Sabahattin Ali’nin öldürülmesinin üzerinden 78 yıl geçti, ancak olay aydınlatılamadı. TGS’nin de aralarında bulunduğu beş meslek örgütü, dosyaların yeniden incelenmesi ve yazarın mezarının bulunması için Adalet Bakanlığına başvurdu.
Eserleri kuşaklar boyunca okunan yazar ve gazeteci Sabahattin Ali’nin öldürülmesine ilişkin sorular hâlâ yanıt bekliyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da aralarında bulunduğu beş meslek örgütü, dosyaların yeniden incelenmesi, devlet arşivlerinin araştırılması ve yazarın mezar yerinin bulunması için Adalet Bakanlığına başvurdu.
Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan… Sabahattin Ali’nin eserleri bugün de yeni okurlarla buluşuyor; anlattığı yoksulluk, eşitsizlik, yalnızlık ve adalet arayışı güncelliğini koruyor. Ancak edebiyatıyla yaşamaya devam eden yazar ve gazetecinin 1948’de, 41 yaşındayken katledilmesine ilişkin sorular 78 yıldır yanıt bekliyor. Nasıl ve kimlerin sorumluluğunda öldürüldüğü bütün yönleriyle aydınlatılmadı, mezar yeri bulunamadı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, bu belirsizliklerin giderilmesi için 12 Ekim 2026’da Adalet Bakanlığına ortak başvuruda bulundu. Beş örgüt, ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden incelenmesini, devlet arşivlerindeki belgelerin araştırılmasını ve yazarın kalıntılarının bulunmasını istedi.

MUHALİF GAZETECİLİKTEN CİNAYETE UZANAN SÜREÇ
Öğretmenlik de yapan Sabahattin Ali, edebiyatının yanı sıra Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’la birlikte çıkardığı Markopaşa gazetesindeki muhalif yayıncılığıyla tanındı. Yazıları nedeniyle yargılandı, hapis yattı ve geçim sıkıntısıyla karşılaştı. Pasaport alamadığı bu dönemde Bulgaristan’a geçmeye çalışırken öldürüldü.
Resmî anlatıma göre cinayeti, kendisine rehberlik eden Ali Ertekin işledi. Ertekin, cinayeti “millî duygularla” işlediğini savundu; dört yıl hapis cezasına mahkûm edildi ve ardından aftan yararlanarak serbest kaldı. Ancak olayın tek başına hareket eden bir kişinin cinayeti olduğu açıklaması yıllardır tartışılıyor.
Sabahattin Ali’nin yakın arkadaşı Rasih Nuri İleri, yazarın arkadaşlarını ele vermediği için sorguda işkenceyle öldürüldüğünü ileri sürdü. Gazeteci Kemal Bayram’ın araştırması Ertekin’in dönemin istihbarat örgütü Millî Emniyet’le bağlantılarına dikkat çekerken, gazeteci Gökçer Tahincioğlu da fişleme belgeleri ve hedef gösterilme sürecinden hareketle cinayeti siyasi bir susturma ve cezalandırma mekanizmasının parçası olarak değerlendirdi. Bu iddialar ve cinayetin arkasındaki olası bağlantılar bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmuş değil.
RESMÎ ANLATIM KUŞKULARI GİDERMEDİ
Beş meslek örgütünün başvurusunda, Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin resmî anlatımın kamuoyunda, edebiyat, tarih ve hukuk çevrelerinde soru işaretlerini gidermediği belirtildi.
Yazarın dönemin güvenlik ve istihbarat mekanizmalarının denetimi altındayken yakalandığı, kötü muamele ya da işkence sonucunda hayatını kaybettiği yönündeki iddiaların bağımsız ve kapsamlı bir incelemeyle araştırılmadığı ifade edildi. Cesedin kesin teşhisinin yapılamaması, otopsi sonrasında kalıntıların akıbetinin bilinmemesi ve yargılama belgelerindeki eksiklikler de kuşkuları artıran unsurlar arasında sıralandı.
Örgütler, başvurunun yalnızca bir ölümün araştırılmasını değil, Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan faili meçhul dosyalarından birinin aydınlatılmasını amaçladığını vurguladı.
BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ AÇISINDAN DA ÖNEMLİ
Başvuruda, Anayasa’nın yaşam hakkını güvence altına alan 17. maddesi ile hukuk devleti ilkesini düzenleyen 2. maddesine atıf yapılarak, bu güvencelerin ölümlerin etkili biçimde araştırılmasını da kapsadığı belirtildi.
Bir yazarın düşünceleri nedeniyle hedef alınmış olabileceğine ilişkin ciddi kuşkuların giderilmemesinin, basın ve ifade özgürlüğü açısından da önemli bir sorun oluşturduğu kaydedildi.
ZAMAN AŞIMI HAKİKATİN ARAŞTIRILMASINA ENGEL DEĞİL
Örgütler, ölümün üzerinden geçen süre nedeniyle zaman aşımı hükümleri gündeme gelebilecek olsa da bunun adli ve tarihsel hakikatin araştırılmasına, arşivlerin incelenmesine ve yazarın kalıntılarının bulunmasına engel olmadığını belirtti.
Günümüzdeki adli tıp, DNA analizi, antropolojik inceleme ve arşiv tarama yöntemlerinin olayın aydınlatılması için yeni olanaklar sunduğu ifade edilerek, dosyanın Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının çalışmaları kapsamına alınması istendi.
BAKANLIKTAN ÜÇ TALEP
Ortak başvuruda Adalet Bakanlığından şu adımların atılması talep edildi.
Sabahattin Ali’nin ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının, Ali Ertekin hakkındaki dava dosyası ve af kararı da dâhil olmak üzere, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yeniden incelenmesi.
Emniyet, jandarma, istihbarat ve devlet arşivlerinde olayla ilgili belgelerin araştırılması.
Sabahattin Ali’nin gömüldüğü yerin tespit edilmesi ve mümkün olması hâlinde yakınlarının rızasıyla DNA ve antropolojik inceleme yapılması.
Beş örgüt, araştırma sonucunda ortaya çıkacak bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasını da istedi.













