Haber

Krampon nedir? Ayın haberlerinden 10 dil yanlışı

Son bir ayda yayımlanan haberlerde gözümüze çarpan Türkçe hatalarından 10’unu listeledik. Her zaman olduğu gibi, sık sık yanlış yazılan sözcüklere odaklandık. Bu ay “Krampon nedir” sorusuyla başlıyoruz. Çünkü futbol sezonunda sona yaklaşılmasıyla beraber haberlerde, muhtemelen kramponun anlamını bilmemekten kaynaklanan daha fazla hataya rastlıyoruz.

Krampon değil, ‘kramponlu ayakkabı’ veya ‘futbol ayakkabısı’

NTV Spor’un şu haberinde “Mario Gomez kramponlarını asıyor” başlığı kullanılmış.

Oysa bir spor terimi olarak ‘krampon‘un sözlük anlamı şu: “Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık.”

Bu yüzden bu haberde futbolcunun astığı şey, krampon değil, futbol ayakkabısı. Buna “kramponlu ayakkabı” da denebilir.

‘Geçiş güzergâhı’ değil, sadece güzergâh

Yeni tip koronavirüs sonrası “normalleşme” ile beraber seyahat yasaklarının kaldırılması ve birçok insanın tatile çıkması, bugünlerde yollardaki trafiği yoğunlaştırıyor.

Buna dair haberlerde sık gördüğümüz hatalardan biri, “geçiş güzergâhı” ifadesinde gizli. Örneğin Hürriyet’in Demirören Haber Ajansı (DHA) kaynaklı şu haberinde, “43 kentin geçiş güzergahı… Kilometrelerce araç kuyruğu oluştu” başlığı kullanılmış.

Güzergâhın sözlük anlamı zaten “geçilecek yer, çok geçilen yer” olduğundan, ayrıca “geçiş” sözcüğünü kullanmaya gerek yok. Bu haberin başlığında “geçiş noktası” gibi bir başka ifade kullanılabilirdi.

İdame etmek değil, idame ettirmek

Sözcü’nün DHA’dan aldığı şu haberde “idame etmek” sözü var. Oysa bu ifade, Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde yer almıyor. Doğrusu, “idame ettirmek” diye yazılıyor. Anlamı ise “sürdürmek, devam etmesini sağlamak.”

Müjdeli haber değil, müjde

Özellikle iktidara yakın haber siteleri “müjde” vermeyi çok seviyor. Spor medyasında da müjdeli başlıklara sık sık rastlıyoruz. Fotomaç’ın şu haberinde geçen “müjdeli haber” sözü ise bir Türkçe yanlışı. Çünkü “müjde” zaten sevindirici haber anlamına geliyor.

‘Alıcı kılığı’ değil, ‘alıcı gibi davranan’

Habertürk’ün İhlas Haber Ajansı’ndan (İHA) aktardığına göre bu hafta “alıcı kılığına giren jandarma ekipleri 1 milyon dolarlık tarihi eseri kurtardı.”

Ancak “alıcı kılığı” yanlış bir ifade. Ortada bir “kılık” değiştirme yok. Bunun yerine “alıcı gibi davranan” ifadesi kullanılsa, bu cümlede istenen anlam, doğru bir dil kullanımıyla da verilebilirdi.

Aç gözlü değil, açgözlü

Milliyet’in DHA’dan aktardığı haberde, “Çok çok büyük para değil ama aç gözlü olan için çok büyük para” diye bir ifade var. Buradaki “aç gözlü” yazımı yanlış. Bu tür deyimleşmiş kullanımlarda iki sözcüğü bitişik yazmak gerekiyor. Yani “açgözlü” yazılmalıydı.

TDK kurallarına göre bitişik yazılan bu tür ifadelerde, iki sözcükten en az biri anlamını yitirmiş oluyor. Birinin gözünün gerçek anlamıyla “aç” olduğunu öne sürmediğimize, yani burada mecazlı bir deyim olarak bu sözü kullandığımıza göre, yazımı bitişik olmalıydı.

Eşgal değil, eşkâl

Habertürk’ün İHA’dan aktardığı bir başka haberde de “eşgal” yazılmış. Bu sözcüğün doğru yazımı “eşkâl” şeklinde. Arapça kökenli bu ifade, aslen “şekil” sözcüğünün çoğulu.

İşin ilginci, bu yanlışa imza atan Habertürk’ün bir başka sayfasında, bu sözcüğün “eşgal” değil, “eşkal” şeklinde yazılması gerektiği vurgulanmış.

Logar değil, rögar

Yeni Akit haberinde şu cümle geçiyor: “Sultanmağara köyümüzün altyapı çalışmaları kapsamında 4000 metre gider borusu döşeniyor, 70 adet logar kullanılmakta ve 3 ayrı depo yapılmaktadır”

Logar diye bir sözcük elbette yok. Doğrusu “rögar” olmalı. Anlamı: “Kanalizasyona inmek, bakım ve onarım yapmak üzere yol düzeyinde kapağı bulunan özel baca.”

Haremlik değil, harem

BirGün haberinde birkaç kez “haremlik-selamlık” ifadesi geçiyor. Bu da bir galat-ı meşhur, yani yaygın bir yanlış. Doğrusu, “harem selamlık” olmalı.

“Haremlik” tek başına kullanıldığında TDK sözlüğüne göre “karılık, eşlik” anlamına geliyor. “Selamlık” için ise “Saray, köşk veya konaklarda erkeklere ayrılan bölüm, harem karşıtı” tanımı yapılıyor.

Miladı dolmak değil, miadı dolmak

Deutsche Welle’nin haberinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin “miladını doldurmuş olmakla eleştirildiği” belirtiliyor.

“Milat” gerçek anlamıyla “Hz. İsa’nın doğduğu gün,” mecaz anlamıyla “Herhangi bir olayın başlangıcı” demek.

Bu haberde kullanılması gereken sözcük ise “miad.” Bu sözcüğü tek başına kullanan pek olmasa da, “miadı dolmak” ifadesi, “bir şeyin kullanım süresinin bitmesi, eskimesi” anlamını taşıyor.


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – MAYIS 2020 HABERLERİNDE YANLIŞ YAZILAN KELİMELER

Journo

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.

E-Posta Aboneliği