Dosya

İktidar medyasının nefret söylemine Google’ın reklam desteği sürüyor

İktidarın yayın organları, demokrasiyi hedef alan nefret söylemi ve dezenformasyonu Google aracılığıyla paraya dönüştürüyor. Örneğin Akit’in sitesine girince, anayasal haklarını kullanan öğrencilerin nefret söylemiyle hedef gösterildiği içerikleri finanse eden Google reklamları sizi karşılıyor.

Google, “Politikalarımız ve uygulamalarımız politik görüşleri dikkate almaz” diyor. Oysa aynı Google, ABD ve Avrupa’da birçok siteyi dezenformasyon ve nefret söylemi nedeniyle reklam ağından çıkarmıştı. Google yöneticileri Türkiye’de ise yıllardır iktidar partisinin siyasetçileriyle kol kola…

Journo’nun görüş talebinin ardından en az 2 şirket, Google ağından bu yayınlara verdikleri reklamları durdurdu. Dönerci Ali Usta, “Marka değerini zedeleyecek bir durum yok” dedi. Temu, Yandex, Volkswagen, Ford, Adidas, Casper, Beymen, BİM, Maximum ve Garanti BBVA dâhil 50’yi aşkın marka ise sessiz.

* Güncelleme notu: Bu haberin yayımlanmasının ardından bir marka daha Journo ile iletişime geçerek ilgili Google reklamlarını durdurduğunu bildirdi.

Seçilmiş siyasetçi ve hukukçulardan, ödüllü gazetecilere ve sivil toplum temsilcilerine dek demokrasinin tüm unsurlarını hedef alan darbe girişimine karşı, barışçıl protesto hakkını kullanırken polis şiddetine maruz kalan gençlerin önderliğindeki kitlesel protestolar sürüyor.

Çarpıtma ve yalan haberlerle iktidar operasyonunu destekleyen bir dizi yayın organı ise Google aracılığıyla milyonlarca lira dijital reklam geliri elde etmeye devam ediyor.

Ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) dün açıkladığı boykot listesinde, siyasî iktidarın denetimindeki Turkuvaz, Demirören ve İhlas medya grupları da yer almıştı. 

Evrim Ağacı’ndan Google Reklamlar açıklaması

Birçok medya kuruluşunun en büyük dijital gelir kaynağı olan Google, algoritmalarındaki son değişikliklerle Türkiye’deki bağımsız gazetecilik kuruluşlarının gelirlerinde ciddi bir düşüşe neden olmuştu. Gazete Duvar, faaliyetlerine son vermesinin ana nedeninin bu değişiklik olduğunu açıklamıştı. Ertesi gün bağımsız medyadan 9 haber kuruluşu ortak bir açıklama yaparak Google’ın algoritma değişikliğini “yıkıcı ambargo” diye niteledi.

Google, iktidarın denetimindeki medyayı ise, kendi hizmet kullanım koşullarına ters düşen nefret söylemi gibi uygulamalarını da görmezden gelerek kayırmaya devam ediyor.

2018’den beri Google Türkiye Ülke Direktörü olarak görev yapan Mehmet Keteloğlu’nun bu dönemde internette yer alan fotoğrafları hep iktidar partisinin siyasetçileriyle… Örneğin Cumhurbaşkanlığı’nda da görevli olan Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç ve iktidar partisinin trol ağını yönetmekle suçlanan Mustafa Varank’ın arasında Teknofest için poz veren Keteloğlu, bir başka fotoğrafta “Bakanımız” Mehmet Nuri Ersoy ile görülüyor. Keteloğlu’nun 8 yıldır herhangi bir gazetecilik meslek örgütünü veya bağımsız medya temsilcisini ziyaret ettiğine dair bir ize rastlamadık.

Yeni nesil içerik üreticilerinden boykota destek geldi. Bilim içerikleriyle sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan Evrim Ağacı, CNN Türk gibi televizyonlardan gelen talepleri bundan böyle reddedeceğini açıkladıktan sonra Google Reklamlar (Ads) gerçeğine de şöyle dikkat çekti:

  • Google’ın sitemizde ve kanalımızda gösterdiği otomatik reklamları denetlemek çok daha zor; çünkü hem hangi reklamın gösterileceği bize göre değil o anki okura/izleyiciye göre belirleniyor hem de biz belli kategorileri engellesek bile firmalar kategorilerini kasten farklı seçip bu engelleri aşıyorlar. Ama bu konuda da ayarlarımızı gözden geçiriyoruz.

Google’ın, reklamlarını darbe medyasına gönderdiği markalar

Türkiye’de demokrasinin ölüm-kalım mücadelesi verdiği bugünlerde iktidarın denetimindeki haber sitelerinde, nefret söylemi ve yalan haberlere eşlik eden hangi reklamların, nasıl yayımlandığını bu mini araştırma kapsamında inceledik.

Nefret söylemi ve yalan haberin son birkaç gündür uzun süre yer aldığını saptadığımız sitelerde, şu markaların reklamları radarımıza takıldı:

  • Albert Genau, Adidas, Ajet, Bellona, Beymen, Biblos, BİM, Binance TR, Cacharel, Carrefour, Casper, Çilek, De’Longhi, Eminevim, Flo, Ford Trucks, FxPro, Garanti BBVA, H&M, Halkbank, Hotiç, IN Street, Katılımevim, Kızılay, Letgo, Maximum, Mediamarkt, Mor Depom, Nun Okulları, Radisson, Revotas, RHG Enertürk, Rixos, Saat & Saat, Sabancı Vakfı, Sinpaş, Sportinn, Swarovski, Tefal, Temu, Tchibo, Turkcell, Türk Telekom, Türkiye Diyanet Vakfı, Türkiye Hayat Emeklilik, Vakıfbank, Vakıf Katılım, Vodafone, Volkswagen, Yandex, Vidipass, Vira Vira, Zen Diamond… 

Halkbank, Vakıf Katılım, BİM, Türk Telekom, Saat & Saat, Diyanet Vakfı ve Kızılay gibi birkaç kuruluşun, bu yayın organlarına doğrudan reklam verdiği görülüyor.

Diğer markaların neredeyse tamamı ise Google aracılığıyla reklamlarını yayıncılara servis ediyor. Her programatik görüntülemede, reklam gelirinin bir kısmı Google’a, bir kısmı yayıncıya gidiyor. 

Google ağını kullanan her marka, reklamının tam olarak hangi sitede ve içerikte gösterildiğini bilmeyebiliyor.  Yine de reklamverenlerin, marka güvenliğini sağlamak için kullanabileceği araçlar var. Sistemin nasıl çalıştığını bu içeriğin sonunda özetledik.

Journo’nun mini araştırmasından örnek bulgular

Peki söz konusu markalar, bugünlerde ilgili yayın organlarının hangi tür içeriklerinin yanında görüntülendi. Birkaç örnek verelim:

1. Akit’in, anayasal hakkını kullanan öğrencileri nefret söylemiyle hedef gösterdiği ana sayfasındaki 3, 4 ve 5 numaralı reklamlar (Ajet ve RNG Enertürk) Google aracılığıyla alınmış. 1 ve 2 ise Akit’in doğrudan şirketlere (Halkbank ve Vakıf Katılım) sattığı reklamlar:

 

 

2. CNN Türk’ün ana sayfasına Google üstünden en çok reklamverenler arasında Volkswagen, Beymen ve Eminevim var:

 

3. Yeni Şafak yayıncılığını Garanti Bankası finanse ederken bir adım ileri gitmiş. “Süreli geçiş” (interstitial) formatındaki reklamını tam ekran yayımlatıyor, dolayısıyla Yeni Şafak’a her bir gösterim için daha çok para ödüyor:

 

4. Gazetecilik etiği ve yasalar açısından çok sayıda ihlal içeren haberler, Sabah’ın ana sayfasında Yandex, Mor Depom ve Katılımevim; Takvim’de ise BİM ve Casper reklamlarıyla paraya tahvil ediliyor.

Google altyapısı üstünden haber sitelerine dağıtılan reklamlar kişiselleştirilmiş olabildiğinden, yeni kurulmuş ve hiçbir kullanıcı verisi girilmemiş bir internet tarayıcısı kullanarak haber sitelerini taradık.

Radarımıza takılan diğer reklamların ekran görüntülerini şu klasörde bulabilirsiniz.

Google’ın yanıtı: Politikalarımızı tutarlı ve istisnasız bir şekilde uyguluyoruz

Google Türkiye, sorumuz üzerine şu kısa yanıtı gönderdi: “Politikalarımız ve uygulamalarımız politik görüşleri dikkate almaz. Platformumuzdan gelir elde edebilecek içerik türlerini düzenleyen politikalarımız bulunmaktadır. Google olarak politikalarımızı tutarlı ve istisnasız bir şekilde uyguluyoruz.”

Merkezi ABD’de bulunan şirket, politikalarının uygulanmasını sağlayacak, sistemlerini ve kullanıcıları kötüye kullanımlardan koruyacak insan kaynağına ve teknolojilere büyük yatırımlar yaptığını vurguluyor.

Google’ın kendi verilerine göre 2023 yılında 2,1 milyardan fazla yayıncı sayfasında reklamları engellenmiş veya kısıtlanmış, 395.000’den fazla yayıncı sitesine ise site düzeyinde daha geniş çaplı yaptırımlar uygulanmıştı. İki sayı da bir önceki yıla göre kaydadeğer bir artışa işaret ediyor.

Google’ın dünyadaki uygulamaları, verdikleri cevabı yalanlıyor

Journo Proje Editörü ve Harvard Carr Center misafir araştırmacısı Emre Kızılkaya, 2021’de Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) adına yaptığı araştırmada, Google’ın Türkiye’de nefret söylemi içeren yayınları şikâyetlere rağmen reklam ağından çıkarmadığını somut örneklerle ortaya koymuştu. O dönemde İş Bankası, bu haber üzerine Akit’teki Google reklamlarını durdurmuş, Renault Türkiye ise topu Google yönetimine atmıştı.

Geçen yıl yayımlanan Journo Haber Gözcüsü araştırması da, haberle ilgili sonuçların %74,8’inde iktidar medyasını öne çıkaran arama motorunun, Türkiye’nin medya çeşitliliğini ve çoğulculuğu yansıtmayan bir taraflılık sergilediğini göstermişti. Buna göre Google algoritmaları, Türkiye’de giderek daha az yayıncıya, daha fazla trafik ve dolayısıyla gelir sağlıyor.

Kızılkaya, bu mini araştırmanın bulgularını ve Google’dan gelen son cevabı yorumladı. ”Türkiye’de hem kamuoyu hem de markaları zarar gören reklamveren şirketler Google’a gerekli tepkiyi göstermedikçe bu vahim durum sürecektir” diyen Kızılkaya, özetle şunları söyledi:

  • Google’ın dünyadaki uygulamaları, Türkiye’de verdikleri cevabı yalanlıyor. Mesela 2023’te, Putin yanlısı propaganda ve dezenformasyon yayan, Rus devletinin desteklediği haber sitelerini Google reklam ağlarından yasaklamışlardı. ABD’de aşırı sağcı birçok haber sitesine de Google ırkçı içerikler nedeniyle finansal yaptırım uyguladı. Örneğin Black Lives Matter göstericilerine hakaret eden Trump yanlısı siteler 2020’de Google reklam ağlarından atıldı veya uyarı aldı. COVID-19, seçimler ve iklim değişikliği gibi konularda yanlış bilgi yayan birçok sitenin de Google reklamları kesildi. Bu konuda birçok Google yönergesi var.
  • Google dünyada bu yaptırımları uyguluyor, çünkü kendi ağını kullanan reklamverenlerin markasını korumaya çalışıyor ki müşteri kaybetmesin. Bu yüzden Google’ın yapay zekâlı sistemleri ve insan değerlendirmecileri, yayıncıların içeriklerini denetliyor; kullanıcılar için tehlikeli, aşağılayıcı veya yanıltıcı olanların yanı sıra sistematik nefret söylemini, toplumsal konularda manipülasyonu ve dezenformasyonu da saptamaya çalışıyor. Google ayrıca birçok ülkede devletin/siyasî iktidarın kontrolünde olan, yani editöryel bağımsızlığı haiz olmayan yayınları YouTube gibi platformlarda mimliyor.
  • Google, Türkiye’de ise yıllardır “politik görüşleri dikkate almıyoruz” şeklinde yanıltıcı bir savunma yapıyor. Türkiye’de şu anda konu yayıncıların “politik görüşü” değil; Google’ın dünyada uyguladığı, ülkemizde de kabaca 2018’e kadar sürdürdüğü kendi standartlarını terk etmesi, örneğin ABD’de engellediği nefret söylemini Türkiye’de Akit’e destek vererek fonlaması… Yahut Rusya’da siyasî güdümlü yayın organlarını “politik görüştür” diye görmezden gelmemesi… Bu yüzden ProPublica’nın araştırmasına göre yanlış bilgi yaydığı bağımsız teyitçiler tarafından saptanmasına rağmen Google’dan gelir elde eden yayıncı oranı en yüksek Türkiye’de. Bu nedenle Google şu anda Türkiye’de, vatandaşların haber alma hakkını yeterince önemsemediği için demokrasiyi, reklam dağıtımında markaların itibarını korumakta gerekli önlemleri almadığı için de şirketleri riske atıyor. 
Google temsilcileri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP veya AK Parti) yetkililerini yıllardır düzenli olarak ziyaret ediyor. Bugünlerde gündemde olan Dijital Telif Yasası gibi konularda hükûmet temsilcileriyle kapalı kapılar ardında görüşmeler yapılıyor. Bu düzenlemelerden doğrudan etkilenen bağımsız medya ve gazetecilik örgütleri ise devre dışı… Üstteki fotoğraf, Google Yükselen Pazarlardan Sorumlu Kamu İlişkileri Kıdemli Direktörü Doron Avni, Google Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Pelin Kuzey Karaman, Google Türkiye Kamu Politikaları Müdürü Erkan Kaptan ve Google Türkiye Kamu Politikaları Müdürü Zeynep Güven’in 2022 nisanında Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı ziyaretinden… Altındaki fotoğrafta ise Kaptan ve Güven, 2021 kasımında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın makamında poz veriyor. Google temsilcilerinin son dönemde meclisteki herhangi bir başka partinin temsilcisini ziyaret ettiklerine dair bir ize rastlamadık.

En az 2 şirket Google reklamlarını durdurdu

Reklamları bugünlerde Google ağı üstünden dezenformasyon ve nefret yayan haber sitelerinde görüntülenen 50’yi aşkın markaya e-posta yoluyla görüş sorduk. Bugüne dek sadece 3’ünden yanıt geldi.

Yanıt veren 2 marka, Google ağı üstündeki ilgili reklamları durdurduklarını açıkladı. Gazeteciliğin hakkaniyet ilkesi gereği, kamu yararı yönünde adım atan bu firmaların isimlerini, bu yönde inisiyatif almayan şirketlerle aynı içerikte anmayacağız.

Merkezi ABD’de bulunan, Türkiye’de de ürünleri çok satan bir spor markasından gelen yanıt şöyle:

Sözünü ettiğiniz aracı kurum üzerinden sürdürdüğümüz reklam çalışmamız, ilgili tüm mecralarda sonlandırılmış durumda. Başka bir deyişle haber sitelerinde markamıza ait aktif bir reklamımız hâlihazırda bulunmuyor. 

Yenilikçi yaklaşımıyla rahatlık teknolojileri sunan, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen “aile markası” […] olarak, ülkemizde doğru tüketiciye doğru şekilde ve zamanda kendimizi anlatmaya özen gösteriyoruz. Bir reklam çalışması başlattığımızda, sadece haber sitelerini değil, eş zamanlı olarak farklı içeriklerde yüzlerce internet sitesini hedefleyen ve stoklayan aracı kurumlarla çalışıyoruz.  

Her bir sitenin de reklamveren tarafından tek tek seçilmesi (teknik sebeplerden ötürü) genellikle mümkün olmazken ancak segment kısıtlaması yapılabiliyor. Bahse konu son çalışmamızda da mecra spesifik özel bir hedefleme yapmamış, “haber siteleri” segmentinde yer alma yöntemini uygulayarak sistemin algoritmik yönetimi doğrultusunda belirli bir erişim hedefiyle yayına girmiştik.

Habercilik ilkelerini gözeterek söz hakkı tanıdığınız ve düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.

 

Yerli bir inşaat firmasından gelen yanıt ise şöyle:

Markamızın uygunsuz içeriklerin yer aldığı mecralarda tanıtılmaması için şirket olarak elimizden geldiğince önlem alıyoruz. Teknik imkânlar her zaman mükemmel bir uygulamayı mümkün kılmıyor. GDN [Google Görüntülü Reklam Ağı] üstünden dağıtılan bu reklamla ilgili de gerekli kontrolleri yapıp uygunsuz mecralarda yayının son bulmasını sağlayacağız. Bilgi verdiğiniz için teşekkür ederiz.

 

Dönerci Ali Usta: Marka değerini zedeleyecek bir durum yok

Cevap veren üçüncü marka Dönerci Ali Usta oldu. Bu şirketin Google üstünden dağıtılan bir reklamı, Sabah’ın internet sitesindeki “İBB’nin haraç çarkı” haberinde görüntüleniyordu (üstte).

Dönerci Ali Usta adına cevap gönderen Etic Ajans temsilcisi, gazetecilik dersi vererek başladığı metinde, “Marka değerini zedeleyecek, markaya zarar verecek bir durum söz konusu değildir” ifadesini kullandı. Yanıt şöyle:

Öncelikle konuya siyasi görüş belirterek, propaganda unsurlarının yer aldığı haberlerde reklam görüntülendiğini bildirmişsiniz. Bağımsız kuruluş olarak bağımsız ve tarafsız bir şekilde konulara yaklaşmanız daha uygun olacaktır. Bahsettiğiniz haberler ile alakalı herhangi bir bilgimiz yok. 

Bahsettiğiniz konunun, belirttiğiniz haber sitelerinde görüntülü reklamların yayınlamasıyla ilgili olduğunu anlıyorum. GDN reklamları Google Adsense kaydı bulunan ve Görüntülü Reklam Ağında yer alan web sitelerinde görüntülenir. Burada manuel bir seçimden ziyade otomatik şekilde; haber siteleri gibi görüntülü reklam ağında yer alan web sitelerinde reklam yayınlıyoruz. 

Marka değerini zedeleyecek, markaya zarar verecek bir durum söz konusu değildir. 

Markaya zarar verdiğini düşündüğünüz absürt bir haber varsa bize iletmenizi rica ederim. 

 

Gelecek bölüm: Televizyon reklamları

Bu mini araştırmayı, haber sitelerinde bugünlerde yayımlanan dijital reklamların geniş bir veritabanını oluşturarak geliştirmeye başladık.

Ayrıca demokrasiye darbeyi destekleyen televizyon kanallarındaki reklamları da bir başka veritabanı oluşturmak üzere kaydediyoruz. Yakında Journo’da bulabilirsiniz.

Google reklamları nasıl çalışıyor?

Google, reklam teknolojileri alanında, ABD Adalet Bakanlığı’nın mahkemedeki ifadesine göre “tekelci” konumda.

Haber siteleri, birçok reklam formatıyla para kazanıyor. Çoğu sitenin en önemli dijital gelir kaynağı ise programatik reklamlar

Çoğu haber sitesi, Google aracılığıyla sayfalarına otomatik olarak gösterim temelli reklamlar yerleştirip gelir elde ediyor.  

Reklamverenler, Google’ın dağıttığı reklamlarının markalarına zarar verebilecek yayıncılarda ve içeriklerde görüntülenmesini engellemek için çeşitli araçlar kullanabiliyor. Bunlar arasında, negatif anahtar kelimeler belirlemek ve belirli siteleri kara listeye almak da bulunabiliyor.

Dijital reklam ekosistemindeki aracı platform ve teknolojiler oldukça karmaşık olsa da bu alandaki Google hizmetlerinin işlevlerini şöyle özetleyebiliriz:

Google Ads (Reklamlar) → Markalar, Google Ads üzerinden reklam kampanyaları oluşturur ve belirledikleri bütçeye göre reklamlarının Google Arama, YouTube, GDN ve iş ortakları gibi platformlarda görüntülenmesini sağlar. Ancak reklamverenler belirli bir yayıncıyı doğrudan seçemez; reklamlar hedefleme kriterlerine ve açık artırma sistemine göre Google tarafından dağıtılıp gösterilir. 

Google Display Network (GDN) → Google Ads aracılığıyla verilen reklamların görüntülendiği geniş bir yayıncı ağıdır. GDN; haber siteleri, bloglar, mobil uygulamalar ve YouTube gibi Google’a ait platformları kapsar. Google, reklamları, hedefleme seçeneklerine ve açık artırma modeline göre uygun gördüğü yerlerde gösterir.

Google AdSense → Kişisel web sitesi sahiplerinin bile sitelerine kolayca reklam almasını sağlayan bir program. Google, hangi reklamları hangi siteye servis edeceğini bağlamsal ve davranışsal hedefleme yöntemleriyle belirler. Kullanıcıların çerezler, arama geçmişi, konum verileri gibi sinyalleri değerlendirerek en uygun bulduğu içerik ve kitlelere reklamları yönlendirir.

Google Ad Manager → Büyük ölçekli yayıncıların ve medya şirketlerinin hem doğrudan satılan hem de programatik reklam envanterlerini yönetmelerine olanak tanıyan bir platformdur. AdSense gibi tamamen otomatik sistemlerden farklı olarak, Ad Manager daha gelişmiş hedefleme, fiyatlandırma ve raporlama seçenekleri sunar. Türkiye’deki büyük haber siteleri ve global medya kuruluşları genellikle Ad Manager’ı kullanır.

Google reklamlarından kim kaç para kazanıyor?

Peki bir kullanıcı bir habere tıkladığında, içinde Google ağından dağıtılan bir reklam görüntüleniyorsa, yayıncı ve Google ne kadar para kazanıyor.

Yayıncıların elde ettiği miktar, içeriğe ve reklama göre çok değişken olsa da Google’ın komisyon oranları aynı. Örneğin AdSense aracılığıyla gösterilen reklamlarda, yayıncılar toplam gelirinin %68’ini, Google ise %32’sini alıyor. 

Mesela eğer bir reklamveren 1.000 gösterim için 10 dolar öderse, Google bunun 3,2 dolarını keser ve 6,8 doları yayıncıya öder. Ancak bazı reklam modellerinde (örneğin AdSense for Search) Google’ın komisyon oranı %50’yi aşıyor.

Programatik reklamcılıkta Google Ads’in yanı sıra, Google Ad Exchange (AdX) gibi platformlarda gerçek zamanlı teklif verme (Real-Time Bidding, RTB) yöntemiyle reklam envanterleri açık artırma usulüyle satılabiliyor. 

Ayrıca, web siteleri ve yayıncılar, Google gibi aracılar olmadan, doğrudan reklam satışı yapabiliyor. Sabit fiyatlı gösterim temelli (CPM) dijital reklam alanları doğrudan satılabiliyor, sponsorlu içerik yayımlanabiliyor ve abonelik, bağış veya diğer alternatif gelir modelleriyle kazanç sağlanabiliyor.

* Güncelleme notu,28 Mart 2025, saat 9.55: Bu haberin yayımlanmasının ardından, otomotiv yan sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir şirket daha, markasının bu haberin ilk sürümünde geçen Google reklamlarını durdurduğunu bildirdi. Journo’ya telefonla bilgi veren şirket yetkilisi, 21 Mart’tan beri bu Google reklamlarının yayımlanmadığını söyledi. Bu mini araştırmada veri toplamaya 20 Mart’ta başlamıştık. 

İLGİLİ:

Bağımsız medyadan açık mektup: “Google’ın yıkıcı ambargosunu protesto ediyoruz”

Yanlış bilgi yaymasına rağmen Google’dan para alan yayıncı oranı en yüksek Türkiye’de

Nefret söylemi liginde Yeni Akit birinciliği yine kimseye kaptırmadı

Google’ın yanıtlamadığı soru: Mesele algoritma değil, dijital telif yasası mı?

Kılıçdaroğlu karşıtı yalan haberleri yayan Google, %81 iktidar medyasını öne çıkarıyor

İktidar medyası ve Google, deprem haberlerinden bile SEO hileleriyle para kazanıyor

Anahtar kelime doldurma: Haber siteleri ve Google, SEO ile interneti çöplüğe çevirdi

Sinan Tartanoğlu

1987 yılında Ankara'da doğdu. 2009 yılında Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. 2010-2019 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde eğitim-sağlık, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı muhabiri olarak, 2021-2024 yıllarında ise ANKA haber ajansında editör ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı.

Journo E-Bülten