Haber

‘Tehlikeli’ gazeteciliğin görünmez kahramanları: ‘Fixer’lar

Türkiye Suriye’ye yönelik yeni bir askeri operasyon başlattı. Savaş muhabirliğinin iyi örneklerini ise uzun süredir ancak dünya medyasında izliyoruz. Tehlikeli bölgelerde yapılan gazetecilikte isimleri bilinmeyen, ama habere önemli katkılar veren bir grup var: ‘Fixer’lar.

“Ayarlayıcı” anlamına gelen ‘fixer’lar tanınmış muhabirlerin, iyi bilmedikleri bir coğrafyada bir süre kendilerine yardımcı olmak için anlaştıkları kişiler… Genelde yerel gazeteciler arasından seçiliyorlar. Kimi zaman muhabirler için tercümanlık yapıyor, kimi zaman röportaj konuklarını ayarlıyorlar.

Türkiye’de çalışan yabancı muhabirler de, özellikle iyi bilmedikleri ve tehlikeli buldukları bölgelerde Türkçe, Kürtçe ve Arapça bilen fixer’larla sık sık çalışıyor. Bugünlerdeki gibi sınır bölgesinde askeri hareketliliğin olduğu dönemlerde özellikle Gaziantep ve Şanlıurfa’daki yerel muhabirlere geçici de olsa bir ek kazanç kapısı doğuyor. Genelde günlük birkaç yüz dolarlık ücretler ödeniyor.

Ancak fixer’ların isimleri genellikle haberlerde hiç geçmiyor. Sık sık hak ettikleri ücreti alamıyorlar. Birçok kuruluş tarafından sigortasız bir şekilde çalıştırılıyorlar. Dünyanın en tanınmış yeni medya kuruluşlarından VICE bile özellikle Suriye haberleri için çalışan fixer’ların ve serbest gazetecilerin haklarını ihlâl etmekle suçlanmıştı.

Ünlü muhabirler otelde beklerken ter döküyorlar

Ortadoğu’nun yanı sıra Rusya ve Meksika’da da haber kuruluşları sık sık fixer’lardan yardım alıyor. ABD’deki San Diego Union-Tribune gazetesinde bu hafta yayımlanan bir dosyada, Meksika’da yabancı gazeteciler için çalışan fixer’ların yaşadığı sorunlar aktarıldı.

Habere göre Margarito Martinez adlı yerel muhabir, geçen yıl Orta Amerika’dan ABD’ye yol alan göçmen kervanını Fransız gazeteciler için takip ederken 10 gün minibüsünde yatıp kalktı. Tijuana yakınlarındaki kampta haber değeri taşıyan bir şey olduğunda hemen Fransız meslektaşlarını olay yerine çağırıyordu. Daha rahat koşullarda bekleyen Fransızlar gelip olayı kendi yayın kuruluşları için haberleştiriyordu.

Yabancılar giderken, onlar kalıyor

BBC’den New York Times’a dünyanın en saygın kuruluşları da ne zaman Tijuana’ya muhabir gönderseler yerel fixer’lar kullanıyorlar. Uyuşturucu kartellerinin liderleriyle röportaj ayarlamak gibi tehlikeli işler kotaran fixerlar tek seferlik bir ödeme dışında hiçbir şey kazanmıyor. Üstelik yabancı muhabirler herhangi bir sorun yaşamaları durumunda büyükelçilerini arayıp hemen ülkeden ayrılabilirken, yerli fixer’lar anavatanlarında o sorunla başbaşa kalmak zorunda.

Gazeteye görüş veren fixer’lar, yabancı muhabirlerin “Noel Baba’dan dilek diler gibi” gerçekçi olmayan isteklerde bulunmalarından da şikâyet ettiler. Gazete şöyle yazdı: “Perde arkasında işleri halleden bu erkek ve kadınların isimleri genelde haberlerde imza olarak kullanılmıyor. Ancak onlar olmasa göçmen kervanıyla ilgili ödüllü birçok haber yazılamaz, insanları ekran başına çivileyen televizyon sahneleri ve ikonik fotoğraflar çekilemezdi.”


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – COŞKUN ARAL SAVAŞ MUHABİRLİĞİNİ ANLATIYOR

Journo

Journo

Yeni nesil gazetecilik sitesi. Gelişen haber üretim teknolojileri, gazetecilerin sorunları, medya ekonomisi ve gelir modellerine ilişkin gelişmeler Journo’nun öncelikli temaları.