Gazeteciler sokağa çıkıyor: Artık yeter!

Görsel yapay zeka ile üretildi
Görsel yapay zeka ile üretildi
PAYLAŞ:

Basın meslek örgütleri, gazetecilerin tutuklanmasına, medya kuruluşlarına kayyım atanmasına ve erişim engellerine karşı 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te meydanlara çıkacak.

Halk TV’ye kayyım atanması, T24’e erişim engeli getirilmesi, gazetecilerin haberleri ve paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanması, ev hapsine alınması ve onlarca gazetecinin sosyal medya hesabının Türkiye’den görünmez kılınması… Basın meslek örgütleri, art arda gelen müdahalelere karşı gazetecileri ve haber alma hakkını savunan tüm yurttaşları ortak itiraza çağırıyor.

TGS’nin de aralarında bulunduğu örgütlerin çağrısıyla 24 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Antalya, Adana, Kocaeli, Van ve Diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde eylemler ve kitlesel basın açıklamaları düzenlenecek.

18 GAZETECİ VE MEDYA ÇALIŞANI TUTUKLU

Görsel yapay zeka ile üretildi

TGS’nin 2025–2026 Basın Özgürlüğü Raporu’na göre Nisan 2025–Nisan 2026 döneminde gazetecilere yönelik 67 gözaltı işlemi uygulandı, 19 gazeteci tutuklandı, iki gazeteci hakkında ev hapsi kararı verildi. Sendikanın 20 Ekim 2026’da güncellediği listeye göre ise 18 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde bulunuyor.

Son iki ayda tutuklanan isimler arasında İrem Delice, Selahattin Günday, Tuğba Tekerek, Ali Tarakçı, Fatih Ergin, Derya Okatan, Hasan Güraksu, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı bulunuyor. Ağustos sonunda başlayan tutuklamalar eylül ve ekim aylarında sürerken, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında da 10 Ekim’de ev hapsi kararı verildi.

AĞIREL EV HAPSİNDEYKEN GÖZALTINA ALINDI, TUTUKLANDI

Murat Ağırel, ev hapsindeyken 16 Ekim sabahı başka bir soruşturma kapsamında yeniden gözaltına alındı. Kendisine ulaştırılan iddiaları araştıran ancak haberleştirmeyen Ağırel, gözaltına alınmasına “Yaptığım haber nedeniyle gözaltına alınmaya alıştım ancak yapmadığım haber nedeniyle gözaltına alınmak ilk defa nasip oldu” sözleriyle tepki gösterdi. Ağırel, Sarıgül ailesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 19 Ekim’de tutuklandı.

Halk TV yazarı ve programcısı Bahadır Özgür de fon soruşturmasına ilişkin haber ve paylaşımları gerekçe gösterilerek 15 Ekim’de gözaltına alındı. “Soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçlaması yöneltilen Özgür, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza verme yükümlülüğüyle serbest bırakıldı. Özgür’ün X hesabı da Türkiye’den erişime engellendi.

Son olarak BirGün muhabiri İsmail Arı, eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in şikâyeti üzerine 20 Ekim’de ifade vermek için gittiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltına alındı. Arı’ya “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları yöneltildi.

HALK TV’YE KAYYIM, T24’E ERİŞİM ENGELİ

Gazetecilere yönelik işlemlere medya kuruluşlarına müdahaleler de eklendi. Halk TV’nin merkezine 14 Ekim’de polis operasyonu düzenlendi, kanala kayyım atandı ve canlı yayınları durduruldu.

T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesapları hakkında da “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında erişim engeli kararı verildi. Kararda, haber kuruluşunun bir yılda yayımladığı 118 içerik “LGBT propagandası” iddiasıyla gerekçe gösterildi.

ONLARCA GAZETECİNİN HESABI GÖRÜNMEZ KILINDI

Erişim engelleri gazetecilerin kişisel hesaplarına da uzandı. Meral Danyıldız, Sarya Toprak, Esra Tokat, Hikmet Adal, Tuğçe Yılmaz, Furkan Karabay, Dinçer Gökçe, İrfan Değirmenci, Şirin Payzın ve Yıldız Tar’ın da aralarında bulunduğu onlarca gazetecinin X hesabına Türkiye’den erişim engellendi.

IFJ, EFJ ve TGS, 6 Ekim’de yaptıkları ortak açıklamayla X yönetimine erişim engellerine son verme çağrısında bulundu. Örgütler, gazetecilerin ve medya kuruluşlarının hesaplarının kapatılmasının ifade ve basın özgürlüğüne müdahale olduğunu vurguladı.

“SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

Bu gelişmelerin ardından yayımlanan ortak eylem çağrısında basın meslek örgütleri, “Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; sadece gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansüre uğradığı bir düzene sessiz kalmayacağız” dedi.

Basın özgürlüğünün tüm toplumun temel hakkı olduğunun vurgulandığı çağrıda, siyasi partiler, sendikalar, barolar, insan hakları örgütleri ve haber alma hakkı engellenen tüm yurttaşlar 24 Ekim’de meydanlara davet edildi.

TELE 1’e kayyım atanmasının birinci yılında düzenlenecek eylemlerde “Basın hürdür, sansür edilemez” denilecek.

ULUSLARARASI GAZETECİLERDEN DAYANIŞMA

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Yürütme Kurulu, sansüre, baskıya ve gazeteciliğin suç sayılmasına karşı mücadele eden gazeteciler, sendikalar ve meslek örgütleriyle dayanışma kararını oybirliğiyle kabul etti. Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) da kararı destekledi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Yönetim Kurulu, 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde çevrim içi gerçekleştirdiği toplantıda, Türkiye’de gazetecilerin, gazetecilik meslek örgütlerinin ve sendikaların sansüre, baskılara ve gazeteciliğin suç sayılmasına karşı mücadelesiyle dayanışma içinde olduğunu belirten bir kararı oy birliğiyle kabul etti. Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) da karara destek verdi.

Gerekçe

Türkiye’de bağımsız gazeteciliğe yönelik baskıların giderek artması; gazetecilerin gözaltına alınması ve yargılanması, medya kuruluşlarına yönelik kısıtlamalar, medya kuruluşlarına kayyum atanması ve gazetecilerin sosyal medya hesaplarının engellenmesi gibi uygulamalar endişe vericidir.

Gazeteciler, herhangi bir baskı, sansür veya mesleki faaliyetleri nedeniyle cezai yaptırım tehdidiyle karşılaşmadan haber yapma, kamu yararını ilgilendiren konuları araştırma ve iktidar sahiplerini hesap vermeye çağırma hakkına sahiptir. Bu hak, ifade ve basın özgürlüğünün temel unsurlarından biridir.

Türkiye’deki gazetecilik meslek örgütleri, TELE 1’e kayyum atanmasının birinci yıl dönümü olan 24 Ekim 2026’da ülke genelinde eylem çağrısı yapmıştır.

Karar

1: Türkiye’de gazetecilerin, gazetecilik sendikalarının ve meslek örgütlerinin sansüre, baskılara ve gazeteciliğin suç sayılmasına karşı yürüttüğü mücadeleyle tam dayanışma içinde olunduğunun ilan edilmesine,

2: Bağımsız medyayı hedef alan her türlü baskının şiddetle kınanmasına ve yalnızca mesleki görevlerini yerine getirdikleri için tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılmasının talep edilmesine,

3: Türkiye’deki gazetecilik meslek örgütlerinin 24 Ekim 2026’da ülke genelinde gerçekleştireceği eylemlere ve basın özgürlüğü, editoryal bağımsızlık ile halkın haber alma hakkına ilişkin meşru taleplerine destek verilmesine,

4: Türkiye’deki yetkililere, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin uluslararası yükümlülüklerine uyma; gazetecilere yönelik yargı baskısına, keyfî kısıtlamalara ve medyaya siyasi müdahaleye son verme çağrısı yapılmasına,

karar verilmiştir.

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu, gazeteciliğin suç olmadığını, basın özgürlüğünün pazarlık konusu yapılamayacağını ve halkın haber alma hakkının hiçbir koşulda engellenmemesi gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır.

YAZAR HAKKINDA:

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gazetecilere yönelik bağımsız bir dijital platform olan Journo; medyanın gelir modellerine, yeni haber üretim teknolojilerine ve medya çalışanlarının yaşamına odaklanıyor, sürdürülebilir bir sektör için çözümler öneriyor.

JOURNO E-BÜLTEN

Great! We’ve received your information.