GAZETECİLİK Görüş

Dünyada 3 Mayıs: Yas, direnme ve dayanışma günü

Gazze, Sudan, Ukrayna… Savaş bölgeleri gazeteciler için mezarlığa döndü. CPJ raporuna göre 2025’te 129 gazeteci öldürüldü. Bu şimdiye kadarki en yüksek sayı olurken, İsrail ordusu ölümlerin 86’sından sorumlu tutuluyor. CPJ’nin tarihsel verileri, İsrail’in 1992’den bu yana en fazla gazeteci öldüren devlet konumunda olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de ve dünyada gazeteciler 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü bu yıl da “kutlama”yla değil, tutuklamalar, davalar, ekonomik baskı, savaş bölgelerinde ölüm riski ve sansür mekanizmalarıyla karşılıyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) 2026 endeksinde dünya genelinde 180 ülkenin 100’ünde basın özgürlüğü koşulları geriledi. RSF’ye göre 2025 ve 2026’da siyasi baskılar yoğunlaştı, otoriter eğilimler büyüdü. Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) 1 Aralık 2025 sayımına göre dünya genelinde 330’dan fazla gazeteci mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevinde.

“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ 25 YILIN EN DÜŞÜK SEViYESi”

RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu 3 Mayıs’ı “dünya genelinde basın özgürlüğünün 25 yılın en düşük seviyesine indiği bir dönem” olarak tanımlıyor.

“25 yılda, endekste incelenen 180 ülke ve bölgenin ortalama puanı hiç bu kadar düşük olmamıştı. 2001’den bu yana, özellikle ulusal güvenlik politikalarıyla bağlantılı giderek kısıtlayıcı yasal araçların genişlemesi, demokratik ülkelerde bile bilgi edinme hakkını aşındırıyor.”

Önderoğlu’na göre “otoriter devletler, suç ortağı ya da yetersiz siyasi iktidarlar, yağmacı ekonomik aktörler ve yeterince denetlenmeyen çevrimiçi platformlar” küresel gerilemenin sorumluları.

GAZZE’DE 220 GAZETECi ÖLDÜRÜLDÜ

Savaş bölgelerinde hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı artıyor; cezasızlık yeni ölümlerin kapısını aralıyor.

CPJ’nin 23 Nisan 2026 verilerine göre Gazze, Yemen, Lübnan, İsrail ve İran’da en az 264 gazeteci ve medya çalışanı öldürüldü. İsrail, CPJ’nin 1992’den bu yana veri toplamaya başladığından bu yana en fazla gazeteci öldüren devlet haline geldi.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (IFJ) 11 Ağustos 2025 verilerine göre İsrail en az 180 Filistinli gazeteci öldürdü. Watson Institute’un raporuna göre Gazze savaşı, Amerikan İç Savaşı, I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı, Kore Savaşı, Vietnam Savaşı, Yugoslav Savaşları ve 11 Eylül sonrası Afganistan savaşında öldürülen gazetecilerin toplamından daha fazla gazetecinin ölümüne yol açtı.

SUDAN’DA İKİ YILDA 15 GAZETECi YAŞAMINI YiTiRDi

Gazze’nin ardından Sudan, gazeteciler için en ölümcül bölgelerden biri. Nisan 2023’te başlayan iç savaşta CPJ’nin verilerine göre 2025’te 9 gazeteci öldürüldü; toplamda iki yıllık savaşta 15 gazeteci hayatını kaybetti.

IFJ’nin Kasım 2025 verilerine göre Sudan’da 2023’te 1, 2024’te 6, 2025’te 6 gazeteci öldürüldü. Tüm ölümlerden yarı askeri örgüt Hızlı Destek Güçleri (RSF) sorumlu.

Sudan Gazeteciler Sendikası (SJU), savaşın başından bu yana 506 gazeteciye yönelik ihlal belgeledi. Bunların 71’i tehdit; 27’si kadın gazetecilere yönelikti.

UKRAYNA’DA DRONE SALDIRILARI

Ukrayna’da 2025, Şubat-Mayıs 2022’deki savaştan bu yana gazeteciler için en ölümcül dönem oldu. Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (IPI) Şubat 2026 raporuna göre 2025’te 3 gazeteci Rus drone saldırılarında öldürüldü.

26 Ukraynalı gazeteci hâlâ Rus gözaltında. Ukrayna gazetecisi Viktoriia Roshchyna, Eylül 2024’te Rus esaretinde öldü. Şubat 2025’te Ukrayna’ya teslim edilen cesedi işkence ve boğulma izleri taşıyordu; beyin, her iki göz küresi ve soluk borusu eksikti.

“YAS, DiRENME VE DAYANIŞMA GÜNÜ”

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Barış Altıntaş’a göre 3 Mayıs artık gazeteciler için “yas, direnme ve dayanışma günü.”

“Gazze, Sudan, Ukrayna, İran… Son iki yıl modern tarihte gazeteciler için en ölümcül dönemlerden biri oldu. Bunların büyük çoğunluğu Gazze’deydi. Savaş bölgelerinde çalışan gazeteciler artık yalnızca ‘çapraz ateşe’ değil, doğrudan hedef almaya maruz kalıyor.”

Türkiye’de gazeteciler düşük ücretler, mobbing ve sendika baskısının yanı sıra ifade ve yazma özgürlüğünden de mahrum. MLSA’nın 2025 Adalet İzleme Raporu’na göre 2024-2025 adli yılında izlenen 275 ifade özgürlüğü ve gazetecilik davasında toplam bin 696 kişi yargılandı; bunların 306’sı gazeteciydi. Kasım 2025 itibarıyla 29 gazeteci cezaevindeyken, Nisan 2026’da bu sayı 26 oldu.

Barış Altıntaş’a göre baskıların amacı gazetecileri susturmak;

“İddianameler haberlere dayandırılarak terör suçlamalarından hakarete, en son halkı yanıltıcı bilgiyi yaymaya kadar birçok suçlama sistematik olarak gazetecileri susturmak için kullanılıyor.”

İBB operasyonları sonrası gazeteciler üzerindeki baskı daha da görünür hale geldi. Geçtiğimiz aylarda 6 gazeteci tutuklandı.

Journo’ya konuşan Barış Altıntaş şunları söyledi;

 “Hem gazeteciler doğrudan gözaltına alındı hem de olayları takip eden muhabirler engellendi. En son olarak yargı haberlerine yoğunlaşan İsmail Arı ve Alican Uludağ cezaevine konuldu. ETHA ajansına yönelik soruşturmada Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun Şubat’ın başından beri tutuklu.”

MLSA’nın 2025 Adalet İzleme Raporu’na göre tutuklu yargılanan gazeteci sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 560 arttı.

Altıntaş’a göre sorun yalnızca mahkûmiyet değil; bizzat yargı sürecinin cezaya dönüşmesi;

“Gazeteciler mahkûm edilmeden önce aylarca tutuklu kaldı; ev hapsi, yurt dışı çıkış yasağı, imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri nihai cezadan daha ağır sonuçlar doğurdu. Bu, klasik bir yıpratma ve caydırma mekanizması ve otosansürün en güçlü besleyicisi.”

RSF’nin verilerine göre şu anda dünya genelinde 474 gazeteci gözaltında, 21’i çeşitli silahlı gruplar tarafından rehin tutuluyor, 13’ü öldürüldü.

Önderoğlu’na göre cezasızlık saldırıları artırıyor;

 “Basın özgürlüğünü destekleyen değerlerin ekonomik, yasal ve toplumsal alanlarda aşınmasıyla birlikte gazetecilerin hakları daha açık, kasıtlı bir şekilde ve cezasızlık güvencesiyle hedef alınıyor.”

SEKiZ KURULUŞTAN ORTAK ÇAĞRI

RSF, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), CPJ, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Uluslararası Af Örgütü ve ARTICLE 19 Mart 2026’da ortak açıklama yayımlayarak Türkiyeli gazetecilere destek vermişti;

“Türkiye’de gazetecilere yönelik kötüye kullanılan hukuki kovuşturmalar, dijital sansür ve ekonomik baskı bağımsız medyayı susturmayı hedefliyor.”

 

Etiketler

Özlem Temena

Özlem Temena, gazeteciliğe Evrensel Gazetesi’nde başladı; ardından Gazete Duvar ve Tükenmez Haber’de çalıştı. Bu kurumların ardından çalışmalarını serbest gazeteci olarak sürdürdü. Küresel tedarik zincirleri, emek ve işçi hakları üzerine yoğunlaşan Temena, özellikle Türkiye tekstil sektöründe işçi hakları ihlalleri, iş cinayetleri ve sendikalaşma süreçlerine dair saha araştırmaları yürüttü ve raporlar kaleme aldı. Uluslararası medya kuruluşlarıyla iş birlikleri yaparak Türkiye’deki emek sömürüsünü küresel ekonomi ve çevresel etkilerle ilişkilendiren araştırma dosyaları yayımladı.

Journo E-Bülten