
Washington Post Trump’ın iddialarını denetleyen eklenti yaptı
Firefox ve Chrome kullanıcıları, Washington Post’un geliştirdiği eklentiyle artık Trump’ın tweetlerinin doğru olup olmadığını öğrenebilecek.

Firefox ve Chrome kullanıcıları, Washington Post’un geliştirdiği eklentiyle artık Trump’ın tweetlerinin doğru olup olmadığını öğrenebilecek.

Evet, sosyal medya demokratik iletişim ortamını öldürüyor! Çünkü televizyona benzemeye başladı. Çözümse elimizde: Trump çağında daha az video ve görsele daha çok metne ihtiyaç var.

CNN’in önde gelen isimlerinden Christiane Amanpour geçtiğimiz salı akşamı Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülleri’nde bir konuşma yaptı. Konuşma bir yandan ABD’de Trump sonrası medyada oluşan gerginliği ifade etmesi, öte yandan da

ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, ABD’de İnternet’in düzenleyici kurumu olan FCC’nin başına ‘net tarafsızlığı’na karşı olduğu bilinen Jeffrey Eisenach ve Mark Jamison’u atadı. Obama döneminde güçlendirilen ve koruma altına alınan net

ABD’de Trump’ın beklenmedik seçim galibiyeti sonrasında, ifade özgürlüklerinin ve bağımsız medyanın tehlikede olduğunu düşünenler, habercilere destek yağdırıyor. ProPublica, The New York Times, The Guardian gibi önemli medya kuruluşları, okurlarından son yıllarda

Akademisyen ve Yazar Sezin Öney’le Trump’ın New York Times gibi medya kuruluşlarında yüzde 20 ihtimal verilen zaferini ve bundan sonra olacakları konuştuk.

Trump’ın seçimleri kazanması her ne kadar çok sayıda kişiyi şaşırtmış olsa da beni pek fazla şaşırtmadı. Biraz da değerli bir hocama kulak asmamdan kaynaklanıyor olsa gerek. Seçimin iyi bir sonucu

ABD’deki başkanlık seçimleri her daim yataylık ve demokratiklik karakteriyle ele aldığımız sosyal ağların, sağ popülizmin ırkçı ve cinsiyetçi söylemini ne kadar büyütebileceği konusunda hepimize unutamayacağımız bir ders verdi.

Hillary Clinton’ın kampanya fotoğrafçısı Barbara Kinney tarafından dün çekilen bu fotoğraf 2016 ABD başkanlık seçimlerini özetleyen kare olarak Sputnik’te ve daha birçok haber ajansında yer aldı. Muhtemelen bu yazı, bu konuyla ilgili

ABD’deki başkanlık seçimi sürecini takip eden biri olarak şunu söylemek kolay: Bu seçim eğer bir tv dizisi olsaydı kategorisi muhtemelen korku olurdu.

Firefox ve Chrome kullanıcıları, Washington Post’un geliştirdiği eklentiyle artık Trump’ın tweetlerinin doğru olup olmadığını öğrenebilecek.

Evet, sosyal medya demokratik iletişim ortamını öldürüyor! Çünkü televizyona benzemeye başladı. Çözümse elimizde: Trump çağında daha az video ve görsele daha çok metne ihtiyaç var.

CNN’in önde gelen isimlerinden Christiane Amanpour geçtiğimiz salı akşamı Uluslararası Basın Özgürlüğü Ödülleri’nde bir konuşma yaptı. Konuşma bir yandan ABD’de Trump sonrası medyada oluşan gerginliği ifade etmesi, öte yandan da

ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, ABD’de İnternet’in düzenleyici kurumu olan FCC’nin başına ‘net tarafsızlığı’na karşı olduğu bilinen Jeffrey Eisenach ve Mark Jamison’u atadı. Obama döneminde güçlendirilen ve koruma altına alınan net

ABD’de Trump’ın beklenmedik seçim galibiyeti sonrasında, ifade özgürlüklerinin ve bağımsız medyanın tehlikede olduğunu düşünenler, habercilere destek yağdırıyor. ProPublica, The New York Times, The Guardian gibi önemli medya kuruluşları, okurlarından son yıllarda

Akademisyen ve Yazar Sezin Öney’le Trump’ın New York Times gibi medya kuruluşlarında yüzde 20 ihtimal verilen zaferini ve bundan sonra olacakları konuştuk.

Trump’ın seçimleri kazanması her ne kadar çok sayıda kişiyi şaşırtmış olsa da beni pek fazla şaşırtmadı. Biraz da değerli bir hocama kulak asmamdan kaynaklanıyor olsa gerek. Seçimin iyi bir sonucu

ABD’deki başkanlık seçimleri her daim yataylık ve demokratiklik karakteriyle ele aldığımız sosyal ağların, sağ popülizmin ırkçı ve cinsiyetçi söylemini ne kadar büyütebileceği konusunda hepimize unutamayacağımız bir ders verdi.

Hillary Clinton’ın kampanya fotoğrafçısı Barbara Kinney tarafından dün çekilen bu fotoğraf 2016 ABD başkanlık seçimlerini özetleyen kare olarak Sputnik’te ve daha birçok haber ajansında yer aldı. Muhtemelen bu yazı, bu konuyla ilgili

ABD’deki başkanlık seçimi sürecini takip eden biri olarak şunu söylemek kolay: Bu seçim eğer bir tv dizisi olsaydı kategorisi muhtemelen korku olurdu.








