Kritik

Seksapelde son aşama

İnsanlık tarihinin gelmiş geçmiş en fıstık dizisi ‘The Big Bang Theory’nin mottosu şudur: “Smart is the new sexy.”

Yani, “Artık zeka seksidir.”

Ben bunu ülkemize şöyle uyarlamak istiyorum: “Artık dilbilgisi kurallarını bilenler seksidir.”

Böyle söylüyorum çünkü belki, “Ay öyle seksi olunuyorsa, öğrenelim bari şunları!” diyenler olur diye umutlanıyorum.

Sosyal medya sayesinde deneyimlediğimiz çok acı bir olay var: Bunca hunhar eğitime rağmen, insanımız dilbilgisi kurallarından bihaber.

Bırakın sıradan insanımızı, bilmem kaç yıllık usta(!) köşecilerimizin bile de’leri, da’ları, ki’leri doğru kullanamadığını Twitter, Facebook ve Instagram sayesinde bir güzel keşfettik son yıllarda.

Herkesin üniversite mezunu olduğu, herkesin bir şeyler yazmak için yırtındığı bir ülkede, bu cehalet ciddi bir ıstırap nedeni.

Neden biliyor musunuz? Herkesin ‘yazar’ olduğu ülkede, hiç kimsenin doğru dürüst ‘okur’ olmadığını gösteriyor da, ondan!

Çünkü çok kitap okuyan bir insan, imla kurallarını kendiliğinden öğreniverir, ilkokulda öğrenememiş olsa bile!

Hayır, burada züppelik yapmıyorum.

Facebook’tan bana, “Bilmem ne konusunda bende yazdım, aşağı da, okuyun lütfen”  (kelimelerin altını ben çizdim!) diye mesaj atmış bir insanın yazısını da okumam, o şahsa saygı da duymam! Bilmem ne konusunda yazı döktüreceğine, git önce dilbilgisi kurallarını öğren derim.

Bakın, burada polislik de yapmıyorum. Yani, sosyal medyada o kadar da katı olmaya gerek yok, eyvallah. Hep küçük harf takılırsın, virgülü ünlemi vs. arada yanlış kullanabilirsin, komiklik olsun diye kelimeleri eğer bükersin, falan filan, bence o kadar mesele değil.

Ama anlamı değiştirecek şekilde hatalar yapmak, MESELE!

“Ben de” ve “bende” anlam olarak farklıdır.

Bu iki kelimeyi ısrarla yanlış yazmak, iki şeyden birinin habercisidir.

A) Kalın kafalısın.

B) Kuralları iplemeyen bir şahıssın.

Çoğu insan B şıkkını tercih edecek ve “kuralları iplemediğini” söyleyecektir. Yani “kalın kafalılığı” kabul etmeyecektir.

Oysa kuralları iplememek, kalın kafalılıktan çok daha kötüdür (bence).

Çünkü konuştuğu dilin kurallarını iplemeyen birisi, mesela trafik kurallarını da iplemez. Nezaket kurallarını da iplemez.

Bu ülkede insanlar neden düzgün bir kuyruk oluşturamaz, bir kavşakta trafik ışıkları gümlediğinde trafik neden anında çorbaya döner, haber spikerleri bile Türkçeyi neden yanlış vurgularla konuşur, neden her işimiz uyduruktur, neden sokaklara caddelere bunca pislik ve düzensizlik hakimdir, neden çöp ülkesine dönüştük… Hiç düşündünüz mü?

İşte bu yüzden!

Başıbozukluk yüzünden.

Kurallar, insanların bir arada uyum içinde yaşayabilmesi ve kişisel hakların korunması için vardır.

Ama Türk insanı, “Nerede bir kural varsa ben onu delerim!” kafasında olduğu için, ülkemiz tutanın tuttuğunu becerdiği bir cangıla dönüşmüştür.

İşin en komik tarafı, kuralları iplemeyince ‘cool’ olduklarını sanıyorlar.

Oysa gerçek tam tersi: Kuralları iplememek, kompleksli/ezik insanların tavrıdır.

Gerçekten cool/seksi olmak isteyenleri, de’leri ve da’ları doğru kullanmaya davet ediyorum.

İstediğin kadar şaraptan anla, istediğin kadar şık giyin, güneş gözlüklerin yaksın kavursun ortalığı… Ayrı yazman gerektiği halde kelimeye bitiştirdiğin bir ‘de’, çekiyor paçanı aşağı, ne seksapel bırakıyor, ne hava!

Neslihan Acu

Neslihan Acu

İstanbul'da doğdu, 1995'ten bu yana İzmir'de yaşıyor. Boğaziçi Üni. Mühendislik Fak. mezunu. Gazeteciliğe İzmir Life dergisinde röportajlar yaparak başladı. Medyatava'da üç yıl medya yazıları, Yeni Asır'da dört yıl köşe yazıları yazdı. Yayımlanmış yedi romanı var: Meltem K'yı Kim Öldürdü, Kadından Donkişot Olmaz, Ne Güzel Bir Hiçlikti Aşk, Kuzgunun Şarkısı, Artık Ayrılsak Diyorum, İyi Tanrının Çocukları, Z Yalnızlığı.