
Bekâr bir medya mensubunun yaşama maliyeti
Mart da bitti şaka maka ama bahar gelmiş neyime? Ay başı gelince sağdan sağdan geliyorlar. Kredi kartları, taksitler, kira, faturalar, faturalar, faturalar. Hayat pahalı, hem de çok.

Mart da bitti şaka maka ama bahar gelmiş neyime? Ay başı gelince sağdan sağdan geliyorlar. Kredi kartları, taksitler, kira, faturalar, faturalar, faturalar. Hayat pahalı, hem de çok.

Bir sonraki durak Çağlayan. Metrobüste bu anonsu duymak önceleri dikkatimi çekmezdi. Şimdilerde “Her canlı bir gün Çağlayan’ı tadacaktır” kadar ironik geliyor kulağıma…

Medya sektöründeki insanların ne iş yaptıklarını anlatmaya devam ediyoruz. Bu kez sıra editörlerde. Editör, sunucu kaprisi çeker; muhabir, editör egosuyla baş etmeye çalışır. Peki editör kimdir? Bir televizyon kanalında hangi

Hükümet ve patron baskıları, maddi kaygılar, çalışma saatlerinin acımasızlığı gibi etkenler birçok gazeteciyi sektörün diğer alanlarına geçmeye teşvik ediyor. Bu alanların hepsi ‘iletişim’ çatısı altında olsa da, yaptığınız iş değişince

Sendikada habercileri birleştirmeye çabalarken masum bir çay-kahve sorusuyla meslektaşlar arasındaki derin hizipleşmeyi istemeden körüklemiş olduk.

Bu bir ‘sosyal medyacıların eften püften dertleri’ yazısı değil. Bu, gayet sıradan olan işlerini, geri kalan her şeyi önemsizleştiren patlamaların ortasında yapmak zorunda bırakılanların kafalarında doğal olarak oluşan sorularla ve

Neden herkes medya sektöründe çalışan insanların bir gün ekran yüzü olacağını düşünür? Kameranın arkasındakiler kimdir, ne iş yaparlar, nelerle uğraşırlar? Bunu hiç düşündünüz mü? Cevabı vermeye prodüktörlerin hikayesini anlatarak başlıyoruz…

Ankara katliamı, Soma maden faciası, kadın cinayetleri, çocuk istismarı gibi travmatik olaylar gazetecilerde stres bozukluğuna yol açabiliyor.

10 Ekim Ankara katliamına tanık olan gazeteciler yaşadıklarını Journo’ya anlatıyor.

10 Ekim Ankara katliamına tanık olan gazeteciler yaşadıklarını Journo’ya anlatıyor.

Mart da bitti şaka maka ama bahar gelmiş neyime? Ay başı gelince sağdan sağdan geliyorlar. Kredi kartları, taksitler, kira, faturalar, faturalar, faturalar. Hayat pahalı, hem de çok.

Bir sonraki durak Çağlayan. Metrobüste bu anonsu duymak önceleri dikkatimi çekmezdi. Şimdilerde “Her canlı bir gün Çağlayan’ı tadacaktır” kadar ironik geliyor kulağıma…

Medya sektöründeki insanların ne iş yaptıklarını anlatmaya devam ediyoruz. Bu kez sıra editörlerde. Editör, sunucu kaprisi çeker; muhabir, editör egosuyla baş etmeye çalışır. Peki editör kimdir? Bir televizyon kanalında hangi

Hükümet ve patron baskıları, maddi kaygılar, çalışma saatlerinin acımasızlığı gibi etkenler birçok gazeteciyi sektörün diğer alanlarına geçmeye teşvik ediyor. Bu alanların hepsi ‘iletişim’ çatısı altında olsa da, yaptığınız iş değişince

Sendikada habercileri birleştirmeye çabalarken masum bir çay-kahve sorusuyla meslektaşlar arasındaki derin hizipleşmeyi istemeden körüklemiş olduk.

Bu bir ‘sosyal medyacıların eften püften dertleri’ yazısı değil. Bu, gayet sıradan olan işlerini, geri kalan her şeyi önemsizleştiren patlamaların ortasında yapmak zorunda bırakılanların kafalarında doğal olarak oluşan sorularla ve

Neden herkes medya sektöründe çalışan insanların bir gün ekran yüzü olacağını düşünür? Kameranın arkasındakiler kimdir, ne iş yaparlar, nelerle uğraşırlar? Bunu hiç düşündünüz mü? Cevabı vermeye prodüktörlerin hikayesini anlatarak başlıyoruz…

Ankara katliamı, Soma maden faciası, kadın cinayetleri, çocuk istismarı gibi travmatik olaylar gazetecilerde stres bozukluğuna yol açabiliyor.

10 Ekim Ankara katliamına tanık olan gazeteciler yaşadıklarını Journo’ya anlatıyor.

10 Ekim Ankara katliamına tanık olan gazeteciler yaşadıklarını Journo’ya anlatıyor.







