Haber

Türkiye‘de yayıncılık tartışıldı: Yurt dışına açılmak şart

Edebiyatçıları, yayınevlerini, yazarları ve okurları bir araya getiren Zeynep Cemali Edebiyat Günü bu yıl ‘Dayanışma’ temasıyla gerçekleştirildi. Çocuk ve gençlik edebiyatına odaklanan Günışığı Kitaplığı’nın 7 yıldır düzenlediği konferansta, yayıncılığın önemli başlıkları uzmanlar tarafından ele alındı. Çocuk edebiyatından elektronik yazarlara, yeni medya ortamındaki edebiyattan telif haklarına kadar birçok konuya değinilen etkinlikte, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Zeynep Cemali Öykü Yarışması’na katılanlar da ödüllerini aldı.

‘Çocukla entelektüel bir ilişki kurmak mümkün’

Edebiyatın ve sanatın çeşitli dallarında, çocuklar ve yetişkinler için üreten Yazar Behiç Ak açılış konuşmasında çocuk edebiyatının geldiği noktaya değindi:

“Yakın zamana kadar Türkiye’de şüpheyle bakılan çocuk edebiyatı geliştikçe gelişiyor. ‘Çocuk edebiyatı olmaz’ diyenler şimdi çocuklarıyla, torunlarıyla kitap okumaktan mutluluk duyuyor. Ebeveynler kitaplar sayesinde çocuklarıyla entelektüel bir ilişki kurabilmenin keyfini çıkarıyorlar. Kitaplar sayesinde çocuklarla paylaşabildikleri dünyada, kitaplar üzerinden onlarla sohbet etmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Büyükler için yenilenme sağlıyor bu dünya. Daha eşitlikçi, daha adil, daha demokratik bir dünya için toplumda ortak paydalar oluşturuyor. Çocuklara öğüt vermek yerine bilgi verebilmenin, cevap vermek yerine soru da sorabilmenin keyfini yaşayabilen bu ortamı paylaşabiliyorlar.”

‘Elektronik kitaplar basılı kitapları geçti’

Václav Havel Kütüphane Vakfı tarafından kendisine verilen ödülü almak için New York’ta olan Yazar Burhan Sönmez oturuma fiziken katılamasa da video mesajında ilerleyen teknolojinin yarattığı olanaklara dikkat çekti:

“Geçen yıl Japonya’da üretilen bir robot roman yazdı. Robotun yazdığı roman sahte bir isim konarak bir edebiyat yarışmasına gönderildi ve roman jürinin birinci aşama değerlendirmesini geçmeyi başardı. Bu başka bir durum. Bugün basılı kitapların daha az dolaşımda olması, elektronik kitabın çok daha fazla öne çıkması gündemde. Geçen yıl Amazon Amerika’da elektronik kitapların satışının, basılı kitapların satışını geçtiğini duyurdu. Bu yeni bir gelişme. Kimileri bunu ürkütücü bulabilir ama belki de bu imkânlar yeni özgürlük alanları da sunmaktadır.”

‘Basılı kitaplar gözde olmaya devam edecek’

Cumhuriyet gazetesi yöneticileriyle birlikte gözaltına alınan ve dokuz ay tutuklu kalan Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, “Aranızda olmaktan çok mutluyum, uzun süredir bu dünyanın içinde değilim. Başka bir dünyanın içinde fakat aynı zamanda kitapların içindeydim” diye konuştu. Türkiye’deki yayıncılık ortamını anlatan Günay, basılı kitapların gözde olmaya devam edeceğini ileri sürdü.

Yazar Yekta Kopan ile Gazeteci Sibel Oral’ın söyleşiyle devam eden konferansta, edebiyatın yeni medyayla olan ilişkisi konuşuldu. Yekta Kopan, bloggerlarla edebiyatçıların yaptıkları işlerin çok farklı olduğunu ve bu ilişkinin nasıl kurulacağının dinamiklerinin aranması gerektiğini belirtti. Sibel Oral ise, “Sürekli kitabından bahseden, alıntılanan cümleleri retweet eden, üretimini sürekli okurunun önüne getirerek var olma çabası veren çok sayıda yazar var” diyerek bu durumdan rahatsız olduğunu ifade etti.

‘Yayınevleri yurt dışına açılmalı’

Kalem Ajans’ın kurucusu Nermin Mollaoğlu ve Günışığı Kitaplığı’nın Genel Yayın Yönetmeni Mine Soysal’ın gerçekleştirdiği panelde, yayınevlerinin ticari yaklaşımları ve uluslararası fuarlar ele alındı. Mollaoğlu, “Yayınevlerinin internet sitelerine, İngilizce kataloglara, telif hakları bölümlerine istihdam konusunu ciddiye almaları gerekiyor” dedi. Mine Soysal ise, “Yazarının kitabını yurt dışında temsil eden, tanıtan çok az yayınevi var. Yazar, koca bir dünyada tek başına” diye konuştu.

‘Dehşet bir siyasal kutuplaşma yaşıyoruz’

Kadir Has Üniversitesi’ndeki etkinlikte Araştırmacı-Yazar Bekir Ağırdır ise, Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyokültürel koşullarının kültür sanat alanını nasıl etkilediğini anlattı. “Dehşet bir siyasal kutuplaşma yaşıyoruz” diyen Ağırdır, “Türkiye el freni çekik araba gibi. Bireysel hayatta ne kadar umutlu ve sorun çözücüysek, ortak hayatlarda o kadar umutsuz ve sorunlara teslim haldeyiz” ifadelerini kullandı.

Kapanış konuşmasını yapan Şair ve Çevirmen Enis Batur ülkenin kültür-sanat tablosunun iç karatıcı olduğunu söyledi. Yayın dünyasının gerçekçi bir dünya olduğunu ve koşulların buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Batur, “Ne tarz bir serüvenin içinde olduğumuzu görmemizde fayda var” dedi.

Etiketler
Buse Alkan

Buse Alkan

Kadir Has Üniversitesi'nde 3. sınıf Yeni Medya öğrencisi.
Milliyet Gazetesi Haber Araştırma Servisi'nde stajyer muhabirlik yaptı. Şimdi, Journo.com.tr için kültür-sanat etkinlikleri storymappingi hazırlıyor, akademisyen & gazetecilerle röportaj yapıyor ve yeni medya, kültür sanat içerikleri üretiyor.
Freelance editor olarak çalışıyor.