Söyleşi

Gazeteci Uğur Yıldırım unutulmayan fotoğraflarını anlatıyor: Savaş muhabirleri barıştan yana taraf olmalı

Gazeteci Uğur Yıldırım, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de Rus casusu olduğu iddia edilen bir kişinin yakalanışını görüntüleyen fotoğrafıyla, 2023'te Türkiye Foto Muhabirleri Derneği'nin (TFMD) "Yılın Basın Fotoğrafı" ödülünü kazanmıştı.

 “Unutulmayan Fotoğraflar” yazı dizisinin bu bölümünde, ödüllü foto muhabiri Uğur Yıldırım ile çatışma bölgelerinde görsel gazeteciliği konuştuk. Ukrayna’dan Filistin’e, Libya’dan Afganistan’a, Karabağ’dan Filipinler’e birçok savaş ve çatışma bölgesinde görev yapan Yıldırım, ödüllü haber fotoğraflarının hikâyesini Journo takipçileri için anlattı. “Gazetecilik, çatışma bölgelerinde barıştan yana bir taraf seçmelidir” diyen Uğur Yıldırım’ın genç gazetecilere üç tavsiyesi var.

Rusya’nın Ukrayna‘da, İsrail’in ise Gazze‘de işgali sürüyor. Türkiye medyasına da hemen her gün konu olmaya devam eden bu iki çatışmada birçok savaş muhabiri görev yaptı. Milliyet gazetesinden Uğur Yıldırım, bu foto muhabirler arasında eserleri en çok ödül alanlardan biri.

Ukrayna’nın ve Ortadoğu’nun yanı sıra Libya, Afganistan, Myanmar ve Dağlık Karabağ gibi birçok ülkede savaşları haberleştiren Uğur Yıldırım’a, çatışma bölgelerindeki deneyimlerini, gazetecilik pratiklerini, aldığı önlemleri ve yaptığı hazırlıkları sorduk.

Kiev’de yakalanan Rus casusun fotoğrafını çekerken yaşadığınız deneyimi ve o fotoğrafın hikâyesini anlatabilir misiniz?
Savaşın ilk günleri [2022 şubatı]… Ukrayna’nın başkenti Kiev vuruluyor. Kiev’de Rus casuslarının dolaştığı, vurulacak yerlerin koordinatlarını bu casusların belirlediği dedikoduları her yerde dolaşıyor. Şehirde arka arkaya sokağa çıkma yasakları ilan edilmeye başlandı.

Kiev’deki kargaşanın önüne geçilmek isteniyor. Sokağa çıkma yasakları katı bir şekilde uygulanıyor, her sokakta, her caddede hendekler kazılıyor. Kurulan kontrol noktalarında sıkı aramalar gerçekleştiriliyor. Şüpheli araç ve kişiler sorguya alınıyor.

Uğur Yıldırım

O sıralar Rus ordusunun işgali altında bulunan Buça yolu üzerinde bir kontrol noktasında Rus casusu olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 3 kişi polisler tarafından yakalanıyor. Elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanan şüpheliler darp ediliyor. 

Ben de o kontrol noktasında cephe hattına gitmek için bekliyordum. Şüphelilerin yakalanma ânına tanık oldum, elleri ve ayakları bağlandıktan sonra yol kenarına öylece atıldılar. Görevliler istihbarat biriminden birileriyle iletişime geçti. Rus casusu olduğu iddiasıyla yakalanan kişilerin bu sırada fotoğraflarını çektim. 

Olmazsa olmaz: Çelik yelek, kask, güvenilir mihmandar, su, gıda, powerbank

Güvenlik amacıyla veya zorlu şartlarla başa çıkabilmek için aldığınız önlemleri ve hazırlıkları paylaşabilir misiniz?
Savaş bölgesinde çalışırken önce çelik yelek ve kask takıyorum. Tek değilim, güvendiğim bir ekiple çalışıyorum. Bölgeye gelen diğer gazeteci arkadaşlarla sürekli iletişim kuruyorum. Savaş ve kriz bölgelerinde bölgeyi iyi bilen güvenilir bir mihmandarla (fixer) çalışmayı tercih ediyorum. Çalışacağımız alanın ve rotaların güvenliğini sürekli olarak resmî görevlilere ya da bölgede çalışan diğer arkadaşlara soruyorum. Cephe hatlarından anlık bilgi almaya çalışıyorum, haritalarımı sürekli güncelliyorum. Nerede ve kiminle çalıştığımı üçüncü bir kişiye söylüyorum. Çantamda beni en az iki gün idare edecek su, gıda ve yedek bataryalar/powerbanklar bulunduruyorum. 

Fotoğraf: Uğur Yıldırım / Ramallah, Filistin

Savaş bölgelerinde, cephe hatlarında çalışmak her zaman ve her yerde zordur. Ben de çalıştığım hemen hemen bütün çatışma alanlarında çeşitli risklerle karşılaştım. Suriye’de, Ukrayna’da, Afganistan’da hükûmet ya da küçük gruplar tarafından gözaltına alındım veya alıkonuldum. Musul’da içinde olduğum araç IŞİD tarafından tarandı. Suriye’de birçok kez iki ateş arasında kaldım. Yanımdaki kişiler yaralandı veya hayatını kaybetti. Ukrayna’da çalıştığımız noktalar Rus birlikleri tarafından ateş altına alındı. Birçok kişi hemen yanı başımızda hayatını kaybetti. Çalıştığım çatışma bölgelerinde yerel halkın da birçok kez tepkisiyle karşılaştım. Sadece fotoğraf çektiğim için defalarca saldırıya uğradım. 

Savaş sırasında gazeteci olarak çalışmak, olayları gözlemlemek ve fotoğraflarla aktarmak duygusal ve psikolojik olarak zorlayıcıdır. Bu açıdan da deneyimlerinizi aktarabilir misiniz?
Savaş zamanları doğru ve gerçek bilgiye ulaşmanın en zor olduğu zamanlardır. Devletler, savaşan taraf ve gruplar, büyük bir propaganda faaliyeti yürütür. Gerçek bilgiye ulaşmak neredeyse imkânsız bir hâle gelir.

Gazetecilik, çatışma bölgelerinde barıştan yana bir taraf seçmelidir. Gazeteciliğin temel görevi barış gazeteciliği yapmak. Gazetecilik, kullanılan dil ve yöntemlerle savaş çığırtkanlığı yapmak yerine barışı ve barış süreçlerini desteklemeli, doğru haberin peşinde koşarak kamuya gerçeği göstermelidir. 

Uğur Yıldırım, Sabah gazetesinde çalıştığı 2021 yılında, Ermenistan’ın Karabağ’daki ateşkese rağmen Azerbaycan’ın Gence kentinde düzenlediği füze saldırısında ablası ölen bir kadının ağıt yaktığı anları görüntülediği bu yapıtla TFMD’nin “Yılın Basın Fotoğrafı” ödülünü almıştı.

Batı’nın Ukrayna’daki savaşa verdiği ilgi ve desteği Ortadoğu’daki savaşlarda mağdur olan halklara vermediğini gözlemliyoruz. Bir gözlemci olarak bu konuda ne dersiniz? 
Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Moro Adası’nda, Arakan’da, Dağlık Karabağ’da haber takibi yaptım. Tabii ki her savaş; her gazeteci, ülke, medya kuruluşu için aynı şeyi ifade etmez. Savaşın yoğunluğu, nerede ve kimler arasında olduğu, bize olan yakınlığı ve uzaklığı haberin değerini belirleyen birçok unsurdan biridir. Tıpkı Gazze’de devam eden korkunç katliamın biz ve Batı için aynı anlamı ifade etmemesi gibi.

Ukrayna, başta Amerika olmak üzere Batı medyasının bir laboratuvarıdır. Seçkin gazeteciler, Ukrayna ordusuna iliştirilmiş bir şekilde sürekli olarak belli bir amaca yönelik içerik üretimine devam ediyor. Gazetecilikle propaganda faaliyeti arasında bir şey yürütülüyor. Bölgede devam eden savaş iki yıldan uzun bir süredir dünyanın birinci gündem maddesi olarak önümüze sunuluyor. Burada üretilen haber ve fotoğraflar tekrar dolaşıma sokularak kitaplar, filmler, belgeseller yapılıyor. “Dünyanın en seçkin meslek ödülleri” burada üretilen içeriklere veriliyor. Bunu sizin gibi ben de fark ediyorum.

Fotoğraf: Uğur Yıldırım / Halep, Suriye

Pek çok gazeteci mültecileri kendi ülkelerine geldikleri zaman takip ediyor. Sizse insanların [savaş çıkan kendi ülkelerinde] mülteci olduğu bir zamana ve duruma tanıklık ettiniz. Bize mültecilik yolunun ilk adımından da bahseder misiniz?
Ekolojik mültecilik, sadece bugün değil binlerce yıldır dünyadaki nüfus hareketinin en belirleyici tanımlamasıdır. Savaşların, radikalleşmenin, siyasi kavgaların altında yatan ana unsurlarından biri de kuraklık, doğal felâketler, kıtlık gibi ekolojik nedenlerdir.

“İyi bir eğitim, yabancı dil ve güzel bir vicdan”

Bugün Afganistan’dan Kuzey Suriye’ye kadar bulunan hatta savaşların ana nedenlerinden biri de onlarca yıldır devam eden kuraklık ve bunun yarattığı sosyolojik değişimlerdir. Türkiye de binlerce yıldır devam eden bu kadim göç rotası üzerinde bulunuyor. İnsanlar, bolluk ve bereket içinde yaşamıyor. Daha iyi bir hayat için mülteci olmak sadece bugünün değil, her zamanın sorunu. Bugün sınır hattında bir tur atarsanız Nepalli, Afganistanlı, Pakistanlı, Iraklı birilerinin daha güzel bir hayat yaşamak için evinden ayrıldığını görebilirsiniz. 

Fotoğraf: Uğur Yıldırım / Ege’de bir mülteci botu

Genç gazetecilere savaş muhabirliği konusunda önerileriniz neler olur?
İyi bir eğitim, yabancı dil ve güzel bir vicdan…

* * *

Geçen temmuzda düzenlenen TFMD Yılın Basın Fotoğrafları 2023 töreninden en çok ödülle ayrılan isim, Uğur Yıldırım olmuştu. Yılın Basın Fotoğrafı, Yılın Günlük Yaşam Fotoğrafı birincilik ve ikinciliği, Çevre ve Doğa Fotoğrafı üçüncülüğü, Yılın Foto Röportajı ödüllerini kazanan Yıldırım; Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi (İLEF) mezunu.

Yıldırım, törenden sonra İLEF’in uygulama gazetesi Görünüm‘e şunları söylemişti:

  • Çok saygın bir ödül. Ben de yarışmaya son dört-beş yıldır fotoğraf gönderiyorum. Bu yarışmadan ödül almak benim için çok önemli. Son üç yılda iki kez yılın basın fotoğrafı ödülünü kazandım. Bu yıl yılın basın fotoğrafı ödülünü Kiev’de çektiğim fotoğrafla kazandım. Geçen yıl bütün dünyanın ana gündem konusu Rusya’nın Ukrayna’ya işgaliydi. Biz de Türk gazeteciler ve uluslararası basın ekipleriyle birlikte oradaydık. Ben bölgede 50 güne yakın kaldım. Orada çektiğim seri TFMD’nin hem yılın foto röportaj hem basın fotoğrafı ödülünü kazandı.

Editör: Hilal Yılmaz

Savaş muhabiri nasıl olunur? Coşkun Aral anlatıyor

İsrail-Hamas savaşından muhabirin notları: Karşılıklı soykırım ithamları arasında

BU YAZI DİZİSİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR – UNUTULMAYAN FOTOĞRAFLAR:

Reuters foto muhabiri Ümit Bektaş: “Fotoğraflar dünyayı değiştirir mi?”

Gazeteci Bülent Kılıç unutulmayan iki fotoğrafının hikâyesini anlatıyor

Ali Dede ve kedisi: “Çöpe gider” denilen bir haber fotoğrafının hikâyesi

Depremin simge fotoğrafının öyküsü: “İlk defa gözlerim dolarak fotoğraf çektim”

Gazeteciliğe karşı propaganda: Muhabir önce hakikate mi bağlıdır, yoksa ülkesine mi?

‘Anne, ben Afganistan’a gidiyorum’: Taliban sahasında kadın muhabir olmak

Gözde Çağrı Özköse

Serbest gazeteci. 10 yılı aşkın süredir hak odaklı gazetecilik alanında çalışıyor. Dış politika ve Kürt sorununun yanı sıra Orta Doğu'daki kadın mücadelesine odaklanıyor.

Journo E-Bülten