkezleri arasında. The New York Times gibi bazı geleneksek medya şirketleri de bu yolu izliyor.

4- Mürekkepten tere

Birçok medya şirketi toplantılar, festivaller ve benzeri aktiviteler organize ediyor. Bu da gazeteciliği canlı ve ilgi çekici kılmanın anahtarı. Fransız Le Monde, ABD’li The Texas Tribune ve Danimarka merkezli Zetland “fiziksel gazetecilik” yoluyla yurttaşla iletişim kuran ve gelir elde eden kuruluşlar arasında.

5- Konuşmadan dinlemeye

Geleneksel medyanın iş modeli genellikle bir kale gibi dışa kapalıdır, ama bu değişiyor. ABD ve Avrupa’da haber merkezleri hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak giderek daha dışa açık ve erişilebilir hâle geliyor. Hedef kitlesini dinleyen ve editoryal şeffaflığı arttıran haber merkezleri giderek yaygınlaşıyor. Bu yakınlaşma direkt kişisel temasla da olabiliyor, veri kullanımıyla da.

Almanya’dan yerel gazete Braunschweiger Zeitung düzenlediği toplantılarda okuyucusunu dinlemekle kalmıyor, onlardan gelen sorulara her gün düzenli olarak cevap veriyor.

6- Mesafeden işbirliğine

Modern gazeteciliğin bağımsızlık ve tarafsızlığını korumak için kendisiyle diğer aktörler arasına koyduğu mesafe artık çok daha kısa. Haber merkezleri yurttaşları gazetecilik süreçlerine artık doğrudan dâhil ediyor. Hollanda merkezli De Correspondent, Alman Correctiv ve New York merkezli ProPublica bu tip işbirliğini geliştiren modellere sahip. Bu medya şirketleri aynı zamanda STK ve kamu kuruluşları gibi diğer paydaşlarla da işbirliği yaparak gazeteciliği daha ilgi çekici kılmak için çalışıyor.

7- Kendi platformundan diğer platformlara

Her ne kadar haber medyası sosyal medyaya içerik koymanın iş modellerine zarar verdiğini düşünse de, sosyal ağlar diyalogu arttırıyor ve daha sağlam bir gazeteciliğe ortam hazırlıyor.

8- Sorundan çözüme

Araştırmacı gazetecilerin hâlihazırda farkında olduğu, çözüm odaklı habercilik de ivme kazanıyor. Yapıcı gazetecilik, okuyucular, kullanıcılar ve izleyiciler arasında diyalogu arttırıyor. Çözüm odaklı gazetecilik daha çok paylaşım sağlıyor.

9- Gözlemciden aktiviste

Hem eski hem yeni birçok haber merkezi hedef kitlesinin ilgisini çekebilmek için aktivist kampanyalar düzenliyor. Tabii gazeteciler için oldukça tartışmalı bir durum bu ve her medya kuruluşu için uygun olmayabilir. Ancak The Guardian başta olmak üzere, bu tip aktivizmin başarılı örnekleri var.


NiemanLab’de yayınlanan bu içerik Journo okurları için Sergül Taşdemir tarafından haberleştirilmiştir.

Journo

Journo

Yeni nesil gazetecilik sitesi