UNESCO Türkiye’ye dokuz gazeteci cinayetini sordu

PAYLAŞ:

UNESCO’ya göre 2024 ve 2025’te dünyada öldürülen gazeteci sayısı önceki iki yıla göre yüzde 20 arttı. Gazeteci cinayetlerinde cezasızlık oranı 2012’den bu yana ilk kez yükselerek yüzde 86’ya çıktı. UNESCO, Türkiye’den de dokuz gazeteci dosyasının akıbetini sordu.

UNESCO, 2025’te gazeteci öldürülen ülkeler arasında Türkiye’yi de kayda geçirdi. Örgüt, Ekim 2025’te Türkiye’den dokuz gazeteci cinayeti dosyasının akıbeti hakkında bilgi istedi. Raporda bu dosyaların hangileri olduğu ve Türkiye’nin her bir dosya için ne bildirdiği yer almıyor.

Türkiye’de aynı ay İstanbul’da saldırıya uğrayan belgeselci Hakan Tosun hayatını kaybetti. İki sanık bir yıl sonra müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Tosun’un ailesi ve avukatları ise önemli delillerin toplanmadığını ve saldırının tüm sorumlularının yargılanmadığını söylüyor.

UNESCO’nun 2 Kasım’da açıkladığı rapora göre 2024 ve 2025’te dünyada 189 gazeteci öldürüldü. 2025, son sekiz yılda en çok gazetecinin öldürüldüğü yıl oldu. Örgütün 2006’dan bu yana kayda aldığı 1.641 gazeteci cinayetinin yüzde 86’sı hâlâ sonuçlanmadı.

GAZETECİLER EN ÇOK FİLİSTİN’DE ÖLDÜRÜLDÜ

Gazeteci ölümlerindeki artışın en büyük nedeni savaşlar. Son iki yılda öldürülen 189 gazeteciden 127’si savaşın sürdüğü ülkelerde hayatını kaybetti. Filistin, gazeteci cinayetlerinde iki yıl üst üste ilk sırada yer aldı. 2024’te en az 30, 2025’te en az 32 gazeteci Filistin’de öldürüldü. 2024’te Filistin’i Pakistan ve Sudan izledi. 2025’te ise Meksika, Yemen ve Ukrayna öne çıktı.

Üstelik savaş bölgelerinde gazeteci cinayetleri gayri meşru kalıyor. UNESCO’ya göre de cezasızlık oranındaki düşüşün yavaşlamasının ana nedeni, bu bölgelerde öldürülen gazetecilerin dosyalarının çözülmemesi. Savaş uzadıkça gazeteci ölümleri de hesap sorulmadan, aydınlatılmadan kayıtlara geçiyor.

BASIN YELEĞİ DE GAZETECİLERİ KORUMADI

Raporda öne çıkan bir başka bulgu İHA saldırıları oldu. Savaş bölgelerinde öldürülen her beş gazeteciden ikisi İHA saldırısında hayatını kaybetti. Basın yeleği de gazetecileri korumadı. Savaş bölgelerinde 15 gazeteci, basın yeleği giyerken ya da üzerinde basın aracı olduğu açıkça yazan araçlarda öldürüldü.

Uluslararası hukuk, gazetecileri sivil olarak tanıyor. Basın yeleği de bu korumanın en görünür işareti. Raporun verileri, bu işaretin sahada çoğu zaman bir anlam taşımadığını gösteriyor.

PROTESTOLARI İZLEYEN GAZETECİLER HEDEFTE

Protesto izlemek de gazeteciler için ölüm riski taşıyor. Son iki yılda yedi gazeteci protestolarla bağlantılı olarak öldürüldü. Bu, UNESCO’nun bugüne kadar kaydettiği en yüksek sayı. Protestolarda gazetecilere yönelik ölümle sonuçlanmayan saldırılar da arttı. UNESCO’ya göre bu saldırıların çoğunu güvenlik güçleri gerçekleştirdi.

Bu tablo Türkiye’ye de gazeteciler için yabancı değil. 19 Mart 2025’te başlayan protestolarda haber takip eden gazeteciler gözaltına alınmış ve darp edilmişti.

Çevre haberciliği de gazeteciler için giderek tehlikeli hale geliyor. Son iki yılda üç gazeteci çevre üzerine yaptığı haberler nedeniyle öldürüldü.

KADRO AZALIYOR, RİSK SERBEST GAZETECİLERE KALIYOR

Raporda Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) verileri de yer aldı. ILO’ya göre gazeteciliğin iş modeli kadroluların azalması, serbset gazetecilerin artması eğilimiyle değişti. Bu değişimle birlikte artık serbest gazeteciler savaşa, afete ve krize çoğu zaman güvenlik eğitimi almadan, arkalarında bir haber merkezi olmadan gidiyor.

Yine ILO’ya göre güvencesiz çalışan gazetecilerin güvenlik ekipmanına, hukuki, sosyal ve psikolojik desteğe erişimi de azalıyor. UNESCO verileri de 2022’den bu yana kadro dışı çalışan gazetecilerin öldürülmesinin arttığını gösteriyor.

Türkiye’de de gazetecilik sendikaları uzun süredir güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığına dikkat çekiyor.

KADIN GAZETECİLERDE OTOSANSÜR ARTIYOR

Rapora göre son iki yılda 14 kadın gazeteci öldürüldü. BM Kadın Birimi ile Uluslararası Gazeteciler Merkezi’nin (ICFJ) araştırmasına göre kadın gazetecilerin ve medya çalışanlarının yüzde 45’i otosansür uyguluyor. İnternette tacize uğradıktan sonra fiziksel saldırıya da uğradığını söyleyenlerin oranı ise iki katından fazla arttı

TÜRKİYE’NİN 2025 KAYDI

Türkiye, 2025’te gazeteci öldürülen ülkeler arasında yer alıyor. Raporda gazetecinin adı geçmiyor. Ancak Ekim 2025’te İstanbul’da belgeselci Hakan Tosun saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Tosun, belgeselleriyle çevre ve kent mücadelelerini yıllarca kayda geçirmişti.

Cinayetin ardından Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) olayın her yönüyle soruşturulmasını istedi.

Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Ekim 2026’da sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’e müebbet hapis cezası verdi. Sanıklara haksız tahrik indirimi uygulanmadı.

Torun davası bir yıl içinde karara bağlandı. Türkiye’de gazeteci cinayetleri için bu alışılmış bir süre değil. Hrant Dink cinayetinin ana davası 14 yıl sonra, 2021’de sonuçlanmıştı.

Ancak Tosun’un ailesi ve avukatları, soruşturmada önemli delillerin toplanmadığını, saldırının bütün sorumlularının yargılanmadığını söylüyor. Verilen ceza, cinayetin neden işlendiği sorusuna yanıt vermiyor.  

UNESCO, Ekim 2025’te Türkiye’ye dokuz gazeteci cinayeti dosyasının akıbetini de sordu. Ancak raporda dokuz dosyanın hangileri olduğu yazmıyor. Türkiye’nin her dosya için ne bildirdiği de raporda yer almıyor.

DEVLETLER YANIT VERMİYOR

UNESCO’nun dosyaları sorduğu 78 devletten yalnızca 40’ı ayrıntılı yanıt verdi. Sekiz devlet soruyu aldığını bildirmekle yetindi. Otuz devlet ise hiç yanıt vermedi. Yanıt oranı önceki dönemdeki yüzde 80’den yüzde 62’ye düştü. Bu, 2019’dan bu yana en düşük oran.

Son bir yılda yalnızca 11 dosya daha sonuçlandı. Yüzlerce dosya hâlâ açık.

YAZAR HAKKINDA:

Özlem Temena, gazeteciliğe Evrensel Gazetesi’nde başladı; ardından Gazete Duvar ve Tükenmez Haber’de çalıştı. Bu kurumların ardından çalışmalarını serbest gazeteci olarak sürdürdü. Küresel tedarik zincirleri, emek ve işçi hakları üzerine yoğunlaşan Temena, özellikle Türkiye tekstil sektöründe işçi hakları ihlalleri, iş cinayetleri ve sendikalaşma süreçlerine dair saha araştırmaları yürüttü ve raporlar kaleme aldı. Uluslararası medya kuruluşlarıyla iş birlikleri yaparak Türkiye’deki emek sömürüsünü küresel ekonomi ve çevresel etkilerle ilişkilendiren araştırma dosyaları yayımladı.

JOURNO E-BÜLTEN

Great! We’ve received your information.

GÜNCEL HABERLER